Kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle talep edilen munzam zararın, somut delillerle ispatlanmadığı gerekçesiyle reddedilmesi ve Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Kamulaştırma bedelinin gecikmeli ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, ancak davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, munzam zararın somut delillerle kanıtlanması gerektiği ve davacının bunu başaramadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar vermiştir; davacının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin bu kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3699 Esas, 2025/1624 KararKARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/347 Esas, 2024/404 KararTaraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 7. Asliye Mahkemesinin 2019/497 Esas sayılı dosyası ile açılan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasında hükmedilen bedelin geç ödenmesinden kaynaklı munzam zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV.İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile munzam zarara hükmedilebilmesi için davacı alacaklının zararının faizle karşılanamadığını, bunun üstünde zararının oluştuğunu maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığından, munzam zarar talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, hüküm altına alınan tazminatın idarece geç ödenmesi nedeniyle aradan geçen zamanda ekonomik koşullar karşısında değer kaybederek zarar oluştuğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.