Eser sözleşmesinden kaynaklanan kesin hesap ve teminat mektubu alacağı davasında, önceki yargılamanın ıslah harcı yatırılmadığı için müracaata bırakılması nedeniyle kesin hüküm itirazının değerlendirilmesi.
Özet: Bir inşaat sözleşmesinden doğan kesin hesap alacağı, teminat mektubu bedeli ve komisyon ücretlerinin tahsili talebiyle açılan davada, davacı idarenin haksız eylemleri nedeniyle alacaklarının ödenmediğini ileri sürmüştür; ilk derece mahkemesi alacağı kabul edip, bölge adliye mahkemesi bu kararı onarken, davalı daha önce aynı taraflar ve konuyla ilgili, usuli eksiklikler nedeniyle açılmamış sayılmış bir davanın kesin hüküm oluşturduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını iddia ederek karara itiraz etmektedir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2929 E., 2024/3115 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/73 E., 2024/470 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında .../... Devlet Hastanesi inşaat yapım işi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin işi tamamlayıp teslim ettiğini, kesin hesap alacağının ve ikmal inşaatının kesin hesaplarının davalı idareye teslim edildiğini, bir kısım kontrol teşkilatının ve diğer ilgili imzaların eksik olması nedeniyle kesin hesapların onaylanmadığını,ayrıca ... ilişiksiz yazısının teslim tarihinden itibaren mektup komisyon bedeli ödendiğini, idarenin davacı şirketi işlemleriyle haksız fiillere maruz bıraktığını, teminat mektup ve komisyon bedellerinin ticari faizle eklenerek ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 141.239,00 TL kesin hesap alacağı ve işe ait 50.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektuplarının bedeli ile 12.622,00 TL mektup komisyon bedeli olmak üzere toplam 203.861,00 TL alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tahsiline, ıslah dilekçesi ile de toplam 551.873,90 TL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili, açılan davanın usul ve esas yönünden ayrı ayrı reddi gerektiğini, davaya karşı usuli itiraz olarak kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, daha önce tarafları ve konusu aynı olan dava açıldığını ve davanın reddine karar verildiğini ve verilen kararın onandığını, mahkeme aksi kanaatte ise diğer bir usuli itiraz olarak davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, açılan dava zamanaşına uğramış bir iddiaya dayandığından zamanaşımı itirazları nedeniyle reddini talep ettiklerini, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre yapılan sözleşmelerde zamanaşımının kesin kabulün onay tarihi ile kesin hesabın onay tarihlerinden hangisi sonra ise o tarihten başlayarak 5 yıl olduğunu; somut olayda kesin kabul onay tarihinin 21.05.2007 kesin hesap onayının ise 29.03.2011 olduğunu, zamanaşımı başlangıç tarihinin 21.05.2007 olduğunu, zamanaşımı süresinin 29.03.2016 tarihinde dolduğunda, davanın 21.12.2020 tarihinde açıldığını,savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakediş belgelerinin incelenmesi sonucunda davacının bakiye hakediş alacağının 13.04.2009 tarihi itibariyle 141.239 TL olduğu, davalı idarenin 13.04.2009 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihten dava tarihi 28.02.2022 'ye kadar işleyen değişik oranlardaki ticari temerrüt faizinin 265.449,03 TL olarak hesap edildiği, davacı şirketin ... ilişiksiz belgesini idareye teslim ettiği bu nedenle teminat mektubunun iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesin hüküm itirazlarının dikkate alınmadığını, tarafları ve konusu aynı; kesinleşen ve Yargıtayca onanan zamanaşımı kararını içeren kesin hüküm olması ve esasa ilişkin yukarıda bahsedilen itirazları gündemde iken mahkemece herhangi bir gerekçe belirtmeden, olasılıklı şekilde hazırlanan ve hukuki görüş niteliğinde ve hukuka aykırı olan bir bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulü cihetine gidilmesinir hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 303/1. maddesi, "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir" hükmünü ihtiva etmektedir. Somut olayda; Sinop 2 .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/34.E, 2016/92 K. sayılı dosyasında, iş bu dava konusu kesin hesap alacağı hakkında idareden tahsiline karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/1979 E., 2017/4435 K. sayılı kararı ile ıslah harcının verilen 1 haftalık kesin sürede yatırılmaması nedeniyle bozulduğu, bozma sonrası devam edilen yargılamada davacının davayı takip etmemesi sonucu dosyanın müracaata bırakıldığı, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği; ardından Sinop 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/332 E. sayılı 2020/227 K. sayılı dosyasında, iş bu dava konusu kesin hesap alacağı hakkında davanın zamanaşımından reddedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddedildiği ve Dairemizin 2021/2527 E. ve 2022/94 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği dosyada sabittir. Davacı şirketin, teminat mektubunun iade edilmemesinden kaynaklı alacak talebini daha önce talep etmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu sözleşme kapsamında kesin kabul onay tarihi 21.05.2007 olup, kesin hesap onayı ise 29.03.2011 tarihidir. Bu durumda zamanaşımının başlangıç tarihi 29.03.2011 olup, 5 yıllık zamanaşımı süresi dava tarihi olan 28.02.2022 tarihinde dolmaktadır. Bu durumda Mahkemece kesin hesap alacağı yönünden, kesin hüküm bulunduğu, teminat mektubu alacağı bakımından ise zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.