Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari şirket ortaklığından doğan kar paylaşımı protokolüne dayalı tapu iptali ve tescil davasındaki sahtecilik iddiaları ve taşınmaz devri taleplerine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının gizli ortaklık ve kar paylaşımı protokolüne dayanarak bir taşınmazın tapu iptali ve kendi adına tescilini, aksi halde değerinin tahsilini talep ettiği, davalıların ise protokolün ve imzaların sahte olduğunu ileri sürerek davanın reddini istediği bir uyuşmazlığa ilişkin olup, dosyanın başlangıçta yetkisiz ve görevsizlik kararlarıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinden Ticaret Mahkemesine intikal eden ve ticari dava niteliği taşıyan yargılama sürecinin dava ve cevap kısımları ile görevli mahkeme tespitine yönelik gerekçesini içermektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLİ : Av.
: 2-
3-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin ... Grubuna ait yaklaşık 6 şirkette hem kurucu hem de sonrasında gayri resmi ortak sıfatıyla yer aldığını, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/ Esas sayılı dosyasında gizli ortaklığın tespiti ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/... Esas sayılı dosyasında ise ortaklıktan çıkma davası açıldığını, taraflar arasında imzalanan 27.04.2022 tarihli protokol ile ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... 1284 parseldeki 10.535/4000 m2 arsanın ... Turistik Spor ve Dinlenme Tesisleri Anonim Şirketi ortaklığından kaynaklı kar dağılımı ve paylaşımına istinaden söz konusu taşınmazın 02.05.2023 tarihinde kadar müvekkiline devrinin kararlaştırıldığını, ancak dava konusu taşınmazın tapu devrinin yapılmadığını, tapu iptali ve tescili veya taşınmazın değeri üzerinden alacağıın hüküm altına alınması olmadığı takdirde müvekkil tarafından ödenmiş olan 2.350.000,00 TL nin denkleştirici adalet ilkesi gereği tespit edilecek değer üzerinden hüküm altına alınması gerektiğini, .....AŞ’nin davalı ...’ın damadı ... adına kaçırıldığını, sonrasında davalı ...’nin dava konusu taşınmazı bankadan kullandığı kredi işlemine konu yaptığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili, 28.10.2024 tarihli dilekçesinde, ... Bankası AŞ’nin; 05.02.2015 ve 13.08.2025 tarihli dilekçelerinde ise, .....AŞ’nin davaya dahili davalı olarak eklenmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazın maliki olmadığını, davacının davasına dayanak yaptığı 27.04.2022 tarihli protokol ve 29.04.2022 tarihli ek protokoldeki imzalar ve kaşeler, montaj yöntemi ile başka belgelerden protokole taşındığını, müvekkilin eli ürünü olmadığını, davacının hiçbir zaman ... Turistik.. A.Ş'nin ortaklık yapısında bulunmadığını, şirkette herhangi bir pay sahibi olmadığını, ayrıca davacının taşınmazın tarafına devredilmesi için 2.350.000.00 TL ödeme yaptığını iddia etmiş ise de, bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın müvekkilinin tek hissedarı olduğu ... Turistik.. AŞ’ne ait olduğunu, bu şirkette davalıların hiçbir zaman ortaklığı yada yöneticiliği olmadığını, protokollerin sahte dünzelendiğini, imzaların sahte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP:Dahili davalı ... Bankası AŞ vekili, dava konusu taşınmazın şirkete kullandırılan krediler kapsamında, taşınmaz üzerinde vefa hakkı tanınarak tapuya şerh verildiğini, müvekkilinin mülkiyetinde bulunan dava konusu taşınmaza yönelik taleplerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Dosyanın tevzi edildiği ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/ E., 2024/1K. sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın ... ilçesinde bulunduğu, davanın taşınmazın aynından kaynaklandığı, HMK'nın 12. maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, yetkili ve görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ilişkin vermiş olduğu kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.Bu kez ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.10.2025 tarih ve 2024/ E., 2025/ K. sayılı kararıyla; davacının tapu iptaline konu ettiği taşınmazı ticari şirketteki kâr paylaşımına mahsuben talep ettiği, iddia konusu duruma ilişkin hususun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticaret Şirketleri başlıklı İkinci Kitabı'nda yer aldığı, bu tür davalar mutlak ticari dava olup, bu davaların görevli asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle mahkememize görevsizlik kararı verilmiş, bu karar istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.Görev hususu dava şartlarından olup,mahkemece resen davanın her aşamasında incelenmesi gereken dava şartıdır. TTK nun 4. maddesinde ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumu düzenlenmiştir. TTK nun 4. maddesine göre; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Yine tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; TTK ndan, TMK nun 962–969. maddelerinden, TBK nun 202, 203, 444, 447, 487–501, 515–519, 532–545, 547–554, 555–560 ve 561–580. maddelerinden, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuattan, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
TTK nun 5. maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir. Bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olabilmesi için görülecek dava veya işin; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, yada TTK nda düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması, veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerekmektedir. Somut olaya gelince; davacının dava dışı ... Turistik…AŞ’nin ortaklığından kaynaklı kar dağılımı ve paylaşımına ilişkin olarak düzenlenen 27.04.2022 tarihli protokol gereğince, dava konusu taşınmazın devrinin kararlaştırıldığını, ancak dava konusu taşınmazın protokolde belirtilen sürede tapu devrinin yapılmadığın iddia ederek dava konusu taşınmazın davacı adına tescili olmazsa taşınmazın rayiç bedelinin tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dava dışı ... Turistik..AŞ’nin de içinde olduğu ... ... şirketlerine karşı açmış olduğu gizli ortaklığın tespiti istemli davada, mahkememizin 11.09.2024 tarih ve 2023/ E., 2024/ K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, dava dışı ... Turistik…AŞ’nin hissedarı olduğunu ve şirket hissedarlığından kaynaklı kar payı alacağı karşılığına karşılık taşınmaz devrinin kararlaştırıldığını ileri sürmüş ise de, dosyaya getirtilen dava dışı şirketin sicil kayıtlarında, davacının hiç bir zaman şirketin hissedarı olmadığı görülmekle; somut olayda şirket hissedarlığından kaynaklı bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davanın tarafları gerçek kişi olup, davacı ... ile davalılar ... ve ...’nin esnaf veya işletme kaydının bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla; davacı ve davalıların tamamının tacir olduğunun tespit edilmediği dolayısı ile nisbi ticari dava yönünden aranan şartlar da gerçekleşmediği anlaşılmaktadır (Emsal ... 19 HD, 30.09.2015 tarih ve 2015/ -2015/ E.K sayılı ilamı).
Açıklanan bu nedenle; iş bu davada görevsizlik kararı veren ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilerek karşı görevsizliğe karar verilerek olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Davaya bakmaya görevli mahkemenin ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan davanın görev yönünden usulden reddine,
HMK m.21 ve 22 maddesi gereğince hükmün istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde, mahkememiz ile yine istinaf edilmeksizin görevsizlik kararı kesinleşen ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında göre uyuşmazlığı çıktığından olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın ilgili ... Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili Dairesine gönderilmesine ve görevli mahkemenin belirlenmesini istenmesine,
Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza