Hizmet sürelerinin kesinleşmediği iddiasıyla reddedilen yaşlılık aylığı başvurusuna ilişkin davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin hak kazanma tespit kararlarının Yargıtayca onanması.
Özet: Daha önceki bir hizmet tespit davası sonucunda belirlenen sigortalılık sürelerinin yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olduğunu öne süren davacının, bu gerekçeyle yaptığı emeklilik başvurusunun davalı kurum tarafından reddedilmesi üzerine açtığı, kurum işleminin iptali ve aylık bağlanması talepli dava, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince kabul edilerek davacı lehine sonuçlanmış; davalı kurumun temyiz başvurusu neticesinde Yargıtay da bölge adliye mahkemesi kararını usul ve esas yönünden hukuka uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2033 E., 2025/2692 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş MahkemesiSAYISI : 2017/480 E., 2020/601 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesinde davacının sigortalılığının tespiti için dava açtıklarını, 12.05.2011 tarihli kararla davacının 11.11.1980 - 20.05.2008 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verildiğini, Yargıtayca kararın kısmen bozulup kısmen onandığını, bu karar gereğince davacının 01.01.1989 - 20.05.2008 dönemi hizmetlerinin yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olması nedeniyle 06.04.2016 tarihli dilekçe ile Kuruma başvurularak yaşlılık aylığı talebinde bulunulduğunu, davalı Kurumca bu talebin 12.04.2016 tarihinde reddedildiğini, bu işlemin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının sigorta başlangıcının eski olduğunu ve 01.01.1989 - 20.05.2008 tarihleri arasındaki hizmet süresinin emekliliği için yeterli olduğunu belirterek Kurum işleminin iptaline ve başvuru tarihi olan 06.04.2016 tarihi itibariyle davacının aylık almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının aylık almaya dayanak gösterdiği hizmetinin geçtiği sürelerin halen derdest dava konusu olduğunu, mahkeme kararının kesinleşmediğini, 01.01.1989 - 20.05.2008 dönemine ilişkin sürelerin Yargıtay'ca bozma dışı bırakılıp onandığına ilişkin bir ibarenin Yargıtay ilamında mevcut olmadığını, yargılaması devam eden henüz kesinleşmeyen hizmet süreleri hesaba katılarak davacının yaşlılık aylığı işlemlerinin başlatılması durumunda ise telafisi imkansız zararlar ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının Kuruma başvuru tarihi olan 06.04.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanma koşullarına sahip olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının Kuruma başvuru tarihi itibariyle aylık bağlama şartlarına haiz olmadığını, buna göre Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının Kuruma başvuru tarihi olan 06.04.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.