Danıştay 8. Daire, Adalet Bakanlığının müdahilin baro levhasına yazılmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği kararının iptali istemiyle açılan davada, uyuşmazlığın meslekten çıkarma sonucunu doğurmaması sebebiyle temyiz başvurusunu kesin karar olduğundan incelenmeksizin reddetti.
Özet: Adalet Bakanlığı tarafından bir kişinin baro levhasına yazılma talebinin kabulüne ilişkin Türkiye Barolar Birliği kararının iptali istemiyle açılan davada verilen bölge idare mahkemesi kararının temyiz edilmesi talepleri, uyuşmazlığın meslekten çıkarma sonucunu doğurmaması ve İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde temyize açık olarak sayılan davalar kapsamında olmaması nedeniyle kesin hüküm niteliğinde olduğundan, yasal olarak incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2025/677Karar No : 2025/1250TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARI Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahilin baro levhasına yazılması talebinin uygun görülmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptali istemiyle Türkiye Barolar Birliği'ne karşı açılan davada; ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvurular incelendi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, 46. maddesinde Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.Bu durumda, müdahilin baro levhasına yazılması talebinin uygun görülmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin müdahilin meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir yönü bulunmadığı ve uyuşmazlığın henüz baro levhasına yazılma aşamasında doğduğu dikkate alındığında, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı Kanun'un temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu görülmekte olup temyiz istemlerinin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/01/2025 tarih ve E:2025/50, K:2025/84 sayılı kararı da aynı yöndedir.Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, müdahilin adli yardım istemi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına kesin olarak, 20/02/2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.