Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, bankanın üye işyeri hesabından haksız vadesiz mevduat taahhüt komisyonu kestiği iddiasıyla açılan alacak davası.
Özet: Bu ticari bankacılık davası, davacı şirketin, davalı bankanın üye işyeri sözleşmesine aykırı olarak hesabından kestiği 125.211,60 TL tutarındaki "vadesiz mevduat taahhüt komisyonunun" haksız olduğunu ve ticari avans faiziyle iadesini talep etmesi; davalı bankanın ise söz konusu kesintinin sözleşmeye, güncel tabela fiyatlarına ve bankacılık teamüllerine uygun olduğunu, müvekkilinin kaybını karşıladığını savunması üzerine, mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmeye, bankacılık mevzuatı ve teamüllere uygunluğun tespiti için iki kişilik bilirkişi heyeti görevlendirmesine ilişkindir.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/976 Esas - 2026/132

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/976 Esas
KARAR NO : 2026/132
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ : 29/11/2024
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili şirket ile davalı banka arasında 17.11.2021 tarihli üye işyeri sözleşmesi bulunduğunu ve müvekkili şirketin davalı bankanın POS cihazını kullandığını, davalı tarafın müvekkili şirketin 1536/65997121-5001 numaralı hesabından müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın 03.04.2024 tarihinde ''024/3 vadesiz mevduat taahhüt komisyonu açıklaması ile 125.211,60 TL kestiğini, Müvekkilinin hesabından yapılan söz konusu kesintinin hukuka aykırı olduğundan, yapılan kesintinin davalı banka tarafından ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesinin sağlanmasını talep ettiklerini, müvekkili ve davalı banka arasındaki üye işyeri sözleşmesi maddeleri genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu kesin hükümsüz olduğunu, vadesiz mevduat taahhüt komisyonu adı altında müvekkilinden kesinti yapılmasının mümkün olmadığını, zira müvekkili şirket ile davalı banka arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesinde komisyon ücreti miktarı belirlenmediğini, Somut olayda da müvekkili ve davalı banka arasında komisyonsuz çalışma teamülü oluştuğunu, sözleşmenin imzalandığı tarihten bu yana, hiçbir zaman davalı banka tarafından böyle bir komisyon ücreti kesintisi yapılmadığını beyan ederek; davanın kabulü ile, müvekkili şirket hesabından 03.04.2024 tarihinde haksız şekilde yapılan 125.211,60 TL miktarındaki kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkili şirkete iadesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili bankanın, gerçekleştirdiği işlemlerde ve davacı taraf ile yapılan sözleşmede gerekli müzakere şartlarını sağladığını, davacı tarafın sözleşmede açıkça imzası ile de sabit olduğu üzere, davacı tarafa sözleşme maddelerini okuması, müzakere etmesi ve kabul/reddetmesi hususunda tüm imkanları sağladığını, davacının bu iddialarının TMK m.2 dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, Davacı taraf ile yapılan sözleşme gereği üye işyerinin ilgili ay cirosuna göre taahhüt edeceği vadesiz taahhüt oranının, müvekkili banka güncel tabela fiyatları, getiri oranları, işyerinde kullanılan kart tipi dağılımı gibi çeşitli parametreler doğrultusunda değişkenlik gösterdiğini, aylar içerisinde sistem tarafından güncellenebildiğini, standart taahhütlü fiyatlama şeklinde yapılan fiyatlama içerisinde yer alan vadesiz taahhüt oranının ortalama bir değer ifade etmekte olduğunu, taksitli işlemler gibi maliyeti daha yüksek olan işlemler sonucunda ilgili vadesiz taahhüt oranının değişiklik gösterebildiğini, Davacı tarafın mart ayı vadesiz hesap ortalamasının 563.848,16 TL olduğunu, işlemin gerçekleştiği tarihte müvekkili banka tabela fiyatları ve vadesiz mevduat getiri oranları ile hesaplama yapıldığında ortaya çıkan müvekkili banka kaybının 125.211,60 TL olduğunu, Dolayısıyla müvekkili banka tarafından kesilen taahhüt komisyonu usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının müvekkilinden almış olduğu ürün ve hizmet ile dijital ortamda satış yapma imkanı, taksitli satış imkanı, e-ticaret işlemleri gibi ticaretine ve gelirine katkı sağlayacak bir çok imkanı müvekkili bankayla yapmış olduğu sözleşme ile elde ettiğini beyan ederek; Davacı tarafından açılan haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen üye işyeri sözleşmesine istinaden; kredi kartı ve banka kartı POS cihazından yapılan harcamalara ilişkin olarak; hesap sahibi davacıdan tahsil edilen komisyonun, taraflar arasındaki sözleşmeye ve eki protokollere, bankacılık teamüllerine ve bankacılık mevzuatına uygun olup olmadığı, bu çerçevede davacıya ait üye işyeri hesabından tahsil edilen komisyonun haksız ve hukuka aykırı olup olmadığı, davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iade talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Mahkememizin 27/03/2025 tarihli duruşmasının 10 nolu ara kararında; dosyanın bir bankacı bilirkişi, bir banka ve finans hukukunda uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulacak 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile davacıdan kesilen dava konusu komisyon tutarının taraflar arasındaki sözleşmeye, bankacılık mevzuatı ve teamüllere uygun olup olmadığı varsa makul olmayan fahiş nitelikte komisyon oranını ve komisyon tutarının belirlenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; toplam 148.412,45 TL komisyon + BSMV ile tahsil etme imkanı bulunmakta iken davacı hesabında bulunan vadesiz mevduat ortalamasını da dikkate alarak 125.211,60 TL (komisyon+BSMV) tahsil edilmesinin söz konusu olabileceği, davacıdan kesilen dava konusu komisyon tutarının taraflar arasındaki sözleşmeye, bankacılık mevzuatı ve teamüllerine uygun olduğunu, komisyon oranının ve komisyon tutarının ilan edilen tabela komisyon oranlarına uygun olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 09/10/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; evvelki raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatiyle dosyanın iki bankacı bilirkişi, bir banka ve finans hukukunda uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulacak 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile davacıdan kesilen dava konusu komisyon tutarının taraflar arasındaki sözleşmeye, bankacılık mevzuatı ve teamüllere uygun olup olmadığı varsa makul olmayan fahiş nitelikte komisyon oranını ve komisyon tutarının belirlenmesi bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; davalı banka tarafından davacı firmanın 1536/65997121-5001 numaralı hesabından 03.04.2024 tarihinde ''2024/3 vadesiz mevduat taahhüt komisyonu açıklaması ile 125.211,60 TL'' masraf -komisyon tahsilatı yapıldığını, taraflar arasında imzalanan bir taahhütname bulunmadığı görüldüğünden, davalı banka tarafından geriye dönük olarak '' .. Vadesiz mevduat taahhüt komisyonu ..'' adı altında masraf tahsilatının gerçekleştirilmesi işleminde, bankanın masraf tahsil edemeyeceğini, banka tarafından tahsil edilen komisyon-masraf tutarının iadesi gerekeceğini, davacı firma tarafından davalı bankaya hitaben yapılan tahsilatın kendilerine iade edilmesini içeren herhangi bir ihtarname gönderilmediğinden talebin ve temerrütün dava tarihi itibariyle başlayacağından, takdiri mahkemeye ait olmak üzere tahsilat tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği kanaatine varılması durumunda :
2024 Yılı yasal faiz oranı : % 24,00 olduğundan :
İşlem Tarihi : 03.04.2024
Dava Tarih : 29.11.2024
Gün sayısı : 240 gün
Faiz oranı : 24,00%
Asıl Alacak : 125.211,60 TL
İşlemiş Faiz : 20.033,86 TL
TOPLAM : 145.245,46 TL olduğunu,
Mahkememizin banka tarafından kesilen masrafın faizi ile birlikte iade edilmesi kanaatine varılması halinde : 125.211,60 TL ana para + 20.033,86 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 145.245,46 TL hesaplandığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasında düzenlenen üye işyeri sözleşmesine istinaden; kredi kartı ve banka kartı POS cihazından yapılan harcamalara ilişkin, davacıdan tahsil edilen komisyonun, taraflar arasındaki sözleşmeye ve eki protokollere, bankacılık teamüllerine ve bankacılık mevzuatına uygun olup olmadığı, bu çerçevede davacıya ait üye işyeri hesabından tahsil edilen komisyonun haksız ve hukuka aykırı olup olmadığı, davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iade talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Taraflar arasında üye işyeri sözleşmesi bulunduğu, davalının kredi kartı ve banka kartı POS cihazından yapılan harcamalara ilişkin davacıdan 125.211,60 TL komisyon tahsil ettiği görülmüştür. Tahsilata dair bankacılık işlemi ve üye işyeri sözleşmesi dosyamız arasına alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Her ne kadar alınan ilk raporda taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin 11.4 maddesinde davacının, ."..banka tarafından hesaplanacak taahhüt komisyonunu ödeyeceğini..." taahhüt ettiği dolayısıyla kesintinin haklı olduğu tespit edilmiş ise de davacı vekilinin rapora karşı itirazları yerinde görülerek, ayrı bir vadesiz mevduat taahhütnamesinin bulunmadığı hususu dikkate alınmayan, soyut ve genel işlem koşulları mahiyetindeki madde metni tartışılmayan, bankacılık teammülleri ve mevzuatı ile maddenin ve kesintinin buna uygunluğu tartışılmayan rapor denetime elverişli bulunmayarak başka bir heyetten rapor tanzimi istenilmiştir. Hazırlanan ikinci uzman heyeti raporu niteliği itibariyle hüküm kurmaya, denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Somut olayda davalı banka tarafından yapılan kesinti/ komisyon için taraflar arasında imzalanan bir taahhütnamenin bulunmadığı görülmüştür. İlk raporda belirtilen ve davalı tarafın ileri sürdüğü sözleşmenin 11.4 maddesinin genel işlem koşullarından olduğu; soyut ve belirlenemez, ön görülemez olduğu, davalı bankaya sınırsız tahsilat hakkı verdiği görülerek, geçersiz olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında spesifik olarak vadesiz mevduat taahhütnamesi bulunmadığı, bu nedenle davalı banka tarafından geriye dönük olarak '' .. Vadesiz mevduat taahhüt komisyonu ..'' adı altında masraf tahsilatının gerçekleştirilmesi işleminde, bankanın tek taraflı ve keyfi işlemle masraf tahsil edemeyeceği kabul edilmiştir. Bununla birlikte davacı firma tarafından davalı bankaya hitaben yapılan; tahsilatın kendilerine iade edilmesini içeren herhangi bir ihtarname gönderilmediğinden; talebin ve temerrütün dava tarihi itibariyle başlayacağı kabul edilerek; faiz başlangıcında dava tarihi baz alınmıştır. Ayrıca tarafların tacir olması ve ticari işlerine dair tahsilat söz konusu olduğundan; davacının alacağa avans faizi işletilmesi talebi yerinde görülmüştür. Neticede davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ İLE; 125.211,60-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 8.553,20-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 2.138,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.414,89-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 2.626,71-TL, posta ve tebligat masrafı 265,00-TL, bilirkişi ücreti 20.000,00 TL olmak üzere toplam 22.891,71-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/02/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır