T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, davacının zayi olduğunu iddia ettiği bononun iptali talebini kabul eden gerekçeli kararı.
Özet: Davacının düşürdüğünü, kaybettiğini veya çaldırdığını iddia ettiği belirli bir tutardaki bononun zayi nedeniyle iptali talebiyle açılan bu dava, bononun üçüncü şahısların eline geçmesi halinde doğabilecek mağduriyetleri önlemek amacıyla icra takibi yasağı ve bononun iptali yönündeki talepler üzerine yürütülmüş; yapılan yargılama sonucunda, gerekli ilanların Ticaret Sicil Gazetesinde yapıldığı, yasal bekleme süresinde herhangi bir başvuru olmadığı ve senedin ortaya çıkmadığı tespit edilerek, kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali koşullarının gerçekleştiği kanaatine varılmış ve belirli keşideci, tanzim ve ödeme tarihli, belli bedelli bononun zayi nedeniyle iptaline karar verilmiştir.

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/569 Esas
KARAR NO : 2026/270
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali)
DAVA TARİHİ : 14/07/2025
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bono alacağına karşılık olarak aldığını, keşidecisinin ... ...- ... ... lehtarının ... ... olan, ... Tanzim, ... Ödeme Tarihli, ... TL tutarlı bono olduğunu, müvekkilinin söz konusu senedi düşürdüğünü, kaybettiğini veya çaldırmak suretiyle zayi olduğunu, bono müvekkilinin rızası dışında kaybolmuş olması sebebiyle elinden çıktığını, müvekkilinin bononun kaybolması sebebiyle zayi olup olmadığını ve olmamış ise bononun kimin elinde olduğunu bilmediğini, zayi edilen senedin üçüncü şahısların ellerine geçmesi halinde başta müvekkil olmak üzere keşideci ve lehtar da mağdur duruma düşeceğini, bu nedenle senet hakkında öncelikle, icraya konulmaması, konulmuşsa icra takibinin durdurulması kararı verilmesini ve sübuta erecek iddialar neticesinde meskur senedin / bononun iptalini teminen iş bu davanın ikamesi zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile, tensiple birlikte ticaret sicil gazetesine ilan için müzekkere yazılmasına, öncelikle ihtiyati tedbir olarak söz konusu bonoya ilişkin olarak ödemeden men yasağı verilerek, icraya konulmamasına, konulmuşsa icra takibinin durdurulmasına, ... ...- ... ... ... Tanzim, ... Ödeme Tarihli, ... TL tutarlı bononun TTK M. 651 ve devamı gereğince iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; davacının elinde iken zayi olduğunu iddia ettiği senede ilişkin kıymetli evrakın iptali davasıdır.
TTK'nın 757/1. maddesi ''İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nden, muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebilir.'' hükmünü içermektedir.
Somut olayda; Mahkememizin davaya bakmakta yetkili ve görevli olduğu, davacının dava konusu senedin hamili olup, dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, iptali istenen senedin bankaya ibraz edilmediği, gerekli ilanların Ticaret Sicil Gazetesi'nde yaptırıldığı, ilana ilişkin gazete nüshalarının dosyamız arasına alındığı, yasada belirtilen ilan ve vade tarihinden itibaren 3 aylık bekleme süresi içinde Mahkememize herhangi bir başvuru olmadığı ve davaya konu senedin ortaya çıkmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar duruşma açılmış ve duruşma tarihi başka bir güne bırakılmış ise de; HMK uyarınca basit yargılama usulü uygulanan dava dosyalarında dosya üzerinden karar verilebilmesinin mümkün olması ve usul ekonomisi ilkesi göz önünde bulundurularak, dosya üzerinden karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali koşullarının gerçekleştiği göz önüne alınarak dava konusu senedin zayi nedeniyle iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
Keşidecisinin ... ...- ... ... olan, ... Tanzim tarihli, ... Ödeme Tarihli, ... TL bedelli BONONUN ZAYİ NEDENİYLE İPTALİNE,
2- Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
4-Teminatın HMK'nın 392/2. maddesindeki şartlar oluştuğunda davacıya İADESİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinede gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 02/04/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza