İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminat talebinde, kusur, yetki ve mükerrer ödeme itirazları ile çekişmeli dava.
Özet: Davacının, bir trafik kazasında aracının arkadan çarpması sonucu oluşan 20.000 TL araç değer kaybı tazminatının, kazada tam kusurlu olduğunu iddia ettiği davalı sürücü ile aracın işleteni ve sigorta şirketinden tahsil edilmesi talebiyle açtığı bu davada; davalılar kusursuz olduklarını, aracın hasar ve değer kaybının sigorta şirketlerince zaten karşılandığını, bu talebin mükerrer tahsilat niteliğinde olduğunu ve davalı işletenin yasaya göre sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemişlerdir.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/491 EsasKARAR NO : 2026/147DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 28/08/2024KARAR TARİHİ : 03/03/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Lokman Şimşek'in sürücüsü olduğu ... plakalı araç, 27 Ekim 2023 tarihinde İstanbul Beylikdüzü'nde, davalı ... Oto Servis ve Tic. A.Ş.'nin işleteni, davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu ciddi şekilde hasar gördüğünü, kazaya sebep olan aracın 06.09.2023-06.09.2024 tarihleri arasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, müvekkiline ait aracın sigorta şirketiyle yapılan mutabakat sonucu serviste onarılmış ve bu onarım sürecinde 180.000 TL'lik hasar kaydı oluşturulmuştur. Kazaya ilişkin trafik tutanakları ve TRAMER kayıtları dikkate alındığında davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, kazanın ardından müvekkilinin aracında değer kaybının meydana geldiğini, bu kabın Mahkemece atanacak bilirkişiler tarafından tespit edileceğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, araç değer kaybı için davalılardan müştereken ve müteselsilen 20.000 TL tazminat talep edildiğini, sigorta şirketine yapılan değer kaybı başvurusuna herhangi bir yanıt verilmemiş, bu nedenle İstanbul ve Küçükçekmece Arabuluculuk Bürolarıa başvurulmuş ancak tarafların anlaşamadığını, bu sebeple davalı sürücünün tam kusurlu olduğu trafik kazası sonucu oluşan değer kaybının tazmini ve ... plakalı araca, davalıların taşınır-taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini, tüm bu açıklanan nedenler ile Mahkemeden 20.000 TL araç değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili, ihtiyati haciz kararı verilmesi ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPDavalı ...' in cevap dilekçesinde özetle: öncelikle görev ve yetki itirazında bulunarak davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ve yetkili mahkeme olarak Bakırköy Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğini, meydana gelen trafik kazasının dur-kalk trafikte gerçekleştiğini ve önündeki aracın ani fren yapması sonucu çarpmanın gerçekleştiğini, kendisinin kusursuz olduğunu ve kusur iddiasının haksız olduğunu, kazaya ilişkin tazminat talebinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, davalı kazanın sigorta kapsamında olduğunu ve zararların ... Sigorta A.Ş. Tarafından karşılanması gerektiğini belirtmiştir. Sigorta şirketinin Zorunlu Trafik Sigortası ve Kasko Poliçesi ile zararları karşılaması gerektiğini, ayrıca aracın modeli, değeri ve kilometresi dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, kazaya ilişkin 127.861,51 TL'lik hasarın trafik poliçesi kapsamında ödendiğini ve kasko poliçesi kapsamında 50.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, bu nedenle aynı zarar için tekrar tazminat talep edilmesinin haksız kazanç oluşturacağını ve mükerrer tahsilat teşkil ettiğini, ileri sürerek davanın reddine talep ettiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile, görev ve yetki itirazlarının kabul edilmesini, delillerin değerlendirilmesi sonucunda davanın reddedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili tarafından mahkemeye sunulan 04.10.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından 28/08/2024 tarihinde açılan dava ile, müvekkil firmaya ait ... plakalı aracın diğer davalı ... tarafından kullanılmakta olduğu sırada meydana gelen trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı tazminatı talep edildiğini, Davalı taraf, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) gereğince, dava dilekçesi ile delillerin ibraz edilmesi gerektiğini, ancak bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle karşı delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, davalı davacının araç değer kaybı tazminatı talebinin, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından zaten karşılandığını, Sigorta şirketi, araçtaki hasarın giderilmesi için 127.861,51 TL ödeme yapmış ve ayrıca kasko sigortası kapsamında toplamda 104.980 TL (50.000 TL * 54.980 TL) ödeme gerçekleştiğini, bu ödemelerin araç değer kaybını da kapsadığı belirtilerek, mükerrer tahsilat yapılmak istendiğini, müvekkili firmanın davaya konu kazada herhangi bir dahlinin olmadığını ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca aracın işleteni olmadığını, müvekkili firma söz konusu aracı çalışanı ...'e tahsis ettiğinden, kazanın meydana geldiği tarihte aracı elinde bulunduran kişinin ... olduğunu, kanun gereği, uzun süreli tahsis edilen araçlarda işletenin aracı kullanan kişi olduğu vurgulanarak, müvekkil firmanın hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya tazminat ödemesi yapıldığı ve müvekkili firmanın aracın işleteni olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi, kazaya karışan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Kasko Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, kaza sonucunda davacıya ait aracın hasarına ve değer kaybına ilişkin tüm ödemeleri yaptığını belirtmiştir. Trafik poliçesi kapsamında 120.000 TL, kasko-IMM teminatından 54.980 TL ve değer kaybı için 50.000 TL ödeme yapıldığı vurgulanarak, sigorta şirketinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği ve başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı taraf davanın usule aykırı olduğunu belirterek öncelikle usule ilişkin itirazlarını sunduğunu, müvekkili sigorta şirketi kayıtlarında davacının değer kaybı talebine ilişkin herhangi bir başvuruda bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesi gereğince, sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açılamayacağı açıkça belirtilmiş olup, başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi talep edildiğini, ayrıca davacının eksper raporunu sunmuş olmasına rağmen belirsiz alacak davası açtığı, bu durumun hukuka aykırı olduğu ve davanın bu nedenle de usulden reddedilmesi gerektiğini, esasa ilişkin itirazlarda ise, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu belirtilerek, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, kusur tespitinin yapılabilmesi için bilirkişi incelemesi talep edilmiş ve kaza tespit tutanaklarının kesin delil niteliğinde olmadığını, bunun yanı sıra değer kaybı taleplerine ilişkin hesaplamaların yalnızca ilgili sigorta mevzuatı ve belirlenen formüller çerçevesinde yapılabileceğini, davacının aracının geçmiş kazaları ve hasar dükümü incelenmeden yapılacak bir değer kaybı hesaplamasının eksik olacağı belirtilerek bu hususların detaylı şekilde araştırılmasını, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini belirterek faiz talebinin haksız olduğunu savunmuş, avans faizi yerine yalnızca yasal faizin uygulanması gerektiğini, ayrıca davacının sunduğu raporun mevzuata uygun hesaplama yöntemleri içermediği, bu nedenle değer kaybı hesaplamasının yalnızca yasal çerçevede belirlenen formüllere göre yapılması gerektiğini, delil olarak sigorta hasar dosyaları, ödeme belgeleri, eksper raporları, trafik kazası tespit tutanakları, Tramer kayıtları, geçmiş hasar bilgileri, bilirkişi incelemesi ve tanık ifadelerinin sunulduğunu, ayrıca sigorta şirketine başvurunun olmadığına dair belgeler ve başvuru eksikliğini ortaya koyan evraklar da mahkemeye ibraz edildiğini, başvuru şartı yerine getirilmediği için davanın usulden reddedilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, hasar dosyalarının ve sigorta bilgileriyle ilgili belgelerin celbini, kusur ve değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.DELİLLER:Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ve hasar dosyasının Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.Mahkememizin 10/02/2025 tarihli ara kararı gereğince, dosyanın mahkememizce resen seçilecek; 1 Adli Trafik, 1 Sigorta ve 1 Makine Mühendisi alanında uzman bilirkişilere tevdine karar verilmiş olup, Bilirkişilerin 24/02/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak, "Kusur Yönüyle:DAVALI konumundaki Maliki ... A.Ş.” ye ait olan ... plaka sayılı aracı sevk ve idare eden ...” in, rapor kapsamında izahatları yapıldığı üzere, bahse konu kazanın oluşumunda Asli ve Tam Kusurlu ( %100 oranında ) olduğu,Davacı konumunda olan Maliki kendisine ait olan ... plaka sayılı aracı sevk ve idare eden Lokman ŞİMŞEK” in, rapor kapsamında izahatları yapıldığı üzere, bahse konu kazanın oluşumunda hem 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, hem de 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliği kapsamında herhangi bir kabahati olmadığından Atfi Kabil Kusurunun bulunmadığı,- Dosya muhteviyatında bahse konu meydana gelen trafik kazasında sürücülerin kusurları oranı kapsamında sorumlu oldukları,Hasar Yönüyle:- Dava konusu aracı hasar onarım bedelinin 174.980.-TL olduğu,- Davacı aracındaki değer kaybının 50.000.-TL olduğu,Sigorta Mevzuatı Yönüyle:Davalı ... araç sürücüsü ... ve araç maliki ... A.Ş'nin, değer kaybı zararından TBK ve KTK hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,- Davalı sigorta şirketinin ise ZMSS teminat limit dahilinde sorumluluğunun bulunduğu ve bu sorumluluk bedelini ödediğini, ancak kasko imm teminatı yönünden sorumluluğunun devam ettiğini,- Dosyada görevlendirilen bilirkişilerce yapılan değerlendirme de davacıya ait aracın değer kaybının 50.000,00.-TL olduğu ve işbu ödemenin yapılmış olması sebebiyle bakiye bir alacağın olmadığı dolayısıyla sigorta mevzuatı açısından sorumluluğun devam etmesine rağmen bakiye bir alacak olmadığı," yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.Bilirkişilerin 07/08/2025 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak, "Dava konusu motosikletin onarı masrafının kök raporda belirtildiği gibi 180.480.-TL olduğu, hasar görmesi nedeni ile değer kaybının 75.000.-TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.Bilirkişi kök ve ek raporlarının taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tarafların kök ve ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerini dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.GEREKÇEDava konusu uyuşmazlık konusunun, trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin edilip edilemeyeceği hususuna ilişkin olduğu belirlendi. Dava konusu uyuşmazlık konusunun, 27/10/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığına ilişkin tazminat istemine ilişkin olduğu belirlendi.Trafik kazası sonucu zarar görenin aracında meydana gelen değer kaybından zarar veren sorumludur. Yerleşik yüksek mahkeme içtihatları uyarınca değer kaybı, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki ikinci el değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edilir. Kaza sebebiyle hasara uğrayan aracın onarım masrafı da davacının zararlarındandır ve zarar verenden tazmini talep edilebilir. Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır. Somut olayda 27/10/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana gelmiştir. Denetime elverişli ve usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre, meydana gelen trafik kazasında davacının kusurunun bulunmadığı diğer araç sahibinin ise %100 tam ve asli kusurunun bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişilerce davacının aracında 75.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu hesaplanmıştır. Yapılan kusur tespiti ve zarar hesabının teknik yönden doğru olduğu ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı vekili talep doğrultusunda ıslah dilekçesini sunmak üzere süre verilmiş olup verilen süre içerisinde dosyaya ıslah dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Toplanan tüm deliller ve elde edilen kusur verileri itibari ile meydana gelen değer kaybı zararının taleple bağlılık ilkesi gereğince 20.000,00 TL olduğu, yapılan hesaplamanın uygun olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile birlikte aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;1-Davanın KABULÜNE 20.000,00.-TL değer kaybı ücretinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müteselsil müştereken alınarak davacıya verilmesine, ( davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına)2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.366,20.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 938,60.-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 20.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 427,60.-TL Başvuru Harcı, 427,60.-TL Peşin/nisbi Harcı, 21.000,00.-TL Bilirkişi ücreti, 1.346,50.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.201,70.-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır