Kadastro Tespiti ve Tapu Kayıtları Uyuşmazlığı: Orman ve Hazine Davalarıyla Birleşen Taşınmaz İhtilafında Yargıtay Bozması Sonrası Yeniden İncelenen Karmaşık Bir Dava.
Özet: Uyuşmazlık konusu parsellerin kadastro tespiti ve tesciline yönelik açılan itiraz ve birleşen davalarda, ilk derece mahkemesinin kararları Yargıtayca birden fazla kez bozulmuş; bozma ilamlarına uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda Orman İdaresinin davasının kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne ve asli müdahil davalarının reddine karar verilmiştir. Bu süreçte mahkeme, eski tapu kayıtlarının güncel parsellerle uyumu, zilyetlik durumları ve taşınmazların orman vasfı gibi çok yönlü uyuşmazlıkları detaylıca incelemiş, özellikle önceki bozmalarda vurgulanan kadastro tutanaklarının, tapu revizyonlarının ve orman kadastrosu sınırlarının tespiti eksikliklerini gidermeyi hedeflemiştir. Yargıtayın şimdiki incelemesi, bozma sonrası verilen bu yeni kararın usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunu değerlendirmektedir.
8. Hukuk Dairesi         2024/1930 E.  ,  2025/7557 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2016/396 E., 2021/208 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; orman idaresinin davasının kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili, asli müdahiller vekili, birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları ve davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar ... ve ..., Asliye Hukuk Mahkemesine verdikleri 30.06.1983 günlü dava dilekçelerinde; ... Mahallesinde bulunan 1 10... , 125, 126, 127, 128, 1 30... numaralı taşınmazların, Şubat 1926 tarihli ve 29 sıra numaralı tapu kaydı ile murislerine ait olduğu ve zilyetliklerinde bulunduğu halde Hazine adına tespitlerinin yapıldığını, komisyona yaptıkları itirazlarının reddedildiğini belirterek, komisyon kararının ve yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Birleşen dosya davacıları ...,...,.....tarafından Hazineye karşı açtıkları davada; Şubat 929 tarihli ve 3 numaralı ve Nisan 1952 tarihli ve 37 numaralı tapu kayıtları ile babaları...adına kayıtlı taşınmazların kadastro sırasında 1 10... , 124, 1 25... sayılı parsellerle Hazine adına tespit gördüğünü belirterek, kadastro komisyonunca Hazine adına yapılan tespitin iptali ile bu taşınmazların adlarına tescilini talep etmişler, bu dosya mahkemenin 1983/438 Esas sayılı sırasına kaydedilmiş ve temyize konu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Orman İdaresinin, .... Mahallesi 1 10... , 1 24... parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açtığı davalar bu dosya ile birleştirilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleşmediği gerekçesiyle dosya görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı ... İdaresinin davasının kabulü ile 1 10... , 1 24... numaralı parsellerin tespitlerinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine, davacı ... ve arkadaşlarının davalarının reddine ve 1 10... , 126, 127, 128, 1 30... numaralı parsellerin tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalılar ve birleştirilen dosya davacıları ... ve arkadaşları tarafından birleşen dosyada dava ettikleri 1 10... , 124, 1 25... parseller ile murislerinin tespit maliki olduğu 1 10... parsel yönünden temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20 Hukuk Dairesinin 2014/8594 Esas ve 2015/2146 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; " temyize konu dosya ile birleşen ... ve arkadaşları tarafından açılan dava hakkında karar verilmediği, bu kişiler karar başlığında birleşen dosya davacıları olarak gösterilmediği, yalnızca davalı olarak yer aldıkları, gerekçede de davaları hakkında açıklama yapılmadığı, oysa...ve arkadaşları tarafından birleşen dosyada 1 10... , 124, 1 25... parselleri dava ettiği, dava konusu taşınmazlardan 1 10... sayılı parselin tespit malikleri olduklarından, hem davacı hem de davalı sıfatlarının devam ettiği, birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları dava açarken; Şubat 929 tarihli ve 3 numaralı ve Nisan 1952 tarihli ve 37 numaralı tapu kayıtlarına dayanmış oldukları halde, bu tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği, görmüş ise revizyon gördüğü parselere ait kadastro tutanağı davalı ise dava dosyası, tapuya tescil edilmişse tapu kaydının dosya arasına getirtilmediği, Nisan 1952 tarihli ve 37 numaralı tapu kaydının 1 10... parsele revizyon gördüğü, bu parsele Orman İdaresi tarafından dava açıldığı, dava sonucu revizyon gören tapu kaydının 1 10... parsele uymadığı gerekçesi ile Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verildiği, temyize konu taşınmazlardan olan 1 10... , 1 24... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu ... Köyünde daha önce orman kadastrosunun yapılmadığı, 1 10... ve 126 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu .... Beldesinde ise, 1975 yılında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu olup, 1 10... ve 126 parsel sayılı taşınmazlar kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı, bu hususlar dikkate alınarak temyize konu parseller açısından eski ve yeni memleket haritaları ve hava fotoğrafları dosya içerisine alınarak yeniden keşif yapılması, çekişmeli 1 10... , 1 24... parsel sayılı taşınmazların öncesi itibari ile orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde; hem 1 10... , 1 24... parseller açısından hem de kesinleşen tahdit sınırları dışında kalan 1 10... ve 126 sayılı parseller açısından; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kaydı varsa tedavülleriyle birlikte uygulanması, uygulamada tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulması, tapu kaydının mahalline uyduğu saptandığı takdirde, çekişmeli taşınmazın orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kaydının;1 10... , 1 24... parseller açısından 47 85... sayılı Kanun'lar kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediğinin değerlendirilmesi, dayanak tapu kaydı şayet değişebilir sınırları içeriyorsa, tapu kaydının miktarı ile geçerli sayılması gerektiğinin düşünülmesi, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması, tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsamadığı belirlendiği takdirde bu sefer, birleşen dosya davacıları-davalılar olan...ve arakadaşları yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılması" gereğine değinilmiştir.
Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında, ... ve arkadaşları davaya müdahil olmuş ve dava konusu taşınmazların Şubat 1289 tarihli ve 75 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını, murisleri ...'nin tapu maliki... mirasçısı olup kendilerinin de miras payı olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptali ile miras hissleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda;dava konusu 1 10... , 1 24... parsel sayılı taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olduklarının denetime elverişli bilirkişi raporları ile belirlendiği, dayanak kayıtlarından Nisan 1952 tarihli ve 37 numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğu, tapu kaydının değişebilir sınırlı olması nedeniyle miktarı itibariyle geçerli olduğu, taşınmazın miktar itibariyle 1 10... parsel sayılı taşınmaza uyduğu, davacılar ... ve... ile asli müdahillerin dayanak tapu kayıtlarının değişebilir sınırlı olması nedeniyle miktarı itibariyle geçerli olduğu, tapu kayıtlarının başka taşınmazlara revizyon gördüğü, uygulanma imkanının bulunmadığı, 127, 128, 1 30... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacılar ... ve...'un davasının reddine karar verildiği ve tarafların temyiz kanun yoluna başvurmadıkları, bu bağlamda belirtilen taşınmazlar yönünden hükmün kesinleştiği, davacıların dayanak tapu kaydı olan Şubat 1929 tarihli ve 3 numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı mahkememizce kabul edilmekle, davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, dava konusu 122, 1 24... parsel sayılan taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tespitinin yapılması, davacılar ... ve .... ile asli müdahillerin dayanak tapu kayıtlarının dava dışı taşınmazlara revizyon görmesi ve tarafların temyiz kanun yoluna başvurmamaları dikkate alınarak davalarının reddine karar verilmesi, davacılar ..., ..., ..., ..., ...'in dayanak kaydı olan Nisan 1952 tarihli ve 37 numaralı tapu kaydının miktar itibariyle 1 10... parsel sayılı taşınmaza uyması nedeniyle tespit maliki .... oğlu ... adına tespitinin yapılması gerektiği, 125 parsel sayılı taşınmazda imar-ihyanın yapılmaması nedeniyle taraflar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmaması, 1 10... ve 124 parsel sayılı taşınmazların orman olması nedeniyle bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesi, 1 10... , 127, 128, 1 30... parsel sayılı taşınmazların tespit malikleri adına tespit edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Mahkememiz tarafından 126 parsel sayılı taşınmazın 4...8 T.C kimlik numaralı ... mirasçıları adına tespitine karar verildiği, ancak hükümde ... mirasçıları yerine farklı bir mirasçının mirasçıları ve pay oranları belirtilmek suretiyle hata yapıldığı anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 304. maddesi uyarınca hükümde yapılan açık hatanın tashih şerhi ile düzeltilmesine karar verilerek 4...8 T.C kimlik numaralı ...'in mirasçılarının tashih şerhi ile yeniden düzenlendiği, 1 10... , 127, 1 28... parsel sayılı taşınmazların davacılar ... ve ....un ve asli müdahillerin davasının reddine, davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, davacılar ..., ..., ..., ..., ...'in davasının kısmen kabulüne, Mersin ili .... ilçesi .... Mahallesi, 1 10... , 1 24... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile tespitteki yüzölçümü ve "orman" vasfı ile Hazine adına tesciline, 1 10... , 127, 128, 1 30... parsel sayılı taşınmazların tespitteki yüzölçümü ve vasfı ile tespit malikleri adına tesciline, 1 10... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tespitteki yüzölçümü ve vasfı ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili, birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları ile asli müdahiller vekili ve davalı ... mirasçısı ... tarfından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 17.01.2023 tarihli ek karar ile asli müdahiller vekilinin süresinde temyiz giderlerini yatırmaması sebebi ile temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ve işbu ek karar asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Asli müdahiller vekilinin 17.01.2023 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazları bakımından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı ... vekili, birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları ve davalı ... mirasçısı ...'un temyiz itirazları bakımından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili, birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları ve davalı ... mirasçısı ...'un temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1. numaralı bentte açıklanan nedenlerle asli müdahiller vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 17.01.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA,
2. numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili, birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları ve davalı ... mirasçısı ...'un temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70'şer TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.