Yargıtay 5. Ceza Dairesi, zincirleme tefecilik suçunda 7242 sayılı yasa değişikliği öncesi 12 yıllık dava zamanaşımı nedeniyle hükmü bozarak kamu davasını düşürdü.
Özet: Tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz eden sanıklar hakkında yapılan incelemede, suç tarihi ile inceleme günü arasında, 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası 5237 sayılı TCKnın ilgili maddeleri uyarınca belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği tespit edilerek, yeniden yargılama gerekmeksizin sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1522 Esas, 2020/2163 KararSUÇ : TefecilikHÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında zincirleme şekilde tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Tebliğname başlığında isimlerine yer verilen sanıklar ... (01.12.1969 doğumlu), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (15.06.1985 doğumlu), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında bir temyiz talebi olmadığı belirlenmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların üzerlerine atılı tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmış, suç tarihi ile inceleme günü arasında, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 302. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.