2942 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırma bedelinin tespiti ile yol olarak terkin davasında taşınmaz vasfı, değer artış oranı, faiz ve Anayasa Mahkemesi iptali sonrası hukuki durumun temyiz incelemesi.
Özet: Bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tapudan terkini davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararını taraflarca istinaf etmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi taşınmazların kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunu, hesaplamalara esas alınan verilerin ve münavebe ürünlerinin resmi kayıtlarla uyumlu olduğunu, kuru tarım arazileri için %4 kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsurların yerinde olduğunu ve Anayasa Mahkemesi iptal kararının geriye yürümezliği ile davanın açıldığı tarihteki duruma göre faiz uygulanmasının isabetli olduğunu belirterek istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1020 Esas, 2025/1009 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Pınarhisar Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/77 Esas, 2024/181 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. köyü 1 15... ve 480 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak uygulanması gerektiğini, objektif değer artış oranı uygulanmasının yerinde olmadığını, taşınmazın değerinin yüksek tespit edildiğini, tespit edilen bedele faiz işletilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arsa vasfında olduğunu, arazi vasfında değerlendirilmesi durumunda taşınmazlara sulu tarım arazisi olarak değer belirlenmesi gerektiğini, münavebe ürünlerinde verim düşük, masrafın ise yüksek alındığını, objektif değer artış oranının en az %400-500 alınması gerektiğini, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, faizin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların kuru tarım arazisi olduğu, raporda hesaplamalara esas alınan münavebe ürünlerinin ve ilgili verilerin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün dava yılına ait olan resmî verileriyle ve taşınmazın niteliği ile uyumlu olduğu, kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlara %4 kapitalizasyon faizi uygulanarak birim metrekare fiyatının belirlenmesinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiği, dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmış olup Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İptal kararları geriye yürümez." hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır." genel hukuki prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında dava tarihinden dört ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.