Belediye ile yüklenici şirket arasındaki çöp toplama ve şehir temizliği hizmeti sözleşmelerinden kaynaklanan temerrüt faizi ve iş eksilişi alacakları davasının temyiz incelemesi.
Özet: Çöp toplama hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan gecikmiş ödeme faizi ve iş eksilişi alacakları nedeniyle bir yüklenici şirket ile belediye arasında süren davada, ilk derece mahkemesi temerrüt ihtarının eksikliği nedeniyle faiz taleplerini reddederken, iş eksilişi alacağını kabul etmiş, bu karar tarafların istinafı ve bölge adliye mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği kararın ardından her iki tarafça temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ilgili dairesince dosya incelemeye alınmış ve duruşma günü belirlenmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/1942 E.  ,  2025/4437 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1742 E., 2025/763 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/286 E., 2021/334 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleşen davalarda taraf vekillerince temyiz edilmekle ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
A. ASIL DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, çeşitli tarihlerde, davalı ... sınırları içerisinde bulunan mahallelerin çöplerinin toplanması, taşınması ve şehir temizliğinin yapılması işini konu alan sözleşmeler düzenlendiğini, şartnamede hakediş ödemelerinin en geç hangi tarihte yapılacağı düzenlenmiş olmasına rağmen, davalı idarenin bu hükümlere aykırı olarak ödemeleri sürekli geciktirdiğini, müvekkilinin 2012-2017 yılları arasındaki hakediş alacakları için vade tarihlerinden, ödeme tarihlerine kadar temerrüt faizi alacağı bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 3.958.750,62 TL'ye arttırmıştır.
B. BİRLEŞEN 2018/287 ESAS SAYILI DAVA
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında çeşitli tarihlerde düzenlenen, davalı ... sınırları içerisinde bulunan mahallelerin çöplerinin toplanması, taşınması ve şehir temizliğinin yapılması işini konu alan sözleşmelerden kaynaklı toplam 18.742.192,18 TL tutarındaki asıl alacağın ve 471.103,34 TL işlemiş faizin tahsili için davalı idare hakkında başlattıkları icra takibine, davalının işlemiş faiz yönünden haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin 448.600,00 TL işlemiş faiz yönünden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
C. BİRLEŞEN 2018/288 ESAS SAYILI DAVA
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı belediyenin 2014/137184 İhale Karar Numaralı hizmet alım işi kapsamında iş eksilişine gittiğini, gerçekleşen hizmet tutarı, sözleşme bedelinin %80'nin altında kaldığından, yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderler ve yüklenici kârına karşılık, sözleşme bedelinin %80 ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'inin ödenmesi gerektiğini, sözleşme bedelinin 32.852.414,17 TL, gerçekleşen hizmet bedelinin 22.261.700,68 TL olduğunu, buna göre müvekkiline aradaki farkın %5’i olan 401.011,53 TL'nin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 401.011,53 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen 2018/287 Esas sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; faiz alacağının zamanaşımına uğradığını, bir borca faiz yürütülebilmesi için borcun muaccel olmasının yeterli olmadığını, alacaklının, borçluya ayrıca temerrüt ihtarı göndermesi gerektiğini savunarak, asıl ve birleşen 2018/287 Esas sayılı davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2018/288 Esas sayılı davaya karşı verdiği cevap dilekçesinde ise; davacının aralarında bulunduğu isteklerinin Kamu İhale Kurumuna yapmış oldukları itiraz sonucu, yasal imkansızlık nedeniyle sözleşmenin imzalanmasının belirli bir süre geciktiğini, bu dönemde işin pazarlık usulüyle çeşitli firmalara yaptırıldığını, davacı tarafından 33 ay verilmesi gereken hizmetin 22 ay verildiğini, müvekkili idarenin bu yönden bir kusuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli kararı ile davalı iş sahibi idare usulüne uygun ihtarname ile temerrüde düşürülmediğinden asıl ve birleşen 2018/287 Esas sayılı davalarda davacı yüklenicinin temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığı, birleşen 2018/288 Esas sayılı davadaki talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen 2018/287 Esas sayılı davaların reddine, birleşen 2018/288 Esas sayılı davanın kabulü ile 401.011,53 TL'nin davalı iş sahibi belediyeden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli kararı ile davacı yüklenici şirketin faturaları davalı idareye ibraz ettiği, ancak ödemenin yapılmaması üzerine ihtarname göndererek, davalıyı temerrüde düşürmediği, ödeme istemiyle çeşitli tarihlerde gönderdiği yazıların belirli bir süre içerisinde bir borcun ödenmesi ihtarını içermediği, TBK'nın 117. maddesindeki temerrüt şartlarını oluşturmak için yeterli unsurları taşımadığından temerrüt halinin oluştuğundan söz edilemeyeceği, bu itibarla asıl ve birleşen 2018/287 Esas sayılı davanın reddine dair verilen hükümlerin yerinde olduğu, birleşen 2018/288 Esas sayılı dava yönünden yapılan incelemede; somut olayda, davacı yüklenicinin Kamu İhale Kurumuna yaptığı itiraz nedeniyle, işin 11 aylık gecikmeyle 01.12.2015 tarihinde başladığı, davacının, verdiği hizmet süresinin karşılığını aldığına göre, başkaca bir alacağı kalmadığı, bu itibarla birleşen 2018/288 E. sayılı davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.10.2024 tarih ve 2023/2380 Esas, 2024/3064 Karar sayılı kararıyla, davacı yüklenicinin 2018/288 Esas sayılı davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine, asıl davada ve birleşen 2018/287 Esas sayılı davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı yüklenici tarafından, davalı iş sahibi idareye gönderilen 18.11.20 17... .02.2017 tarihli yazıların içeriği itibariyle, TBK'nın 117. maddesi hükmü uyarınca temerrüt ihtarı niteliğinde olduğu, bu durumda, bahsi geçen ihtarnamelerde yazılı 2014/728 47... /13194 ihale kayıt numaralı sözleşmelere dayalı ve miktarı belirtilen alacaklar yönünden, davacı yüklenicinin, davalı iş sahibi idareyi, ihtarnamelerin tebliğ tarihleri itibariyle temerrüde düşürdüğü ve bu nedenle, ihtarnamelerin tebliğ tarihlerinden itibaren temerrüt faiz talep edebileceği gözetilerek, bilirkişiden bu hususta ek rapor alınıp, asıl ve birleşen 2018/287 Esas sayılı davada sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4735 sayılı Yasanın 24. maddesinin sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksikliği ve işin tasfiyesine ilişkin olduğu, son fıkrasının ise götürü bedelli işlerde, işin %80' inden daha düşük bedelle tamamlanacağının anlaşıldığı durumlarda uygulanmasının mümkün olduğu, somut olayda, davacı yüklenicinin Kamu İhale Kurumuna yaptığı itiraz nedeniyle, işin 11 aylık gecikmeyle 01.12.2015 tarihinde başladığı, davacının verdiği hizmet süresinin karşılığını aldığına göre, başkaca bir alacağı kalmadığı, bu itibarla birleşen 2018/288 E. sayılı davanın reddine karar verilmesi gerektiği; birleşen 2018/287 Esas sayılı davaya konu alacak yönünden davacı yüklenicinin, takip ve davaya konu faturaları davalı idareye ibraz ettiği, ancak ödemenin yapılmaması üzerine ihtarname göndererek davalıyı temerrüde düşürmediği, bu nedenle bu birleşen davanın da reddi gerektiği; asıl dava yönünden yapılan yapılan incelemede; bozma kararında belirtildiği üzere, 18.11.20 26... .02.2017 tarihli yazılarla davacı yüklenicinin 2014/728 47... /13194 ihale kayıt numaralı sözleşmelere dayalı alacakları yönünden, davalı iş sahibi belediyeyi temerrüde düşürdüğü, bu nedenle anılan yazıların tebliğ tarihlerinden itibaren temerrüt faizi talep edebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 466.622,33 TL temerrüt faizi alacağının davalı belediyeden tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen 2018/287 Esas, 2018/288 Esas sayılı davaların reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davalarda davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davalı iş sahibi belediyenin hakediş ödemelerini, sözleşmenin 12. ve HİGŞ'in 42. maddesinde belirtilen 30 günlük sürede yapmadığını, bu sürenin sona erdiği gün temerrüt faizinin işlemeye başlayacağını, temerrüt faizi hesabının ihtarname tarihinden değil sözleşmedeki ve şartnamedeki hakediş, tarihinden başlaması gerektiğini, sözleşmenin kesin vade içerdiğini, kaldı ki her ay fatura düzenlenerek, davalıya gönderildiğini, davalının itiraz etmeden faturayı kabul ettiğini, yine TTK 1530. maddesinde "faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda...borçlu ihtara gerek kalmaksızın mütemmerit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır.." düzenlemesine yer verildiğini ve bu düzenleme ile ihtarsız temerrüt ilkesinin kabul edildiğini, bilirkişinin faiz hesabına hatalı yaptığını, asıl dava tarihine kadar faiz hesabı yapılması gerektiğini,
b. Birleşen 2018/288 Esas sayılı dosyada iş eksilişinden kaynaklı, yasaya dayalı tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, talebin 4735 sayılı Yasanın 24/son fıkrasına dayandığını, öte yanda bu alacak yönünden faiz başlangıç tarihi, dava tarihi değil, iş bitim tarihi olması gerektiğini, ayrıca belediyenin 26.02.2018 tarihli yazı ile bu bedeli ödemeyi kabul ettiğini, istinaf dairesinin bu davaya ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2. Asıl davada davalı iş sahibi belediye vekili temyiz dilekçesinde;
Belediye kayıtlarında inceleme yapılmadan sonuca gidildiğini, temerrüt ihtarı bulunmadığını, sözleşmede belirli kesin bir vade bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl ve birleşen 2018/287 E. sayılı davalarda eser sözleşmesine dayalı temerrüt faiz alacağı, birleşen 2018/288 E. sayılı davada ise iş eksilişine gidildiği iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin ve asıl dava davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dairemizde duruşmada vekili hazır bulunan, asıl davada davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.