Çatı aktarma işi sırasında meydana gelen ölümcül iş kazasında destekten yoksun kalma tazminatı talebinin, Yargıtay bozması sonrası davalının kusursuz bulunmasıyla reddi.
Özet: Müteveffanın çatı onarımı yaparken iş kazası sonucu vefat etmesi üzerine mirasçıları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davacılar lehine verdiği tazminat kararı, davalı tarafından temyiz edilmiştir; Yüksek Mahkeme, davanın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi, tarafların kusur oranlarının yerinde keşif ve uzman bilirkişi raporuyla belirlenmesi, ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bu veriler ışığında destekten yoksun kalma ile manevi tazminatın yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozarak dosyayı geri göndermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/380 E., 2024/401 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı...'ın 02.12.2014 tarihinde davalıya ait işyerinin çatı aktarma ve yenileme işini yapmakta iken iskeleden düşmek suretiyle hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının açık kusurunun bulunduğunu, güvenli çalışma yapılması için hiçbir bir tedbirin alınmadığını, çalışan işçilere emniyet kemeri verilmediğini, davalı ... hakkında Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, miras bırakanın davalı iş yerinde çalışırken vefat ettiğini, müteveffaya atfedilecek bir kusur olmadığını, meydana gelen iş kazasından dolayı davacı müvekkillerinin maddi olarak her türlü ihtiyaçlarını karşılayan desteklerini kaybettikleri gibi manevi olarak da büyük bir üzüntü yaşadıklarını ve halen üzüntülerinin devam ettiğini, açıklanan nedenlerle destekten yoksun kalan eşi ... için 10.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL maddi, çocukları ..., ..., ..., ... ve ...'in her biri için 2.000,00 TL manevi, 500.00'er TL maddi tazminat toplamı 23.500,00 TL tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kazanın meydana geldiği 01.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'in diğer davalı şirketin ortağı olup şirketten ayrı olarak iş yapmadığını, işçi çalıştırılmadığını dava her ne kadar şirket adına açılmış ise de tüzel kişiliği haiz şirketlerde ortakların şirket borçlarından sorumluluklarının bulunmadığını, davanın ... yönünden husumet yokluğundan reddini istemiş, hayatını kaybeden...'ın serbest çalışan, kendi emri altında çalıştırdığı işçileri, kendi çalışma ekipmanları olan ve sipariş üzerine tamir-tadilat işi yapan bir kişi olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin müteveffa ile birkaç saat sürecek olan çatı onarımı-aktarma işinin belli bir ücret mukabilinde yapılması için anlaştığını, her ne kadar ceza dosyasında bilirkişi müvekkiline kusur atfetmiş ise de hukuk hakimi kesinleşmiş ceza kararına konu maddi olgularla bağlı olup, ceza yargılaması sürecinde belirlenen kusur oranları ile bağlı olmadığını, esasında müvekkilinin dosya konusu olayda kusuru olmadığını belirterek dava şartı yokluğu nedeni ile ve esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.05.2018 tarihli kararı ile davacılar için aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan toplam 260.583,47 TL üzerinden maddi tazminat taleplerinin kabulü gerektiği, davacıların ölene yakınlık dereceleri itibarıyla ölenin eşi ile çocukları olmaları nedeniyle üzülüp acı ve elem duymaları kaçınılmaz olduğundan manevi tazminat talebi yönünden olayın oluş şekli ile bu kişilerin sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı eş için 10.000,00 TL çocuklar lehine ayrı ayrı 2.000,00 TL toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Gıda ve San Ürün. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 18.05.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce, mahkemece yerinde keşif yapılmak suretiyle konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor alarak davacıların murisine ve davalı iş sahibine ait kusur oranlarını, ağırlıklı kusurun yüklenicide olduğunu gözeterek eser sözleşmesinin ilke ve kurallarına göre belirlemek gerektiği, iş sahibinin kusurlu olduğu anlaşılırsa bu kusur oranına göre destekten yoksun kalma tazminatını hesaplayan bilirkişiden ek rapor almak ve ayrıca manevi tazminat istemini de değerlendirmek ceza mahkemesince taksirle ölüme neden olma suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin temyiz incelemesinin sonucu beklenerek, cezanın kesinleşmesi halinde ceza mahkemesinin kararı da gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden temyiz olunan hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davalı ...'in ceza yargılamasında beraat ettiği, bilirkişi raporu ile de davacıların desteğinin ölümü ile sonuçlanan olayda davalıların kusursuz olduğunun tespit edildiği, davaya konu eser sözleşmesinin davacıların desteği müteveffa ... ile ...Ltd. Şti. arasında kurulduğu, şirket yetkilisi diğer davalı ...'in işbu davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın her iki davalı bakımından da reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. ...'ın yapılan işe ilişkin yüklenici olduğu iddiasını kabul etmenin, imkânsız olduğunu, tanıkların kendilerinin de... gibi yevmiye aldıklarını ve davacıların yeterli tedbirleri almadıklarını beyan ettiklerini,b.Hükme esas alınan raporlara katılmanın mümkün olmadığını, işin niteliği tüm dosya kapsamı dikkate alındığında vefat edinin olayda %100 kusurlu olduğunu kabul etmenin gerçek dışı olduğunu, mevcut raporların bozma ilamı ile uyuşmadığını, c.Ceza Yargılaması kapsamında verilen beraat kararının hukuk mahkemesinde bağlayıcı olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen kazada vefat eden yüklenicinin mirasçılarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.