Hakem kararının, ihalede sahtecilik ve fesat iddialarına ilişkin ceza davası sonucunun beklenmemesi nedeniyle kamu düzenine aykırılık gerekçesiyle iptali temyiz incelemesi.
Özet: Bir inşaat projesinden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin hakem heyeti kararının iptali talebini değerlendiren mahkeme, hakemlerin yetkisiz şekilde kendi ücretlerini belirlemesi, kesinleşmiş yargı kararına aykırı karar verilmesi ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali gibi iddiaların yanı sıra, özellikle ihale sürecinde sahte belge kullanımı veya ihaleye fesat karıştırma gibi kamu düzenini ilgilendiren hususlarda, ceza davası sonucunu beklemeksizin ve hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulmasını kamu düzenine aykırı bularak, hakem kararının iptaline hükmetmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/3100 E.  ,  2025/4452 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi(İlk Derece)

SAYISI : 2024/7 E., 2025/1 K.
Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece sıfatıyla) kararı katılma yoluyla davacı ... A.Ş. vekili tarafından duruşmalı, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ... İnş. Müh. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilleri Avukat ..., Avukat ... geldiler. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idare ile davalı yükleniciler arasındaki "... İstasyonu ve ... Ölçüm Merkezi Yapım İşi Projesi"nden kaynaklı uyuşmazlığın çözülmesinde, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uyarınca görevli hakem heyetine başvurulduğunu, tahkim yargılamasında yapılan tahkikat sırasında; hakem heyetinin yetkili olmadıkları halde kendi ücretlerini belirlediklerini, ceza davasında verilen kararın kesinleşmesini beklemeden karar tesis edildiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ortaya koyan kesinleşmiş yargı kararına açık şekilde aykırı karar verildiğini, hakem heyetince müzakerelerin devam ettiğine dair karar alındıktan bir gün sonra ve tahkikatın bittiği bildirilmeden karar tesis edilmesi sebebiyle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, maddi gerçeğe tamamen aykırı bilirkişi raporlarına dayandığını ve raporlara vaki itirazların ve raporların aksini kanıtlayan dosyaya mübrez uzman görüşlerinin dikkate alınmamasının hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde olduğunu, nihai hakem kararının müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, tahkim yargılaması sırasında tarafların eşitliği ilkesinin gözetilmediğini ve tahkim yargılamasının, usul açısından 4686 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yürütülmediğini ileri sürerek, 19.04.2024 tarihli nihai hakem kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi ibraz etmemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tahkim yargılamasının tamamının duruşmalı olarak tarafların katılımı ile yapılmasının kararlaştırılmadığı ve davacı tarafından hakem yargılaması sırasında duruşma talebinde bulunulduğu konusunda dosya kapsamında bir delil bulunmadığı anlaşıldığından 19.04.2024 tarihinde tahkim yargılamasının karara bağlanmasının tarafların savunma hakkının ihlali niteliğinde olmadığı, Danıştay 13. Dairesi'nin 2010/2978 E.-2016/4607 K. sayılı ilamının tahkim yargılamasında kesin hüküm olmayıp, Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere güçlü delil olarak değerlendirilmesi gerektiği, hakem ücretinin tayinine ilişkin ara kararlarının usul ve yasaya aykırı olmadığı, davaya konu tahkim kararında karara katılan tüm hakemlerin isim ve imzalarının bulunduğu, hakem sekreterinin imzasının bulunmasının sonuca etkisinin olmadığı, hakem kararında yasa yoluna başvuru süresinin gösterilmemiş olmasının davacı tarafça süresinde dava açıldığının anlaşılması nedeniyle sonuca etkisinin bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin eser sözleşmesi olduğu da gözetilerek, ekleri olan Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20., 25. ve 20. madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kanunlara, ahlaka, Anayasa'da yer alan temel hak ve özgürlüklere aykırı durumların kamu düzenine aykırılık oluşturacağı gibi, ihalede sahte belge kullanımı veya ihaleye fesat karıştırıldığının sübut bulması halinde, maddi olgunun bu kapsamda kamu düzeninden olduğundan tahkim yargılamasında ceza davasının sonucu beklenmeden ve hakem kararında da hatalı değerlendirmeyle kesinleştiği kabul edilerek hüküm kurulmasının kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle, davacının iptal davasının kabulü ile 19.04.2024 tarihli hakem kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... İnş. vekili temyiz dilekçesinde; iptali istenen hakem kararında vekil sıfatını taşıyor olmalarına rağmen, taraflarına tebligat gönderilmediğini ve davayı şifaen öğrenip savunma yapabildiklerini, hakem kararının esastan incelenmesi neticesinde iptal kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, iptal nedenlerinin yasada tahdidi olarak sayıldığını, karara emsal tutulan Yargıtay ilamının dayanağının taraf ehliyetinin yokluğu olduğunu, işbu karara dayanak ceza yargılamasında şirket yetkilisi ...'e isnat edilen suçların "yanlar arasındaki sözleşmenin geçerliliğini" etkileyebilecek veyahut "yüklenici iş ortaklığının taraf ehliyeti olup olmadığını değerlendirebileceğimiz" türden suçlar olmayıp kamu düzeni kavramına girmediklerini, ... açısından yargılamanın beraatle sonuçlanıp kesinleştiğini, aksinin kabulü halinde ise isnat edilen suçun tarihi dikkate alındığında zamanaşımının gerçekleşmiş olduğunu beyan etmektedir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinde; mahkemenin gerekçesine ilaveten tahkim yargılaması esnasında, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıalar nedeniyle davacının adil yargılanma, hukuki dinlenilme, mülkiyet hakkı gibi Anayasal teminat altına alınmış temel haklarının ihlal edildiğinin de dikkate alınması gerektiğini beyan etmektedir.
3.Davalı ... A.Ş. vekili, davacı vekilinin temyizine karşı katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinde; taraflarına dava dilekçesi dahi tebliğ edilmeden yargılama yapılarak savunma haklarının engellendiğini, iptal gerekçesinin yasada sınırlı olarak sayılan nedenler arasında yer almadığını, ceza yargılamasının başlı başına kamu düzeni olarak değerlendirilemeyeceğini, karara emsal tutulan yargıtay ilamının dayanağının taraf ehliyetinin yokluğu olduğunu, ... açısından yargılamanın beraatle sonuçlanıp kesinleştiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalılar vekillerinin temyiz itirazları bakımından:
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshine dayalı tazminat istemi, sözleşmedeki tahkim şartı nedeniyle, hakemde görülmüş ve hakem heyetince reddedilmiştir. Bahsi geçen hakem kararına karşı iptal davası açılması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalı yüklenici iş ortaklığı yetkilisi hakkında, ihale sürecinde ibraz edilen ISO 9001 belgesinin ve gelir tablolarının sahteliği iddiası ile açılan ceza davasının halen kanun yolu aşamasında derdest olduğu ve bu yargılamanın sonucunun beklenmesi gerekirken, hakem heyetince bahsi geçen hususa uyulmaksızın karar verilmesinin kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği belirtilerek, kararın iptal edildiği anlaşılmıştır.
Hakem kararlarına karşı ancak HMK'nın 439. maddesindeki sebeplere dayalı olarak iptal davası açılabilir. Maddi hukukun uygulanıp uygulanmadığı veya yanlış değerlendirildiği iddiası iptal davasının konusu olamaz. Diğer bir ifade ile iptal davasında esasa ilişkin denetim yasağı bulunmaktadır, bu hususun gözardı edilerek esasa ilişkin bu hususun iptal nedeni yapılması doğru olmamıştır.
Kabule göre de;
Taraflar arasındaki sözleşme yüklenici iş ortaklığı tarafından feshedilmiş olup, ilk fesih olması nedeniyle bu feshin esas alınması gerekmektedir. Fesih gerekçesi olarak hakedişlerin geç ve eksik ödenmesine dayanılmış olup ve sahtecilik iddiası fesih nedeni yapılmamıştır. Dolayısıyla ceza yargılamasında bahsi geçen sahtecilik iddialarının fesih konusunda neticeye etkili olmadığı anlaşılmıştır.
Esasen tahkim yargılaması bakımından ceza davasının sonucu, nihai karar aşamasında dikkate alınacak delil değerlendirmesi niteliğinde olup, hakemlerin takdir yetkisi sınırlarında kalmaktadır. Kaldı ki, yukarıda da bahsedildiği üzere, sahte balgelerin feshe ve tazminat istemine de konu edilmediği dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle de isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı ... İnş. Müh. Tic. ve San. Ltd. Şti. yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacı ve davalılar iadesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 372.maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.