Trafik kazası sonrası araç hasar bedelinin tahsili için açılan itirazın iptali davasında, sigorta şirketinin ve KTK m.104 kapsamında oto yıkamacıya bırakılan aracın malikinin işleten sıfatıyla sorumluluklarının tespiti.
Özet: Bu itirazın iptali davası, 21/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı şirkete ait aracın hasar görmesi üzerine açılmıştır. Davacı, kendi kaskosuyla onarttığı aracının zararı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini, 18.195,61 TL asıl alacak ve 4.093,27 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamını ve icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep etmektedir. Davalı sigorta şirketi, zamanaşımı ve poliçe limiti gibi hususları ileri sürerken, diğer davalı araç sahibi ise aracının oto yıkamaya bırakıldığında bir çalışan tarafından çalınarak kullanılması sonucu meydana gelen kazada işleten sıfatının ortadan kalktığını ve sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Bilirkişi raporu, kazada diğer aracın sürücüsünü %100 kusurlu bulmuş, hasar bedelini 16.000 TL olarak belirlemiş ve sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, davalıların zamanaşımı ve yetki itirazlarını reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/398 Esas
KARAR NO :2026/177
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:03/06/2025
KARAR TARİHİ:04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın, 21/09/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine trafik sigortalı, diğer davalıya ait ... plakalı aracın kusurlu hareketi sonucu meydana gelen kazada hasarlandığını, mivekkilinin kendi kasko sigortası üzerinden aracı onarttığını ve bu bedelin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyanla; sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde gerçek zarardan sorumlu olduğunu, hasar bedeline KDV tutarının da dahil edilmesi gerektiğini, olayın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, tüm bu nedenlerle davalı tarafın itirazının iptali ile takibin şimdilik 18.195,61 TL asıl alacak ve 4.093,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.288,88 TL üzerinden devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi özetle; Müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan davanın öncelikle zamanaşımı ve başvuru şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalı sürücünün kusur oranıyla sınırlı olduğunu, talep edilen hasar bedelinin fahiş olup onarıma dair fatura sunulmadığından KDV'nin istenemeyeceğini, haksız fiil nedeniyle avans faizi yerine yasal faiz işletilmesi gerektiğini ve alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Vekilinin cevap dilekçesi özetle; zamanaşımı ve yetki itirazı bulunduğunu,
KTK' nın 104/1.maddesi hükmü gereğince, "Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir." hükmünün düzenlendiğini, müvekkilinin aracını motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan dava dışı "..." isimli işyerine yıkanması için bıraktığını, oto yıkamada çalışan ...'in aracı yıkadıktan sonra müvekkilinin rızası dışında hırsızlayarak sürerken ... plakalı araca çarpmış ve zarara sebebiyet verdiğini, oto yıkamada çalışan işçi tarafından, müvekkilinin bilgisi dışında kullanıldığı sırada gerçekleşen kazada müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, kullanma hırsızlığı neticesinde müvekkilinin işleten sıfatının ortadan kalktığını, oto yıkamacıda çalışan işçinin kusuru sonucunda gerçekleşen kazada müvekkilinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
-18/01/2026 tarihli bilirkişi raporu özetle; 21.09.2022 tarihli trafik kazasında; ... plakalı aracın sürücü ...’ in 100% oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü/malikine atfedilecek kusur bulunmadığı, ... plakalı araçta meydana gelen gerçek zararın hasar tarihi itibariyle 16.000,00 TL mertebesinde olduğu, davacının zararının, davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen KZMMS poliçesi teminat limit ve kapsamı içinde olduğu davacının, davalı sigorta şirketinden zararını talep edebileceği, araç maliki davalı ... yönünden işleten sıfatının değişip değişmediği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, 21/09/2022 tarihli trafik kazasında davacıya ait ... plakalı aracın davalı gerçek kişiye ait ... plakalı araç ile kazaya karıştığı, davacının aracının hasara uğradığı iddiası ile hasar bedeli istemine dayalı başlatılan .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı taraf, zamanaşımı ve yetki itirazında bulunmuş bulup; kazanın 21/09/2022 tarihinde meydana geldiği, takibin 19/09/2024 tarihinde başlatıldığı, davanın 03/06/2025 tarihinde açıldığı, takiple zamanaşımı süresinin kesildiği bu nedenle dava tarihinde henüz 2 yıllık zamanaşımı dolmadığından, zamanaşımı defi yerinde değildir. Davacının adresinin İstanbul/Kağıthane olduğu, zararın haksız fiilden doğduğu HMK 16. Md. uyarınca zarar gören davacının adresinde dava açılabileceği ve takip başlatılabileceği anlaşılmakla yetki itirazı da yerinde görülmemiştir.
"KTK madde 104 – Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım – satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı ve kaza fotoğrafları, taraf beyanları ile birlikte incelendiğinde; davacıya ait ... plakalı aracın ... Otelin otoparkında park halinde olduğu, davalı Melike'ye ait ... plakalı aracın ise aynı otopark içerisinde bulunan "..." isimli işyerine yıkanması için bırakıldığı, dava dışı çalışan ...'in aracı yıkadığı ve geri manevra esnasında davacıya ait araca çarptığı, davalı Melike tarafından aracın yıkanması için oto yıkama işyerine teslim edilmesi ve oto yıkamada çalışan ... tarafından kullanıldığı sırada gerçekleşen kazada, davalının sorumluluğu bulunmadığı gibi, davacı ZMSS şirketinin de sorumluluğu yoktur. Davalı Melike ile oto yıkamada çalışan işçi arasında bağımlılık durumu olmadığından, onun eylemlerinden sorumluluğu da bulunmamaktadır. Davalının işleten sıfatı ortadan kalkmıştır. Artık oto yıkama yeri sahibi işleten gibi zarardan sorumlu olacaktır (Y.17HD, 2015/11163E, 2016/1070K; Y4.HD,2023/8527E, 2025/7140K.). Bu nedenle zarardan KTK madde 104. Md. uyarınca davalıların sorumlu olmadığı anlaşıldığından, davanın pasif husumet ehliyeti yoksunluğuna bağlı dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 615,40-TL' nin 732,00-TL maktu karar harcından mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.700,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davalılar lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesap olunan 22.288,88-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda davanın miktarı ve niteliği itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 04/03/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır