Orman İdaresinin, 3093 sayılı parselin orman vasfıyla tescili talebiyle açtığı kullanım kadastrosuna itiraz davasında, 2/b uygulama ve harita hataları ile yetersiz bilirkişi raporları nedeniyle mahkeme kararlarının bozulması.
Özet: Orman İdaresinin, 3093 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tescilinin, 2/b madde uygulama tutanak ve haritalarının zemine hatalı aplike edilmesinden kaynaklandığını iddia ederek orman vasfıyla tescilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin önceki bozmaya rağmen esaslı iddiayı araştırmaksızın verdiği ret kararı, uzman raporlarının yetersizliği ve bozma gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle Yargıtay tarafından tekrar bozulmuş; Yargıtay, yöredeki orman tahdit, aplikasyon ve 2/b çalışmaları ile ilgili orijinal belgelerin incelenerek, 2/b uygulama tutanak ve haritalarının zemine yanlış aplike edilip edilmediği hususunun doğru bir şekilde tespit edilmesini ve taşınmazın hukuki niteliğinin buna göre belirlenmesini emretmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2023/5350 E.  ,  2025/7552 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2022/9 E., 2023/46 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, ... çalışma alanında bulunan 3093 parsel sayılı 769,49 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş ve beyanlar hanesine, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...., ... ve ...'nin 1/3'er hisselerle kullanıcı olduğu şerhi düşülmüştür.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesi gereğince yapılan çalışmalarda 3093 sayılı parselin tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini, bu çalışmalarda 20.06.1989 tarihinde kesinleşen 2/B çalışmalarıyla düzenlenen P.XX numaralı 2/B madde uygulama tutanağının zemine yanlış aplike edildiğinin tespit edildiğini, söz konusu yanlış aplikasyon sonucu ... numaralı parselin sınırları ve yüzölçümünün yanlış tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmaz her ne kadar tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ise de, taşınmazın orman sayılan yerlerden bulunduğundan yapılan tespitin iptaliyle, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, .... ... mevki .... parsel sayılı 769,49 m² miktarındaki taşınmazda yapılan tespit işleminin iptaliyle, dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesindeki 3 ve 4 numaralı şerhlerin silinmesine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.05.2014 tarihli ve 2014/3761 Esas, 2014/ 5580 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verimiştir.
Bozma ilamında özetle; “hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın bir kısmının P. XX numaralı 2/B parseli içinde, bir kısmın ise orman alanında kaldığı belirtilmiş olmasına karşın, raporun sonuç kısmında taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, taşınmazın ormanda ve 2/B alanında kalan kısımlarının miktarlarının da belirtilmediği açıklanarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması kesinleşmiş olduğuna göre, İlk Derece Mahkemesince, orman kadastro tutanakları ile 2/B ve Ek-4 üncü madde çalışmalarına ilişkin tutanak, belgeler ve haritalar ilgili yerlerden getirtilip yeniden keşif yapılması, taşınmazın orman alanında kaldığının tespiti halinde davacının davasının kabulüne karar verilmesi, ancak dava konusu taşınmazın 2/B alanında kaldığı belirlenirse, bu sefer, dava konusu taşınmazın eylemli orman olup olmadığının saptanması, eylemli orman olması halinde davanın kabulüne, eylemli orman olmaması halinde ise davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu .... çalışma alanında bulunan 3093 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.11.2021 tarihli ve 2021/13115 Esas, 2021/11064 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; "İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma kararının gerekleri yerine getirilmediği, davacı ... İdaresinin kullanım kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazın 2/B madde uygulama tutanak ve haritasının zemine yanlış aplike edildiğini ve bunun sonucu olarak kullanım kadastro paftasının hatalı düzenlendiğini ileri sürerek dava açtığı, önceki bozma ilamında da bu iddianın araştırılması istendiği, ancak hükme dayanak raporu hazırlayan orman bilirkişi tarafından, davanın konusu ile ilgisiz olarak taşınmazın eski tarihli resmi belgelere göre orman sayılıp sayılmadığı yönünden rapor tanzim edildiği, bozma gereği gibi rapor düzenlenmediği; bu sebeplerle öncelikle, yörede yapılan bütün orman tahdit, aplikasyon ve 2/B madde çalışmalarına ilişkin tutanaklarının ve orman tahdit haritaları ile aplikasyon ve 2/B madde haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneğinin ve 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek-4 üncü madde uyarınca yapılan düzeltme ve aplikasyon işlemine ilişkin tutanak, belge ve harita ile kullanım kadastro paftasının getirtilmesi ve yeniden keşif yapılarak bu belgelerin uygulanması dava konusu taşınmazın ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ve Ek-4 üncü madde uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme paftasına göre konumunun belirlenmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın kısmen orman tahdidi içinde kısmen 2/B alanında kaldığı belirlendiğinden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 3093 parsel sayılı taşınmazın 08.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 168,83 m²lik kısım hakkında düzenlenen kullanım kadastrosu tespitinin iptaline, 168,83 m²lik bölümü çıkarıldıktan sonra kalan 600,66 m²lik kısmının ise tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesindeki şerhlerin devamına karar verilmiş, 14.07.2023 tarihli tashih şerhi ile hüküm kısmı; "3093 parsel sayılı taşınmazın 08.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 600,66 m²'ik kısım hakkında düzenlenen kullanım kadastrosu tespitinin iptaline, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 600,66 m²lik bölümü çıkarıldıktan sonra kalan 168,83 m²lik kısmının ise, tespitte belirlenen tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesindeki şerhlerin bu kısım bakımından devamına" şeklinde düzeltilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar ve tashih şerhi usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun hükmün tashih şerhi ile birlikte ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.