Marka hükümsüzlüğü davasında, yargılama sürerken dava konusu markanın başkasına devredilmesi sebebiyle mahkemelerce doğru prosedür uygulanmadığından temyiz üzerine kararın bozulması.
Özet: Bu hukuki evrak, davalının kötüniyetli tescil ettiği iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasında ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin markanın hükümsüzlüğüne dair kararlarını, Yargıtayın, yargılama sürecinde davalının dava konusu markayı üçüncü bir şirkete devrettiğini ve alt mahkemelerin bu devri Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükmü uyarınca değerlendirmeden karar verdiğini belirterek bozduğunu ortaya koymaktadır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/776 Esas, 2025/205 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/96 E., 2021/203 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ... Kozmetik ismi ile 2006 yılından beri kozmetik ürünleri ticareti yaptığını, kalıcı makyaj kozmetik ürünleri ile ilgili piyasada tanındığını, sattığı ürünlerden birinin dava konusu olan "..." markalı ürün olduğunu, davacının söz konusu bu ürünü üreticisinden ithal ettiğini, bu markaya ilişkin hakların ... (...) bünyesinde... Technology Co. Ltd. yetkilisi .. adına 21.12.2014 tarihinde tescil edildiğini, 21.12.2024'e kadar bu markaya ilişkin hakların devam ettiğini, müvekkili gibi diğer birçok kozmetik firmasının da bu markalı ürünleri adı geçen firmadan ithal etmek suretiyle ülkemizde satışını gerçekleştirdiğini, ancak davalı ...'ın "..." markasını kendi adına tescil ettirdiğini, davalının söz konusu "..." markasını kendi adına tescil etmesinin, müvekkil ve müvekkil gibi firmaların bu ürünün satışını engellemeyi amaçladığını, tescilin kötüniyetli bir tescil hükmünde olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2020/22890 tescil numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin, söz konusu markanın Türkiye’de ilk hak sahibi olduğunu, piyasaya arzını ilk gerçekleştirdiğini, markaya ilişkin tüm haklarını bünyesinde uzun yıllardır barındırdığını, davacının müvekkiline ait markaların hükümsüzlüğünü istemekte menfaat sahibi olmaması nedeniyle davanın hukuki yarar yönünden reddinin gerektiğini, markanın ülkeselliği ilkesi gereğince müvekkiline ait markanın hükümsüz kılınamayacağını, davacının Türkiye’de tescilli olan ve dava konusu marka ile iltibas veya iktibas yaratabilecek nitelikte bir markası bulunmadığını, Çin Halk Cumhuriyeti’nde yabancı bir firma adına tescilli olduğu iddia edilen markanın tanınmış bir marka olmadığını, markanın müvekkili tarafından tescilinin haksız rekabet amacıyla yapıldığı ve kötüniyetli olduğu yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, dava konusu markanın müvekkili tarafında piyasada maruf ve meşhur hale getirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının Çin’de tescilli olan markanın özgün logosu dahil aynısını tesadüf olamayacak biçimde kendi adına tescil ettirdiği, akabinde ürün satışını engellediği, üçüncü kişilerin de aynı markalı ürünleri ithal edip piyasaya sürmesine mani olduğu, davalının marka tescilinde iyiniyetli kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... no.lu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Davacı tarafından davalı adına 27.08.2020 tescil tarihli 2020/22890 tescil numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebi ile açılan davada, davalı ...'ın marka başvurusunda bulunarak adına tescil işlemleri yapıldığı, ancak davalının 23.06.2021 tarihinde markayı dava dışı ... Küresel Dış Tic. ve San. A.Ş.'ye devrettiği anlaşılmaktadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır." hükmü gereğince dava, davalı aleyhine açılmıştır. Davanın açıldığı tarihte marka sahibi davalı ise de yargılama aşamasında marka dava dışı şirkete devredilmiş olduğundan, Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125/1 hükmü uyarınca davanın açılmasından sonra dava konusunun davalı tarafından devredildiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.