5. Ceza Dairesi, sanıkların görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerinin, dava zamanaşımının dolması sebebiyle bozulmasına ve kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir.
Özet: Yargıtay, sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz incelemesine tabi tutarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen sekiz yıllık asli ve on iki yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 26.11.2013 tarihli mahkumiyet hükümleri ile dosyanın incelendiği gün arasında dolduğunu tespit etmiştir; bu nedenle, mahkumiyet hükümleri bozulmuş ve yeniden yargılama gerekmeksizin sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/56 Esas, 2013/202 KararSUÇ : Görevi kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suçtan zarar gören ... ve ... Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanıkların oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 26.11.2013 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.