İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminat davasında sürücü kimliği tespiti, sigorta şirketi başvuru şartları ve maluliyet oranının belirlenmesi ile hatır taşıması savunması ele alınıyor.
Özet: Bu tazminat davasında, 18/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak ağır yaralanan davacı, kazanın tek taraflı olup direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesiyle gerçekleştiğini ve resmi kaza tutanağındaki sürücü bilgisinin hatalı olduğunu iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı giderleri için sigorta şirketi olan davalıdan maddi tazminat talep etmektedir. Davacı, sigorta şirketine yaptığı başvurunun sonuçsuz kaldığını ve arabuluculuk sürecinin başarısız olduğunu belirtirken, davalı sigorta şirketi ise, davanın açılmasından önce yapılan başvurunun eksik belge nedeniyle usulsüz olduğunu, zorunlu maluliyet raporu gibi belgelerin sunulmadığını, dolayısıyla dava şartının yerine getirilmediğini ve taleplerin poliçe kapsamı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemekte, ayrıca hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirtmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/377 EsasKARAR NO : 2026/239DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 24/05/2024KARAR TARİHİ : 13/03/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle 18/09/2022 tarihinde ---------, sevk ve idaresindeki ---------- plaka numaralı aracı ile seyrederken --------- kavşağına 300 metre kala direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın ön kısımları ile kavşak öncesi yön levhasına çarpması neticesinde tek taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili --------- ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, kaza tespit tutanağında sürücünün -------olduğu belirtilmiş olsa da olay anında aracı kullanan şahısın ---------- olduğunu, yolcu konumunda bulunan ---------- ve aracı kullanan sürücü ----------- konumunun, kaza sonrasında tespit edilemediğini, aracın devrilmesi sebebiyle yaralıların yatık araçtan çıkarıldığını, bu nedenle kimin sürücü olduğunun tespit edilmesinin güç olduğunu, araçta bulunanların ağır yaralanmaları sebebiyle hastaneye sevk edilmiş olup ifadeleri alınmadığı için bu yanlışlık konusunda olay anında beyanda bulunamadıklarını, kazaya sebebiyet veren --------- plakalı aracın davalı --------- Şirketi tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, bu nedenle müvekkilinin meydana gelen geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, geçici bakım ve bakıcı giderlerinin davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkilinin uğradığı maddi zararın davalı sigorta şirketlerince ayrı ayrı kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitleri dâhilinde karşılanması gerektiğini, müvekkilinin tedavi sürecinin çok uzun sürdüğünü, birçok ameliyat geçirdiğini, davayı açmadan önce davalı --------- Şirketi'ne dilekçe ile 06/12/2023 tarihinde ulaşıldığını, yapılan başvurunun sigorta kuruluşu tarafından karşılıksız bırakıldığını, arabuluculuk işlemlerinin sonuçsuz kaldığını, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 18/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ağır yaralanan davacı --------- maluliyeti dolayısıyla geçici iş göremezliği için 100,00-TL, sürekli iş göremezliği için 100,00-TL ve geçici bakıcı gideri için 100,00-TL olmak üzere 300,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil olarak davalıdan tazmin edilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmil edilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanununda sigorta şirketine başvurunun zorunlu olduğunun açıkça belirtildiğini, davacı tarafın davadan önce davalı şirkete başvurusunda ilgili belgeleri ibraz etmediğini, dava dilekçesi ekinde de sundukları sigorta şirketine başvuru dilekçesi ekler bölümünde zorunlu başvuruda sunulması gerekli olan evrakları sunmadan sırf başvuru yapmış olmak için başvurduklarını açık bir şekilde izah ettiklerini, belgeler sunulmadığından davacı tarafın taleplerinin yerine getirilmesi, hesaplama ve değerledirme yapılması davalı şirketten beklenemeyeceğini, dava şartının yokluğu sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, çalışma gücü kaybının olduğu ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesinin zorunlu olduğunu, sigorta şirketinden talep için, “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun, genel Adli Muayene Raporunun, tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlarının, sağlık verilerine erişim, işleme ve aktarım konusunda mağdur tarafından verilen açık rıza beyanının ibrazının zorunlu olduğunu, zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, başvurunun geçersiz olduğunu, davacının manevi tazminat talepleri poliçe teminatının dışında olduğunu, öncelikle başvuran tarafından ceza dosyası evrakı da dosyaya sunularak sigortalı araç sürücüsünün kim olduğunun kesin olarak tespit edilmesi ve polis memurlarının tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, davacıın taleplerinin açıkça poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, davanın reddini talep ettiğini, davacının iddia ettiği maluliyetinin kaza ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, davacının maluliyet durumu ve sürekli sakatlık oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini, davacının kazayı yaşadığı sırada içerisinde bulunduğu araçta hangi amaçla bulunduğu ve bu taşımanın esasen hatır taşımasına binaen mi yapıldığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının emniyet kemerini kullanmaması ve müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi ile ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti gerektiğini, kaza tarihinde geçerli poliçe teminatının 430.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, başvurunun eksik evrak sunulması sebebiyle geçersiz olması nedeniyle davanın reddini, yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretinin davacı tarafa hükmolunmamasını talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile trafik kazası nedeniyle açılmış maddi tazminat davasıdır.Dilekçeler aşaması tamamlanıp ön inceleme duruşması yapılarak tahkikat aşamasına geçilerek delillerin toplanmasına başlanmıştır. Davacı vekili 12/03/2026 tarihli dilekçe ile davalı yan ile sulh olduklarını bu nedenle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davacının vekaletnamesine davadan feragat yetkisinin olduğu görülmüştür. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307. md.) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. (HMK 311. md.) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (HMK 312. md.) Dâvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1. Md.) Feragat beyanı belirtilen kurallarla birlikte değerlendirildiğinde davanın feragat nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,2-Yargılamanın ilk oturumu geçtikten sonra feragat edilmekle 2/3 oranında hesap olunan 488,00 TL karar harcından peşin harç olarak alınan 427,60 TL'nin mahsubuyla eksik kalan 60,40 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ile harç masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, 7- Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde-------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2026