Sözleşmeden kaynaklanan alacak ve icra inkar tazminatı talepli itirazın iptali davasında, cari hesap mutabakatı nedeniyle davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusu.
Özet: Taraflar arasında akdedilen tedarik sözleşmesi kapsamında davacının edimini yerine getirdiği ancak davalının bedel ödeme yükümlülüğünü tam ifa etmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, davacının alacak iddiasını ispatlayamadığına, özellikle davacının defterlerini incelemeye sunmaması ve cari hesap mutabakat mektubunun sıfır bakiye göstermesi gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş; davacı ise bu kararı yetersiz inceleme yapıldığı ve hatalı değerlendirme olduğu iddiasıyla istinaf etmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1178 KARAR NO: 2026/319TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 25/06/2024NUMARASI: 2024/17 Esas, 2024/447 KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ 04/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVADavacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 31/07/2017 tarihinde "..... Temini Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yüklenilmiş edimin zamanında ve tam olarak ifa edildiğini, davalı tarafın bedel ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediğini, davalının temerrüde düşmesi neticesinde müvekkilinin uğradığı finansal kayıp doğrultusunda fiyat ve vade farkı faturası keşide edildiğini ve 01/06/2018 tarihinde ..... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ikame edildiğini, davalı tarafından borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, beyan ile borçlunun.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, borçlunun itirazının kötü niyetli olması sebebi ile asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili, davacı yanın hiçbir zarara uğramadığı halde fiyat ve vade farkı faturası tanzim etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın sözleşmeye aykırı tanzim ettiği faturalara itiraz ettiklerini, davacı yanın sözleşmeye aykırı olarak söz konusu malzemeleri geç teslim ettiğini ve müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, sözleşmenin 9.maddesi uyarınca gecikilen her gün için 1.200 Euro/gün belirtildiğini, davacı yanın edimlerini ihlal etmesi nedeniyle 37.177,44 EURO gecikme cezası, müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu hususta davacıya ...... Noterliğinin 30/05/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, olumlu bir netice alınamadığını beyan ile cevaplarının kabulüne, neticeden haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemenin 2018/773 Esas – 2020/517 Karar sayılı ve 21/08/2018 tarihli ilk kararında davanın kısmen kabulü ile.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 10.179,89 Euro üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi uyarınca döviz cinsinden paralara uygulanan faiz işletilmesine ve alacak likit kabul edilerek takip tarihindeki TL karşılığı olan 53.240,82 TL üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmiş ise de, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2022/568 Esas – 2023/1168 Karar sayılı ve 30/11/2023 tarihli ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş; kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yeniden yargılamada, davanın icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında 31/07/2017 tarihli “....Temini Sözleşmesi”nin akdedildiği, davacının sözleşme kapsamında düzenlediği faturaların tahsili amacıyla 30/05/2018 tarihli ihtarname gönderdiği, davalının 04/06/2018 tarihinde ihtarnameye cevap verdiği, davacının icra takibinde 12.069,02 Euro ve 1.874,71 TL tutarındaki fatura bedellerinin tahsilini talep ettiği, davalının ise fiyat ve vade farkı taleplerinin haksız olduğu savunmasıyla takibe itiraz ettiği, yapılan bilirkişi incelemesinde davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davacıya 10.179,89 Euro borçlu göründüğü, ancak davacının ihtaratlı tebligata rağmen defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, taraflar arasında cari hesaba ilişkin bir mutabakat mektubu bulunduğu ve bu mutabakat uyarınca 30/09/2019 tarihi itibarıyla davacının cari hesaptan alacağının 0,00 Euro olarak kabul edildiği, davacının muhasebe program değişikliği nedeniyle mutabakatın hatalı gönderildiği yönündeki savunmasının, mutabakatın takipten önce düzenlenmiş olması ve cari hesaba ilişkin bulunması karşısında inandırıcı ve yeterli delillerle desteklenmediği, bu nedenle davacının alacak iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinafında, müvekkili şirket ile davalı arasında 31.07.2017 tarihli “...... Temini Sözleşmesi” akdedildiği, müvekkilin edimini tam ve süresinde ifa etmesine rağmen davalının bedel ödeme borcunu yerine getirmediği, bu nedenle fiyat ve vade farkı faturası düzenlenerek ..... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, davalının haksız itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasının ilk yargılamada kısmen kabul edildiği,bozma sonrası yerel mahkemece yeterli inceleme yapılmaksızın şablon bir gerekçe ile davanın reddine karar verildiğini, davalı tarafından sunulan mutabakat mektubunun müvekkili şirketin muhasebe programındaki değişiklik nedeniyle sehven oluşan şablon bir metin olduğu, taraflar arasındaki hukuki ihtilaf sonrası alacağın Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabı’na aktarılması sebebiyle sistemde bakiyenin “0,00 €” görünmesinin teknik bir kayıt işlemi olduğu, bu hususun tasdikli muavin mizan ve dosyaya sunulan uzman görüşü ile yazılı olarak ispatlandığı, buna rağmen mahkemece bu yazılı delillerin değerlendirilmediği, bilirkişi raporunda taraf defterleri karşılaştırılarak davalının takip tarihi itibarıyla 10.179,89 Euro borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın borcun bulunmadığına ilişkin herhangi bir ödeme belgesi, banka dekontu veya yazılı delil sunmadığı, HMK m.200 kapsamında senetle ispat sınırının üzerinde kalan bu miktar yönünden ispat yükünü yerine getirmediği, sırf maddi hata içeren mutabakat metnine dayanılarak davanın reddinin eksik inceleme olduğu, haksız itirazın iptali ile icra inkâr (kötüniyet) tazminatına hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulü talep edilmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 31/07/2017 tarihli sözleşme kapsamında müvekkilinin edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, buna rağmen davalının bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle fiyat ve vade farkı alacağı doğduğunu ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı vekili ise fiyat ile vade farkı faturalarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme ve ticari ilişki kapsamında yapılan incelemede davacının alacak iddiasını dayandırdığı ticari defter ve belgeleri ibraz etmediği, taraflar arasında düzenlenen cari hesap mutabakatında davacının alacağının bulunmadığının kabul edildiği, bu mutabakatın aksinin somut ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı, bu nedenle davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../06/2024 tarih ve 2024/.. Esas, 2024/... Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 04/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.