Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, tanınmış ayakkabı markasının taklidi ve haksız tescili iddialarıyla açılan tecavüz ile hükümsüzlük davalarını birleştiren gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, uzun yıllardır ayakkabı sektöründe tanınmış markalarına sahip olduğunu belirterek, davalının bu markalara birebir benzer ürünler satışı ve kötü niyetle tescil ettirdiği markalar aracılığıyla marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia etmektedir; bu kapsamda davalının ilgili markalarının hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, ihlalin önlenmesini, internet sitesinden satışın durdurulmasını ve ihtiyati tedbir uygulanmasını talep ederken, davalı ise kendi markaları ile davacının markaları arasında herhangi bir benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAESAS NO : 2023/77 EsasKARAR NO : 2026/40BİRLEŞEN : ... Esas (İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi)DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 10/04/2023BİRLEŞEN DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 24/04/2024KARAR TARİHİ : 20/02/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin "...." markasını 19/12/1996 tarihli başvurusu ... tescil numarası ile 18, 25, 28 numaralı sınıflarında tescil ettirdiğini ve günümüze kadar kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin ayrıca "..." markasını 21/03/2017 tarihli başvurusu ... tescil numarası ile 35 numaralı sınıfta tescil ettirdiğini, yine müvekkilinin "..." markası olarak 07/05/2018 tarihli başvurusu .... tescil numarası ile 18,25,35 numaralı sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkilinin özellikle ayakkabı markası olarak gerek ülkemizde gerek dünyada son derece tanınmış bir marka olduğunu, davalılar tarafından satışı gerçekleştirilen dilekçede görselleri sunulan ayakkabı modellerinin üretilmiş tüm renkleri üzerinden, atanacak uzman bilirkişiler aracılığıyla barkod kodları araştırması yapılmasını, bu ürünlerin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarını ihlal ve haksız rekabet teşkil ettiğinin ve müvekkilinin marka haklarını ihlal eden ürünlerin https://... linkinden satışa sunduğunu, davalı tarafın aralarında müvekkilinin markası olan "...." markasının da olduu onlarca tanınmış markayı ve şeklini/logosunu haksız ve kötü niyetli adına tescil ettirdiğini, müvekkili tarafından piyasaya sunulmakta olan yeni ve ayırt edici niteliğe sahip ayakkabı ... marka tasarım modellerinin TPMK nezdinde tescil ile korunmakta olup, söz konusu tasarım tescillerinden biri olan 28/02/2022 Marka İlan Bülten Tarihi, ... tescil ile ... başvuru numaralı markanın, müvekkili marka ...'a ait tasarım görselinin dilekçede yer aldığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile dava konusu ... tescil nolu markanın, hükümsüzlüğünün tespitine ve marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesine ve sicilden terkinine, marka hakkında yapılan tüm ihlallere yönelik, davanın sonuçsuz kalmaması için 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini ve bu kararın TPMK’ya gönderilmesini, https://... alan adlı websitesinden satışının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkile ait logo ile davacıya ait logo arasında bir iltibas bulunmamakla birlikte ortalama tüketici tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kendisine ait "..." adlı marka ve kendisine özgü logoları kullanan müvekkil piyasa da fark yarattığını, yine tescili davacıya ait olan marka ve logolarla hiçbir benzerlik söz konusu olmadığını, zira müvekkilin tescili ... olup, davacının .... şeklinde olduğunu, ne ismen ne de görsel olarak hiçbir benzerlik söz konusu olmadığını, yine davaya konu müvekkile ait ikinci tescil olan marka ise ... harfi içerisinde yer alan köşeleri oval olan ... olduğunu ve bu ... altında ... ibaresi yer aldığını, bu marka da tamamen davacı tescilinden farklılık arz ettiğini, huzurdaki davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/04/2024 tarih, ... Esas ve ... karar sayılı kararı ile mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.BİRLEŞEN DOSYA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkile ait ilk marka tescilinin 1988 yılına dayandığı düşünüldüğünde, müvekkilin 30 yılı aşkın süredir tescili bulunan markanın ve işbu marka ile bütünleşmiş olan görsel ibarenin tescilli hak sahibi olduğuna şüphe bulunmadığını, müvekkil, tescilli marka hakkında dayalı olarak markasını temel iştigal alanı olan “ayakkabı” emtiası üzerinde aktif olarak kullanmakta, ticari hayatta ... ” ibaresi direkt olarak müvekkile işaret ettiğini, davalı ... müvekkile ait markayı birebir kopyalamak suretiyle marka tescil “başvurusunda bulunduğunu, işbu durumun SMK 6/1 uyarınca markanın hükümsüzlüğünü gerektirdiğini, davalı ve müvekkili benzer alıcı kitlelerine hitap etmekte olup, aynı dağıtım ağlarından geçmekte, aynı fiziki ve online mağazalarda bu ürünler ... ... satıldığını, farklı mecralarda yaratılan iltibasın şiddeti, müvekkilin ciddi bir mağduriyetine sebep olduğunu, davaya konu ... ve ... numaralı markaların TÜRKPATENT sicilinde devir yasağına ilişkin teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davanın kabulü ile davalı adına tescilli ...ve ... numaralı markalar hakkında SMK 6/1, SMK 6/3, SMK 6/5, SMK 6/6 ve SMK 6/9 uyarınca hükümsüzlük kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.BİRLEŞEN DOSYA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Davacı ... "..." ibareli markanın üreticisi ve satıcısı konumunda olduğundan ve müvekkile ait ... ve ... numaralı markaların bu markaya benzer olduğundan bahisle hükümsüzlük kararı verilmesini talep ettiğini, ancak müvekkil şirkete ait tescillerle davacı tescilleri arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, zira taraflarına ait markanın asli unsuru ile davacı markasının asli unsuru taban tabana zıt olduğunu, Yargıtay, ayırt edilemeyecek kadar benzerlik sonucuna ulaşabilmek için karşılaştırılan işaretlerin bir bütün olarak tüketici kitlesi nezdinde bıraktıkları izlenimin dikkate alınması gerektiği sonucuna vardığını, buna göre, karşılaştırılan markaların grafik tasarımdan oluşan şekil ve kelime unsurlarıyla birlikte karma nitelikleri, görünüş, yazılış ve düzenleniş biçimleri itibarıyla bıraktıkları genel izlenim değerlendirmeye alınmalı ve bu genel izlenim sonucunda ortaya çıkan benzerliğin de ayrıca karıştırılma ihtimali değerlendirmesi yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı ... tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacıya ait ... tescil numaralı "..." ibareli marka, ... tescil numaralı "..." ibareli marka, ... tescil numaralı "...." ibareli marka, ... tescil numaralı "..." ibareli marka, ... ve davalıya ait ... tescil numaralı "..." ibareli markanın sicil kayıtları celp olunmuştur.Dosya, davalının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise sonuçların nasıl ortadan kaldıralacağı hususlarında rapor tanzim edilmesi için marka vekili bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 13/02/2024 tarihli raporu ile, "davalı kullanımının, SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına iltibas oluşturmayacağı tespit sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, işbu tespitler doğrultusunda, markaya tecavüze ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği açısından nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemenize ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Dosya, davacı vekilinin sunduğu ıslah beyanları ile birlikte itirazların değerlendirilebilmesi için, heyete bir bilişim uzmanı eklenmek suretiyle ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 29/12/2024 tarihli ek raporu ile; davacı kullanımı olarak belirtilen "https://... url adresinde markasal kullanım tespit edildiği, veri sorumlusunun ... olduğu, https://... url adresinde markasal kullanım ve veri sorumlusunun tespit edilemediği, davalı kullanımının, SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına iltibas oluşturmayacağı tespit sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, işbu tespitler doğrultusunda, markaya tecavüze ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği açısından hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Dosya, asıl dosyanın tevdi edildiği bilirkişiye tevdi ile birleşen dosya davalısına ait ... ve ... tescil numaralı markaların SMK 6/1 6/3 ve 6/9 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesi ve bilirkişiye ayrıca asıl dosya bakımından taraf ve beyan itirazlarının değerlendirildiği ek rapor tanzimi edilmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 23/07/2025 tarihli ek raporu ile; "hükümsüzlük talepli birleşen dosya açısından; Karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmayacağı, davacı markalarının tescilli oldukları ve ortada davacı açısından tescilsiz bir marka ya da ticaret sırasında kullanılan bir işaret durumunun söz konusu olmadığı, davacı markalarının, davalı markasından daha önceki tarihlerde tescil edilmiş oldukları göz önüne alındığında, SMK m.6/3’ün somut olaya uygulanma imkanının olmayacağı, SMK m.6/1 kapsamında işaretsel farklılıklar bulunduğu hususu raporun ilgili kısmında tespit edilmiş olup, işbu tespitler doğrultusunda SMK 6/5. anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmayacağı, SMK 6/9. anlamında Davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin Mahkemenize ait olduğu, markaya tecavüz konulu asıl dosya açısından; ek raporda; bilişim incelemesi ile davacının belirttiği linklerin incelendiği, tespit edilen kullanımların, Davacının ıslah dilekçesine dayanak yaptığı ... başvuru ... tescil no.lu “şekil” markası açısından değerlendirildiği, esasen kök raporda yer alan değerlendirmelerde, davacının ıslah dilekçesi ile markaya tecavüz incelemesi açısından belirttiği kullanımların değerlendirildiği hususunun da belirtildiği, dolayısıyla, davacı vekili itirazları açısından kök rapor ve ek raporda ulaşılan sonuçlardan dönülmesini gerektiren bir durum olmadığı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Ana dosyada dava, davalının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün tespiti talebine; birleşen dosyada dava, davalıya ait ... ve ... tescil numaralı markaların SMK 6/1 6/3 ve 6/9 kapsamında hükümsüzlüğü talebine yöneliktir.Mahkememizce öncelikli olarak değerlendirilmesi gereken, geçmişe etkili sonuç doğuracak mahiyette olması nedeniyle hükümsüzlük talebidir.SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir. SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Davacı dayanak markalarından ... tescil no.lu marka, davalı markalarından daha sonraki tarihli olduğundan yine davacı dayanak markalarından ... tescil no.lu markanın tescil edildiği 3-9-14. Sınıflar, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin (18-25-35) sınıflarda olmadığından değerlendirmeye alınmamışlardır. Davacının diğer dayanak markaları ile hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait ... ve ... tescil numaralı dayanak markalar 18, 25 ve 35. Sınıflarda ortak sınıflarda tescilli oldukları, taraf markaları açısından 18 ve 25. Sınıf kapsamında sınıfsal ayniyet olmakla birlikte, aynı zamanda 18. ve 25. Sınıfta aynı emtiaları içerdiklerinden içerik ayniyetinin de söz konusu olduğu, taraf markaları açısından 35. Sınıf kapsamında sınıfsal ayniyet olmakla birlikte, aynı zamanda 35 Sınıf hizmet listesi bakımından 18 ve 25. Sınıfta aynı emtiaların satışını kapsayacak şekilde içerik ayniyetinin de söz konusu olduğu tespit edilmektedir. SMK m.6/1 uyarınca bağlantı bulunduğu ihtimalini de içerecek derecede karıştırılmaya yol açılıp açılmayacağı hususları incelenmiştir. Karıştırılma tehlikesi/olasılığının belirlenmesi için görsel, işitsel, anlamsal benzerlik incelemesini içerecek şekilde, iki markanın bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakılmalıdır.Davacıya ait dayanak markalardaki şekil unsurunun farklılık arz ettiği, keza şekil unsurunu içermekle birlikte, kelime unsuru da içeren markalarda yer alan “...” ibaresinin ayırtedici ve esas unsur olduğu göz önüne alındığında, biçimsel olarak güçlü bir ayırtedicilik vasfı taşımayan şekil unsurları açısından benzerliğin söz konusu olmayacağı, davalı markasında yer alan “....” ibaresi nedeniyle de karıştırılmayacakları değerlendirilmektedir. Belirtilen sebeplerle, Markaların genel görünümü ve dizaynı nazara alındığında, dayanak davacı markaları ile hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu davalı markasının farklı marka algısı yarattıkları ve görsel açıdan benzer olmadıkları ve karıştırılmayacakları değerlendirilmektedir.Türk Marka Hukukunda tescil başvuruları Nice anlaşmasına göre sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma tescil amacına hizmet etmektedir, buna mukabil markanın koruma kapsamı bakımından bağlayıcı değildir. Yani bir emtiaların ya da hizmetin aynı sınıfta olması onu sırf bu nedenle aynı ya da benzer kılmayacağı gibi farklı sınıflarda yer alması da benzer olmadıkları anlamına gelmez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu hususta her somut olayın özelliğine göre esas alınması gereken kıstasları uygulama için belirlemiştir: Buna göre "Piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme veya rekabet etme olanaklarının bulunup bulunmadığı, birinin diğerini tamamlama imkanı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, kullanım yöntemleri, amaçları, hedeflenen halk kesiminin aynı olup olmadığı"(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/1562 E., 2011/5464 K.) sınıfsal benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır. Taraf markalarında yer alan “...” ve “...” kelimeleri, işitsel açıdan farklılaşmaktadır. markalar anlamsal benzerlik açısından(kavramsal) incelendiğinde; Kavramsal benzerlik, iki markanın ortalama tüketici nezdinde, bu kişilerin zihinlerinde bıraktıkları imaj bakımından söz konusu olabilmektedir. “...” kelimesi ve “...” kelimesinin Türkçe’de herhangi bir anlamı bulunmadığı, dolayısıyla kavramsal/anlamsal açıdan farklı oldukları, keza, İşitsel bakımdan mevcut olan farklılık ve her iki markanın bıraktığı görsel etki nedeniyle, tüketici zihninde yarattığı imaj nedeniyle taraf markaları arasında kavramsal bağlantı kurulmayacağı, bu açıdan genel anlamda iltibasın oluşmayacağı kanaatiyle karşılaştırılan markaların bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakıldığında, taraf markalarının, mevcut figüratif unsurlarıyla birlikte bütünsel ve farklı bir marka haline geldikleri, farklı bir kompozisyon ve içerik kazandıkları, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, ortalama tüketicinin, bu markaları taşıyan malların aynı işletmeden geldiği, markanın bir serisi olduğu ya da bunların üreticileri arasında işletmesel bir bağlantı olduğunu düşünmeyeceği ve genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı sonuç ve kanaati ile taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik olsa da işaretsel benzerliğin olmadığı, karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.SMK 6/3 maddesine göre, başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. Davacıya ait "...." ibareli markası ile davalıya ait "...." ibareli markası kullanımda karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, Davacı markalarının tescilli oldukları ve ortada Davacı açısından tescilsiz bir marka ya da ticaret sırasında kullanılan bir işaret durumunun söz konusu olmadığı, davacı markalarının, davalı markasından daha önceki tarihlerde tescil edilmiş oldukları göz önüne alındığında, SMK m.6/3’ün somut olaya uygulanma imkanının olmadığı, ayrıca SMK m.6/1 kapsamında taraf markaları arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle de SMK m.6/3’ün somut olaya uygulanma imkanının olmadığı tespit ve kanaatiyle belirtilen nedenlerle SMK m.6/3 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmayacağı,SMK 6/5 maddesinde belirtilen tanınmışlık düzeyine ulaşılmış olmasından kaynaklı bir tescil engelinden söz edilebilmesi için; sonraki tarihli markanın önceki tarihli markanın ulaştığı tanınmışlıktan “haksız bir yarar sağlayacak olması”, “tanınmışlığa ulaşmış markanın itibarına zarar vermesi”, veya “ tanınmışlığa ulaşmış markanın ayırt edici karakterini zedelemesi” hallerinden birinin ortaya çıkması gerekmektedir. Bu hallerden her birisinin aynı anda mevcudiyeti gerekli olmayıp bunlardan herhangi birisinin somut olayda bulunması SMK madde 6/5 anlamında nispi red nedeninin varlığı için yeterlidir.Davacının, tanınmışlık iddiası ile ilgili olarak farklı ülkelerde tescile ilişkin belgeler sunmuş olduğu ve ...’da “En Çok Satan Ürünler” kategorisinde 1. Sıraya yerleşmiş olduğuna dair bir görsel paylaşmış olduğu, dosyaya sunulan mevcut belgelerin, SMK 6/5 maddesinde tanınmışlığa ilişkin kriterleri karşılar nitelikte olmadığı, keza davacı ve davalı markaları benzemediğinden tanınmışlık unsurunun sonuca etkili olmayacağı değerlendirilmekle davacı markaları ile davalı markaları arasında aynı anda kullanılmaları halinde, ortalama veya ilgili alıcıları tarafından karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzerlikte bulunmadığı, dolayısıyla ortalama tüketici, bu markaları taşıyan malların aynı işletmeden geldiği ya da bunların üreticileri arasında işletmesel bir bağlantı olduğunu düşündürmediği ve mevcut dosya kapsamına göre; davalının, davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, şöhretini sömürmesi, itibarına zarar vermesi ya da onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmakla SMK. m.6/5 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.SMK 6/9 Maddesi gereği, kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede; Kötüniyetten ne anlaşılması gerektiği ve hangi koşullarda varlığının kabul edilmesi gerektiği her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte "ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak, "önceki marka sahibini tescil konusu ürünleri pazarlamaktan alıkoyma, piyasaya girmesini engelleme amacı ile" yapılmış tesciller kötüniyetli kabul edilmektedir. Hukukumuzda iyiniyet asıldır. Yani kötüniyet iddiasında bulunan bu iddiasını ispat külfeti altındadır. Davaya konu olayda davalının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığı, davacının markasından haksız yarar sağlama iddiasının söz konusu olamayacağı ve bu iddianın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Ana dosyadaki markaya tecavüz yönünden yapılan değerlendirmede;Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir. Davacıya ait "..." ibareli markası ile davalıya ait "..." ibareli markası kullanımda ve görseli açısından benzerlik iddiası söz konusu ise de, davacı tarafın ıslah dilekçesinde dayanak gösterdiği linkler bilişim uzmanı tarafından incelenmiş olup, tespit edilen kullanımlar, davacının ıslah dilekçesine dayanak yaptığı ... başvuru .... tescil no.lu “şekil” markası açısından değerlendirilmiş olup, neticeten; ilgili “şekil/logoların” görsel açıdan farklılık arz ettiği, davacı ve davalı taraf markalarında, asıl ve ayırtedici unsurun şekilden ziyade kelime unsuru olduğu ve bu açıdan taraf markalarının farklı kompozisyon, anlam ve içerikte oldukları, davalının kullanımının, davacı markasıyla ayniyet teşkil eder şekilde ya da benzer olmadığı, işaretsel, görsel, kavramsal açıdan ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde farklılığın mevcut olduğu ve bu sebeple karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, taraf markalarının bu nedenlerle farklı marka algısı yarattıkları, markalar arasındaki farklılığın, malın/hizmetin yöneldiği tüketici kesimince fark edilip algılanabilecek nitelikte olduğu, bu açılardan markaların karıştırılmayacağı, davalının, markasını, özellikle davacı markası ile iltibas yaratacak ve davacı markasına yaklaştırarak, yanaşma iradesi gösterecek biçimde kullanmadığı, markalar arasında bir ilişkilendirme, idari veya ekonomik bir bağ kurma ihtimalinin söz konusu olmadığı, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı bilirkişi tarafından tespit ve değerlendirmesi yapılmış olup, mahkememizce de bu değerlendirilmeye iştirak edilmiş olup, karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek tecavüzün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK anlamında tecavüz şartlarının mevcut olmadığı, davalının, markanın kapsadığı malın/hizmetin satışının teklifine yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğurmayacağı kanaatiyle davacının markaya tecavüz yönelik davasının reddine karar vermek gerekmiştir.Tüm bu nedenlerle ana dosya ve birleşen dosyadaki davaların ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacının Ana dosya yönünden marka hakkına tecavüz davasının ve birleşen İstanbul ...... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosya yönünden hükümsüzlük davasının ayrı ayrı reddine,2-Ana dosya yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Birleşen dosya yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Ana dosya yönünden, davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen markadan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Birleşen dosya yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen hükümsüzlük davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Ana dosya ve birleşen dosya yönünden davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,7-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır