Hisse devri sonrası ortaya çıkan gizli şirket borcu nedeniyle eski yöneticilerin sorumluluğu ve basiretli tacir yükümlülüğü üzerine Yargıtay incelemesi.
Özet: Davacılar, devraldıkları şirketin hisse devir sözleşmesiyle ediniminde, davalılar tarafından kasıtlı olarak gizlendiğini iddia ettikleri bir şirket borcunun ödenmesiyle oluşan zararlarının tazminini talep etmişler; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacıların basiretli tacir olarak şirket defterlerini ve projeyle ilgili borçları inceleme yükümlülüğü bulunduğu, gizlendiği ileri sürülen borcun zaten şirketin uhdesinde olduğu ve davalıların kanuni yükümlülüklerini ihlal etmediği gerekçeleriyle davayı reddetmişlerdir.
11. Hukuk Dairesi         2025/1797 E.  ,  2025/6865 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1332 Esas, 2024/1589 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/427 E., 2021/265 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalılar arasında akdedilen hisse devir sözleşmesi ile ... Enerji San. ve Tic. A.Ş.’nin tüm hisselerinin davacılar tarafından devralındığını, sözleşme hükümlerinde açıkça belirtilmesine karşın 2.921.856,40 TL şirket borcunun şirket defter ve kayıtlarında gösterilmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin zararı oluştuğunu, müvekkilleri tarafından Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/699 E. ve 2015/617 K. sayılı dosyası üzerinden alacak davası açıldığını, bu davada alınan bilirkişi raporlarında defter ve kayıtlarında kasten usulsüzlükler yapıldığının anlaşıldığını, müvekkillerinin bu şirkete ait hisseleri almaktaki amacının şirketin daha önce kazandığı ihale olan ... ... projesinin yapımını üstlenmek olduğunu, her şirket devrinde olduğu gibi basiretli tacir olan müvekkillerinin şirket defter ve kayıtlarını incelediklerini, ayrıca davalılardan borç olmadığına dair taahhütname aldıklarını, buna rağmen davalıların mevcut olan borcu kasıtlı olarak gizlediklerini, davalıların kasıtlı olarak gizledikleri borcun Elektrik İşleri Etüt İdaresine olan hizmet bedeli borcu olduğunu, müvekkilleri tarafından borcun gecikme faiziyle beraber 5.055.471,52 TL olarak ödendiğini, ortaya çıkan bu zararın davalılardan tahsili gerektiğini ileri sürerek 5.055.471,52 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sunulan ıslah dilekçesi ile; davaya konu tazminatın ... Enerji San. ve Tic. A.Ş.'nin yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların ... Enerji San. ve Tic. A.Ş.'ye verdiği zarar nedenine dayalı olarak açıldığını, ... Enerji San. ve Tic. A.Ş.'nin müvekkili Değirmenüstü Enerji Üretim Tic. ve San. A.Ş ile birleştiğini, tazminatın müvekkili Değirmenüstü Üretim Tic. ve San. A.Ş.'ye ödenmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı taleplerle daha önce Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/699 E. sayılı dosyasında dava açtığını, derdestliğin dava şartı olduğunu, işbu davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların 2011 yılından bu yana aynı maddi vakıalara dayanarak hukuka aykırı menfaat elde etmeye çalıştıklarını, davacılar ... ve ... İnşaat A.Ş.'nin husumet ehliyeti ve hukuki yararlarının bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın kötüniyetli açıldığını, davacıların ... Enerji San. ve Tic. A.Ş.'yi tüm aktif ve pasifleriyle devraldıklarını, davacıların basiretli davranma yükümlülükleri bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen hisse devir sözleşmesinde dava konusu edilen bedelin davacılar tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/699 E. sayılı dosyasının taraflarının ve taleplerinin farklı olduğu, bu nedenle davalı tarafın derdestlik itirazının yerinde görülmediği, davada ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu sürenin dava tarihi itibari ile dolmadığı, dosya kapsamında bilirkişi raporu alındığı, dava dilekçesinde; bu şirketi almaktaki amacının şirketin daha önce kazandığı ihale olan ... ... projesinin yapımını üstlenmek olduğunun belirtildiği, zaten enerji alanında faaliyet gösteren davacı tacirin, hisse devir sözleşmesini imzalarken basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, ... ... Barajının yapımını üstlenmek için davalı şirketi devralan davacıların, ... Barajı ve ... projesiyle ilgili “Enerji projeleri gözlem, etüt ve planlama çalışmaları yapımı”na ait hizmet bedeline ilişkin borcu da araştırması gerekeceği, kuruma ödenen hizmet bedeli nedeniyle bir şirket zararının söz konusu olmadığı, tüzel kişiliğin devamlılığı ilkesi gereği hizmet bedelinin borçlusu şirket olup bu bedelin zaten ödenmesi gerekeceği, bu durumda davalıların kanundan veya ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesinin (kusurlu olunması) söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine
karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.