Kadastro tespitine itiraz davasında, Hazinenin orman niteliğindeki arazinin zilyetlikle kazanılmasına karşı açtığı davada, taşınmazın fındık bahçesi olarak kullanıldığı ve zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddedilmesi kararı.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu iddia ettiği taşınmazların davalı adına fındık bahçesi olarak tespit edilmesine yönelik itirazı incelenmiştir; mahkeme, 1957de orman olarak tescil harici bırakılan ve 1991de kesinleşen orman kadastrosuna Hazinenin itiraz etmemesi, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolması, ziraat ve jeodezi bilirkişi raporları ile eski tarihli hava fotoğraflarının taşınmazların 40-50 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığını ve davalı lehine zilyetlik koşullarının oluştuğunu göstermesi gerekçesiyle, Hazinenin davasının reddine karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2023/6127 E.  ,  2025/7342 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1852 E., 2023/794 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/31 E., 2022/39 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kocaeli ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 01... parsel sayılı 3.087,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz fındık bahçesi vasfıyla, 1 02... parsel sayılı 6.482,44 m² yüzölçümündeki taşınmaz fındık bahçesi vasfıyla, 1 02... parsel sayılı taşınmazın 2.919,17 m² yüzölçümündeki taşınmaz fındık bahçesi vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. Yörede, 1991 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B uygulama çalışmaları yapılmıştır.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak taşınmazlardan olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınmazlardan olduğunu, davalı yararına zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı olarak taşınmaz edinim şartlarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 01... , 1 02... ve 46 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu, zilyetlik şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerini tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz 1957 yılında yapılan ilk tesis kadastro çalışmasında orman olarak tescil harici bırakılmıştır. Daha sonra taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun'a göre yapılan orman kadastro çalışmaları yapılmış ve 03.12.1991 tarihinde kesinleşmiştir. 22.03.2022 tarihli ziraat bilirkişisi raporunda taşınmazın 40-45 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığı, üzerinde 1 01... ve 1 02... numaralı taşınmazların 45-50 yaşlı fındıklık, 1 02... numaralı taşınmazın 40-45 yaşlı fındıklık bulunduğu, 11.04.2022 tarihli jeodezi bilirkişisi raporunda ise 1971,1973, 19 80... tarihli hava fotoğraflarında 1 02... numaralı parselin ve 1 01... numaralı parselin fındıklık, 1 02... numaralı parselin açıklık alanda kaldığı ve sürüm izlerine rastlandığı bildirilmiştir. Hazine tarafından itiraz edilmeyerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun'a göre yapılmış orman kadastro çalışmasından kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme süresi dolmuştur. Davalı ... lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu hava fotoğrafları ve bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaz jeodezi bilirkişisi raporunda 1940 tarihli hava fotoğrafında ağaçlık orman olarak belirtilmiş ise de; davacı Hazinenin davasının 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesine dayalı kadastro tespitine itiraz davası olması ve 18.08.2021 tarihli kadastro tutanağı incelendiğinde de davacı Hazine tarafından orman kadastrosuna itiraz davası açılmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince 03.12.1991 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmasına dayanılarak karar verilmesi doğru görülmüştür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ:
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.