21.02.2017 tarihli sözleşmeden doğan 547.063,47 Euro borcun ihracat taahhüdüne rağmen ödenmemesi nedeniyle açılan alacak davasında ilk derece mahkemesi kararının 11. Hukuk Dairesi tarafından onanması.
Özet: Davacı şirketin, 21.02.2017 tarihli sözleşme uyarınca davalıdan kaynaklanan 547.063,47 Euro alacağın tahsili talebiyle açtığı davada; davalının karpuz veya narenciye ihracatı yoluyla ya da nakden ödeme taahhüdünü yerine getirmediği, sözleşmedeki borcu kabul etmesine rağmen ödeme yaptığına dair delil sunamadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda ise bu kararın, dosyadaki mevcut durum ve önceki bozma kararına uyularak verildiği tespit edilerek davalı vekilinin itirazları reddedilmiş ve ilk derece mahkemesi hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/515 Esas, 2025/237 KararHÜKÜM : Davanın kabulüİlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 21.02.2017 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre davalının davacı şirkete 547.063,47 euro borçlu olduğunu, davalının Mayıs-Temmuz 2017 arası dönemde 60... tır karpuzu davacıya ihraç edeceğini, karpuzun beher kg fiyatının o günkü piyasa şartlarına göre belirleneceğini, karpuz ihracatı ile toplam borç miktarı karşılanmaz ise kalan kısım borçlunun alacaklıya narenciye satışı ile tamamlanacağını, eğer 31 Aralık 2017 itibariyle borcun tamamı ödenmez ise borçlu geri kalan borç tutarını alacaklıya ödemeyi kabul edeceğini, bu tutarın 10... 'den geç olmamak kaydıyla borçluya ödeneceğini kabul ettiğini, taraflar arasında yazılı sözleşme olmasına rağmen davalının sözleşme şartlarına göre 1 tır dahi karpuz veya narenciye ürünü göndermediği gibi 10... tarihinde almış olduğu parayı da iade etmediğini ileri sürerek 547.063,47 euronun dava tarihinden itibaren işleyecek bankaların euro için belirledikleri en yüksek vadeli mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.2.Davalı şirket temsilcisi celse beyanında, dava konusu sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, davacı şirketten alacaklı olduğunu savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı şirketin 21.02.2017 tarihli sözleşmede, davacı şirkete 547,063,47 euro borçlu olduğunu açıkça kabul ettiği, bundan sonra borcun ödendiğine ilişkin ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalının borcun ödendiğine dair hiçbir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.