İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle kurum zararının rücuan tahsilinde sürekli iş göremezlik oranı, peşin sermaye değeri ve zamanaşımı itirazlarına ilişkin bozma sonrası ilk derece mahkemesi kararının temyiz incelemesi
Özet: Bu dava, 1999 yılındaki bir iş kazası sonucu sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir ve yapılan masraflardan kaynaklanan kurum zararının, sosyal güvenlik kurumu tarafından işverenlerden rücuan tahsilini talep etmektedir; başlangıçta reddedilen dava, sigortalının sürekli iş göremezlik oranının kesin belirlenmemesi ve zamanaşımı definin değerlendirilmemesi nedenleriyle bozulmuş, bozma sonrası ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen karar, hem kurumun sigortalının kusuru olmadığı yönündeki itirazı hem de davalı işverenin maluliyet oranı ve işverenlik ilişkisi iddialarıyla temyiz edilmiş olup, yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesinin bozmaya uygun kararında ve gerekçesinde hukuki bir isabetsizlik bulunmadığını tespit ederek kısmi kabul kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/427 E., 2025/61 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı Kurum vekili ve davalı ... Fab. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 07.08.1999 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir, yapılan masraf ve ödemelerden oluşan Kurum zararının 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı ... Turizm Nak. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili 07.05.2003 havale tarihli cevap dilekçesinde, özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, sigortalının tamamen kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, sigortalının bu işte ilk kez çalışmadığını, daha önce başka şirkette de mikser operatörü olarak çalıştığını, müfettiş raporunu kabul etmediklerini, kusur durumunun yeniden tespitini talep ettiklerini, davacı Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan ödeme ve masrafların oldukça fahiş olduğunu, sigortalıya bağlanan gelirin neye göre hesaplandığının belli olmadığını, sigortalının iş göremezlik oranına ve sigortalıya bağlanan gelire itiraz etiklerini, sigortalının kazadan sonra da aynı işte çalışmaya devam ettiğini ve 31.12.2001 tarihinde iş akdinin tazminatlı olarak feshedildiğini, sigortalının iş göremezlik oranının Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerektiğini, sigortalıya geçici iş göremezlik geliri yerine sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, sigortalıya son aldığı aylık dikkate alınarak gelir bağlandığını, kaza tarihindeki aylığı nazara alınarak gelir bağlanması gerektiğini belirterek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, Mahkemece sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihinin kesin olarak belirlenmesi için yukarıda belirtilen 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesindeki prosedür tamamen işletilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesindeki prosedür işletildikten ve sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak belirlendikten sonra değişiklik olduğu takdirde, belirlenen orana göre ayrıca aylık bağlanıp bağlanmadığı da araştırılıp, rücu edilebilecek ilk peşin değerli gelir Kurumdan sorulup belirlenmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir, davacı Kurumun 10.02.2011 tarihli ve kendisine 25.02.2011’de tebliğ edilen ıslah talebine karşı davalılardan ... Turizm Nak. İnş. Tic. San. Ltd. Şti.’nin 28.02.2011 tarihli dilekçeyle zamanaşımı definde bulunduğu, ancak bununla ilgili karar gerekçesinde bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır gerekçeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı SGK temyizi:a.Sigortalının kusuru bulunmadığını,b.SİD oranının düşmesinin aleyhe hüküm doğurmaması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.2.Davalı ...Ş. vekili;a.Maluliyet ile çalışma gücü kaybının aynı anlama gelmediğini, oranın hatalı belirlendiğini,b.Davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, değişen SİD oranlarına göre çelişkili rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle ATK raporlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.