İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinde, Nijerya açıklarında korsan saldırısı sonrası gemi mürettebatının kurtarma hakkına ilişkin açtığı alacak davası.
Özet: Dava, Nijerya açıklarında 2021de korsan saldırısına uğrayan bir konteyner gemisinde mürettebatın rehin alınması, ölümler ve yaralanmalar yaşanmasına rağmen gemide kalan üç davacının, seyir ve iletişim sistemleri hasar görmüş ve daha önce de gövdesi delinmiş olan gemiyi ve yükünü emniyete alarak büyük bir felaketi önlemiş olmaları nedeniyle, hizmet sözleşmelerinin korsan saldırısıyla fiilen son bulduğunu ve denizcilik hukukuna göre bu olağanüstü kurtarma eylemleri için kurtarma ücretine hak kazandıklarını ileri sürdükleri bir alacak talebidir.

T.C.
İSTANBUL17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)ESAS NO:2025/429 EsasKARAR NO :2026/93DAVA:Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:30/05/2022KARAR TARİHİ:05/03/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Nijerya'dan hareket ettikten sonra, 23.01.2021 tarihinde korsan saldırısına maruz kalan ... (yeni adı ...) adındaki konteyner gemisi; ... İ)MO numarası altında, 2007 yılı yapımı olduğunu, kuru mülkiyeti hadisenin olduğu tarihlerde ... (...) firmasında gözüktüğünü, Önceki teknik yönetiminin ... & ... firmasında olduğu; korsan saldırısı sırasındaki teknik yönetiminin, gemi yönetiminin(Ship Management), ve Türkiye acenta ve temsilciliğinin Türkiye'de fadaliyet gösteren Türk firması ... ... üzerinde olduğunu, Gemi, Liberia bayraklı, ... limanında kayıtlı bulunduğunu, bağlı firmaların üst firması İngiltere'de kayıtlı bulunan ... ... Ltd. olduğunu, bu firmaların Türkiye kuruluşunun üst firmalarının ise ... ... Ltd (Ek 2-a) adına ... ... ve ... ... oldukları görüldüğünü, ... ... Ltd ile ... ... arasındaki organik bağın İnternet kayıtlarında da açıkça görüldüğünü, kuru mülkiyet sahibi ... 12.03.2020 tarihli ...'e yolladığı yazıda İngilizce ve Türkçe kaleme alınmış metinlerde ... ... firmasının Türkiye'de kendileri adına işlemleri yapan firma olduğunu da beyan ettiğini, Ayrıca bu firmaların web sayfalarında da ... ... ... firmasının alt/yan kuruluşları olduklarına açıkça vurgu yapıldığını, ... firması ise ödeme işlemlerini yapmakta olup ... firmasının hizmet akdinden doğan madaş ödemelerini yerine getirdiğini, Davalıların Türkiye'de ... gemisi (yeni adı ...) adına işleri idare eden, personelle ilgili işlemleri yapan firmalar olarak malik ve donatan adına izafeten davaya muhatap edildiğini, davacıların ile ayrı ayrı olmak üzere ... firması arasında 27.11.2020 tarihinde İstanbul'da hizmet sözleşmesi imzalandığını, davacıların, korsan saldırısına uğradıkları ve gemi mürettebatının rehin alındığı ve büyük kısmının kaçırıldığı; bu sırada hizmet sözleşmelerinin fiilen kesintiye uğradığını; korsanların gemide biri ölümlü olmak üzere birçok yaralama hadisesine neden olduğunu; 3 kişinin hayatta kalarak gemide kalmaya muvaffak olduğunu; gemide birçok seyir ve haberleşme cihazında arıza olmasına rağmen gemiden şirketle temas kurarak gemiyi ve içindeki yükleri emniyet altına almış ve gemi ile yüklere yönelik kurtarma ücretine hak kazandıklarını, Her ne kadar gemi adamlarının gemide görev yaptıkları sırada gemiyi korumak hizmet sözleşmelerinden kaynaklı bir görev olarak kabul edilmekte ise de; korsan saldırısı gemide çalışırken görülen olağan tehlikelerden olmadığını, bu tehlike gerçekleştiğinde, gemiadamları, ölüm ve yaralanma vakıaları nedeniyle geminin yönetimini kaybetmiş olduklarından saldırı sonrası artık hizmet sözleşmesinin fiilen ortadan kalkmış olduğunun kabulünün gerektiğini, davacıların, denizcilik hukukuna göre yola elverişlilik şartının kaybedilmiş olması nedeni ile artık seyir şartları dahi oluşmayan bir gemiyi idare ederek gemiyi, içindeki konteyner ve yükleri emniyete almak suretiyle yapılan inceleme sonrası takdir edilecek bir kurtarma ücretine hak kazandıklarını, davacıların gemiyi emniyete alan yegane kişiler olup bu kişiler dışında gemide olup gemiyi emniyete alıp sahile ulaşımını sağlayan başka kişiler bulunmadığını, şaşırtıcı ve belki de davacıların haklarını medyada yanıltıcı yayımlarla ortadan kaldırmaya yönelik beyhude girişimler yapıldığını, Türk internet medyasında korsanlarca ...gemisinden indirilerek diğer personel ile birlikte teknelere alınarak korsanlarca gemiden uzaklaştırılan geminin süvarisi ...'nın ... tarafından "korsanlara karşı amansızca savunan başlığıyla ödüllendirildiğine ilişkin 25.11.2021 tarihli haber yapılmış olup, gemi süvarisinin gemiyi kurtarma işlemi sırasında gemide olmadığı: gemiden indirilmiş olduğu; dolayısıyla gemiyi savunacak durumda olamayacağı göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, Davacıların anlatımlarından anlaşıldığı Üzere, 18.12.2020 tarihinde Nigeria (Nijerya) güvenli demir mahallinde (Nijerya donanmasına ait ..., ... isimli botlar tarafından korunan bölgede) ...gemisinin demirli olduğu anlaşıldığını, Daha sonra gemi, yanaşma sırasında kılavuz kaptan yönetiminde iken, rıhtıma çarpma sonucu rihtimda bulunan usturmacanın düşmesi neticesinde rıhtımda usturmacayı tutan SÜmm lik 680cm boyunda saplamaların kalmış olması ve bu saplamaların gemi bordasını delerek, makine dairesinde hava tüplerinin arka bölümünde deniz seviyesinden 2-3 mt yükseklikte sancak borda merdivenin 9-10 mt altında borda saçında 80Ümm çapında 2 adet delik oluşmasına sebebiyet verdiği ve bu durumun kaptanın şirketle görüşmesinin neticesi olarak geminin seferden men edilmesinin önüne geçilmesi amacıyla geçici bir çözüm olarak cam macunuyla kapatılması yoluyla geminin denize elverişsiz durumunun kapatılmaya çalışıldığı anlaşıldığını, Gemi, 18.01.2021 tarihinde, rıhtıma alınarak yükleme/boşaltma işlemlerinin başladığını, sonrasında 22.01.2021 tarihinde işletmeci talimatlarına göre saat 10.00 itibarıyla pilot alarak rıhtımdan ayrılmak suretiyle kanalda 10 knot süratle çıkmak suretiyle ve pilotu indirerek liman sahasından ayrılmayı gerçekleştirdiğini, maalesef, 23.01.2021 tarihinde yaklaşık 05:30 sularında korsan saldırısı gerçekleştiğini tüm personel ... (emniyetli çelik kapılı oda/panik odası) saklandığını, ... (panik/kaçış odası) içinde yaklaşık 30-40 dakika geçtikten sonra korsanlar tarafından yerleri tespit edilmiş; korsanların 6.5 saat boyunca kapıyı açmak için çeşitli araç, gereç ve kalaşnikof ile açmaya çalıştıkları; kesme taşı (spiral motoru) ile devam etftikleri ve arada silah ile ateş ettikleri anlaşıldığını, Son 30 dakikada açtıkları delik genişletildikten sonra silahla içeri ateş açıldığı, Azerbaycan vatandaşı 2. mühendis kalbinden vurulduğundan hayatını kaybettiği anlaşıldığını, Korsanların kesme taşı ile kesmeyi bitirdikleri sırada açılan delikten ...'in çelik kapısından içeri girdikleri, tavana birkaç el ateş ettikleri, arbede ile açtıkları delikten personeli çıkardıkları; bu esnada o delikten çıkarken 4.kaptan ...'in bacağının derinden yarıldığı; aynı zamanda yere de kalaşnikof ile sıktıklarında seken kurşunun gemide makineci yağcı (oiler) posizyonunda görevli olan ...'ın karnına saplandığı; Baş Mühendis İlnan Süha Tatlıgül'ün ise korsanlardan kaçarak saklandığı, bu sırada düşerek elinden yaralandığı ve korsanların kendisini bulamadığını, Korsanların makine kontrol odasında rehine pozisyonunda bütün mürettebatı (baş mühendis hariç) sıraya dizdiği, kendilerine bağırıldığı; hakaret edildiği (you are idiots - aptallar vs.) sonra tek sıra halinde bulunan tüm personeli geminin ana güvertesine çıkardıkları; o esnada güverteye çıkar çıkmaz süvarinin kim olduğunu sordukları ve onu bir korsanın alıp yaşam mahalline içeri götürdüğü, bu esnada geminin iskele tarafından silah zoruyla pilot çarmıhı açarak ve tek tek personeli indirmeye başladıktan sonra ...'e pozisyonunu sordukları; 3 aylık bebeği olduğu, korsanlara kendisine zarar vermemeleri için yalvardığı (görüldüğü üzere |nolu davacı kendi ifadesinde dahi çok korktuğunu, psikolojisinin bozulması nedeniyle ve ailesi ve bebeğinin geleceği nedeniyle yalvardığını saklamamaktadır) kafasına silah dayandığı; ağladığı ve yerde çömelmiş vaziyette iken yağcı ...'nın (3 nolu davacı) da başına kalaşnikof silahı dayandığı; yağcı ...'yı karnında kurşun olduğu için bıraktıkları; kalan son İki korsan gemiden İnmeden önce ... ve ...'e tokat atarak süvari ... ve diğer personeli yanlarına fidye maksadıyla aldıkları düşünülerek gemiden ayrıldıklarını, Davacılara göre, gemiden ayrılmakta olan korsanları yukarı bağırıp gemiye saldırı esnasında çıkmak için kullandıkları ucu tahtadan kanca yapılmış olan alüminyum merdiveni geri atılmasını İstemeleri üzerine bu istemin ... tarafından yerine getirildiği; korsanlar uzaklaştığı sırada yağcı ... ile köprü üstüne koştukları; cihazları ve vaziyeti gördükten sonra ...'nın, baş mühendisi çıkarması için aşağıya gittiği, ...'in miyar güverteye çıkarak antenleri kontrol ettiği sadece ... ve mf/hf telsiz olduğu antenleri sağlam göründüğü; bunlar dışında kalan diğer antenler başlıca; GPS, AİS, TV/Radio antenlerinin kablolarının kesik olduğunu gördükten sonra ME/HF ve .../DSC'den (haberleşme cihazları) distress (tehlike) sinyali yolladığı ve ... cihazını muhafazasından çıkararak (... ... ... Radio ... - acil yer belirleme sinyal göndericisi) aktif hale getirdiği, ...'den “may day” (acil yardım) yardım çağrısında bulunduğu; V işaret flamasını (...yardıma muhtaç) toka ettiği: köprüüstü mail bilgisayarının kablolarını takıp bir şekilde çalıştırdığı; zaten mini kasa olduğu için korsanların almadıkları fakat, back-up (destek) bilgisayarının arkadan kabloları kopuk ve ana laptop'un da çalındığı ve converter odasından geminin internetini kontrol ettiği: köprüüstünde aynı esnada radarları çalıştırdığı; radarların menzilini 64ANM'ye alarak, etrafta gemi olup olmadığını araştırdığı; deniz kontrol edildiğinde bir tane echo/geminin bile etrafta bulunmadığını tespit ettiklerini, gemi kurtarmaya hak kazanabilmek için gereken “gönüllülük” şartı dışında, geminin korsan saldırısı sonrası bırakılan ölü 2. mühendis, yaralı yağcı, bir baş mühendis ve bir 3.zabifan ile navigasyon cihazları, ... emniyet cihazları, bazı haberleşme cihazları, makine dalresindeki cihazlar kurşunlarla tahrip edilmiş iken, TTK hükümlerinde belirtilen donanım ve makine itibarıyla denize elverişli olmayan bir konumda bulunmaları sebebiyle seyir ve emniyet yeterliliği olmayan bir geminin açık denizde hayattaki 3 personel ile bir “deniz tehlikesi” altında olduğunu, Öncelikle ... (yeni adı ...) gemisi üzerine tedbiren ihtiyati haciz konulmasına ve seferden men kararı verilmesine, Davacılar ..., ... ve ..., gemiyi emniyetli bir limana götürmeyi başararak gemi ve içindeki konteynerler ile içindeki yükleri kurtarmak suretiyle bir kurtarma ücretine hak kazanmış olması nedeniyle hakim tarafından kurtarılan değerlerin tespiti yoluyla takdir edilecek bir makul ücretin donatan tarafından davacıya ödenmesi yönünde, takdir edilecek ücretin yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında tespit edilebilmesi mümkün olacağından belirsiz alacak davası olarak fazlaya İlişkin haklar saklı tutulmak suretiyle her davacı için şimdilik 5.000-TL olmak üzere toplam 15.000-TL tutarında kurtarma ücretinin kurtarma faaliyetinin gerçekleştiği 23.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi İle birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ... dava konusu geminin hiçbir dönemde maliki, kiracısı, yöneticisi veya işleteni sıfatını haiz olmadığını, ... bakımından donatana izafeten dava açılamayacağını, ... bakımından açılan dava ise ancak donatana izafeten kendisine temsilci sıfatıyla yöneltilmiş olur ve ...’e TTK m. 105/3 uyarınca mali bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi olmadığını, davacıların belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, Gemi ihtiyaten haczedilemez, koşulları oluşmadığını, öncelikle kurtarma ücreti alacağı olmadığını, davacılar, sözde alacaklarının parasal değerine ilişkin kanaat oluşturucu delil sunmadığını, davacıların kurtarma ücreti talep edemeyeceğini, müvekkilinin ... dava konusu geminin hiçbir dönemde maliki, kiracısı, yöneticisi veya işleteni sıfatını haiz olmadığını, dolayısıyla donatana izafeten kendisine husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini, mevcut uyuşmazlığın çözümünde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, gemi üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesi için gereken şartlar mevcut değildir ve sözde gemi alacağının verdiği kanuni rehin hakkı 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle düşmüştür. Davacıların hukuki dayanaktan yoksun ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Dava ; 23/01/202021 tarihinde ...isimli gemide meydana gelen olay nedeniyle kurtarma ücreti isteğine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesi ile davacıların gemi adamı olarak çalıştıklarını, geminin korsan saldırısına uğradığını ve gemi mürettebatının rehin alındığını, büyük kısmının kaçırıldığını, bu sırada hizmet sözleşmelerinin fiilen kesintiye uğradığını, korsanların gemide biri ölümlü olmak üzere birçok yaralama hadisesine neden olduğunu; 3 kişinin hayatta kalarak gemide kalmaya muvaffak olduğunu, gemide birçok seyir ve haberleşme cihazında arıza olmasına rağmen gemiden şirketle temas kurarak gemiyi ve içindeki yükleri emniyet altına almış ve gemi ile yüklere yönelik kurtarma ücretine hak kazandıklarını ileri sürmüş, davalı vekili yetki itirazı ile birlikte ... Denizcilik A.Ş. nin geminin donatanı, kiracısı, işleteni olmadığını, izafeten dava açılamayacağını, ... Denizcilik' e izafeten dava açılabileceğini, sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacıların kurtarma ücreti talep edemeyeceklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizin 05/03/2026 tarihli celsesinde davalının Liberya Bayraklı ...gemisi donatanı ... olduğu, dava dilekçesinde davalıya izafeten ... Denizcilik A.Ş. ve ... Denizcilik A.Ş.'nin donatan temsilcisi olarak gösterildiği, equasis kaydında gemi yöneticisinin ... ... Ltd. olduğu, buna göre ... Denizcilik A.Ş.'ye izafeten husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından UYAP kaydının silinerek davalının ... olarak kaydedilmesine karar verilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekmektedir. Davacıların olay tarihinde dava konusu gemide gemi adamı olarak çalıştıkları ve taraflar arasında iş sözleşmesnin bulunduğu dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki temel ilişki iş sözleşmesi olduğu dikkate alındığında İş Mahkemelerinin görevli olduğu düşünülebilirse de davacı vekilinin gerek dava dilekçesinde gerekse de duruşmadaki beyanlarında açıkça kurtarma alacağı talebinde bulunduklarını belirttiği, buna göre davacı tarafın TTK 1298 ve devamı maddelerinde düzenlenen kurtarma hükümlerine dayandığı, Mahkememiz Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş olup somut olayda davacıların eylemlerinin kurtarma olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve varsa alacağın tespiti hususunda mahkememizin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş ise de yetki itirazının dayanağı ve yetkili mahkeme bildirilmediğinden usulüne uygun olmayan yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili TTK 1304 ve devamı maddelerinde belirtilen şekilde tespit edilecek kurtarma ve yardım ücretinin tahsilini talep etmiş ise de ; TTK 1298/4 maddesi b bendinde kurtarma faaliyeti terimine tehlike altında bulunan araçta çalıştırılan kişiler tarafından yürütülen faaliyetlerin girmediği açıkça belirtilmiş olup, gemi adamı olan davacıların faaliyetlerinin kurtarma faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle kurtarma ücreti talep haklarının bulunmadığı, benzer nitelikteki olaya ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2022/1701 Esas 2022/1436 Karar sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:1-Davanın REDDİNE,2-Karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 256,17 TL'nin mahsubu ile bakiye 475,83 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davalı yargı gider toplamı olan 73,50 TL posta giderinin davacılardan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı vekili için takdir edilen 15.000,00 TL red vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/03/2026 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır