Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında, boş imzalanan senedin ödendiği iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti ve ispat yükünün değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, boş olarak imzaladığını belirttiği ve banka yoluyla ödediğini ileri sürdüğü kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibine borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı talep ederken; davalı, davacının konut alımı gibi bağımsız bir borç ilişkisinden kaynaklanan ve ödenmemiş bir borcun bulunduğunu savunmuştur; mahkeme ise, menfi tespit davasına konu kambiyo senetlerinin sebepten mücerret niteliği gereği, ispat yükünün borçlu olmadığını iddia eden davacıda olduğunu belirtmiştir.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/751 EsasKARAR NO :2026/152DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:04/11/2022KARAR TARİHİ:03/03/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aslen Türkmenistan uyruklu olduğunu, davalının müvekkili ile tanıştığını, arkadaşlık kurduğunu, müvekkiline ikamet etmesi sürecinde kullanabilmesi adına borç para verme vaadinde bulunduğunu, müvekkile vereceği borç paraların karşılığında icra müdürlüğü dosyasına konu olan senedin müvekkil tarafından boş bir şekilde imzalanmak suretiyle davalıya verildiğini, müvekkilinin davalıya olan borcunun tamamını banka kanalıyla ödediğini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasının teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, teminatsız takibin tedbiren durdurulması talebi hakkında mahkeme aksi kanaatte ise makul bir teminat karşılığında takibin durdurulmasına kararı verilmesini, davanın kabulüne, müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatıyla sorumlu tutulmasına, tazminatın davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davaya konu takibe ilişkin borca yönelik borcun doğumu ve dahi varlığında yönelik bir itirazda bulunmadığını, borcun doğumunu ve varlığını ikrar ettiğini ve var olan bu borcun ödendiği şeklinde bir itiraz ileri sürdüğünü, bu itiraza dayalı olarak ikrar ettikleri borca ilişkin ödemeyi gerçekleştirdikleri beyanlarına dayanak olarak banka dekontlarını ibraz ettiğini, davacı tarafın aslen Türkmenistan vatandaşı olduğunu, taraflar arasında gayrimeşru bir gönül ilişkisi olduğunu, davacı tarafın Türkiye'de bir oturum izni almak istediğini, bu oturum iznine dayanak gösterilecek olan konutun müvekkilince alınıp sonrasında bu bedelin davacı tarafça müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırılarak davacı tarafın mülkiyetine geçirildiğini, böylece davacı tarafın Türkiye'de oturma izni sahibi olduğunu, ikametini devam ettirdiğini, takip dayanağı bononun 2020 yılına ait olduğunu bahse konu konutun alındığı tarihin ise 2021 yılı olduğunu, bu sebeple davaya konu bononun tarafları arasındaki bağımsız bir borca binaen olduğunu, öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, aksi takdirde davanın esastan reddine, itirazın haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle de davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava harç ve gider avansları ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... sayılı 08/10/2025 tarihli görevsizlik kararı uyarınca Tevzi Bürosunca mahkememize tevzi olunduğu ve Mahkememizin 2025/751 Esas numarasına kaydı yapılmıştır. GEREKÇEDava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı talebine ilişkin olduğu belirlendi. Dava konusu dosya ve istinaf mahkemesi kararı incelendiğinde dosyanın görevsiz mahkemece sonuca bağlandığı görevli mahkemenin mahkememiz olduğunun belirlendiği anlaşılmakla,Usul ekonomisi gereğince görevsiz mahkemece yapılan işlemler incelenmiş olup, toplanan deliller alınan alanında uzman bilirkişi raporları ayrı ayrı değerlendirildiğinde, dava konusunun menfi tespit davası olduğu, senet yönünden borçlu olmadığı iddiası davacı tarafından ileri sürüldüğü, yapılan incelemeyle birlikte bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Uyuşmazlık konusu anılan bono incelendiğinde bedele ilişkin herhangi bir nakden ya da malen kaydı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiğinden söz edilemez. Ayrıca senet alacaklısı dava dışı ..., senet borçlusu ise davacı taraftır. Davalı ise yetkili hamil olduğundan icra dosyasında alacaklı huzurdaki davada ise davalıdır.Tüm dosya kapsamında tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde borcun kambiyo senedinden kaynaklandığı, davalı alacaklının yetkili hamil olduğu, senedin dava dışı Zeynep ile davacı arasında düzenlendiği, senet üzerinde nakden veya malen ibarelerinin bulunmadığı, ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve davacı tarafın borçlu olmadığını ispat edemediği, yapılan ödemeler iddiası yönünden yapılan incelemede banka dekontları yönünden gerekli belgeler değerlendirilmiş olup, alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan incelemede söz konusu ödemelerin bonoya ilişkin olmadığı, bu yönde delilin dosyada bulunmadığı tespit edilmiş olup, tüm toplanan bu deliller neticesinde ispatlanamayan davanın reddine ve kötü niyet tazminatı yönünden şartları oluşmadığından reddine hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 561,22.-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan; 100,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 100,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır