Hizmet tespiti davasında hak düşürücü süre itirazına rağmen işçinin çalışma dönemi talebini kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacının 1986-1991 yılları arasındaki hasta bakıcı ve temizlik görevlisi olarak kesintisiz hizmet tespiti talebine ilişkin davada, davalılar ve feri müdahil kurumun hak düşürücü süre itirazları ve tanık beyanları dışında somut delil bulunmadığı iddialarına rağmen, ilk derece mahkemesinin davayı kısmen kabul etmesi ve bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddetmesi üzerine, Yargıtay bölge adliye mahkemesinin usul ve kanuna uygun bulduğu kararını, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek onamıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/293 E., 2025/1084 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. İş MahkemesiSAYISI : 2023/386 E., 2024/344 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde aralıksız bir şekilde ''hasta bakıcı'' ve ''temizlik görevlisi'' olarak 03.08.1986-24.05.1991 tarihleri arasındaki aralıksız çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça davacının, ... unvanlı iş yerinde 03.08.1986 tarihinde çalışmaya başladığı, çalışmalarının kesintisiz olarak 24.05.1991 tarihine kadar devam ettiğini; ancak sigorta girişine ilişkin kayıtların 20.07.1989-30.07.1989 tarihleri arasında yapıldığını, davacının talebinin 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığından öncelikle bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili Kurumun kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacının 20.07.1989 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin ... unvanlı iş yerinden Kuruma bildirildiği, iş yerinin 1989/2. dönem bordrosunda davacı için 20.07.1989-30.07.1989 tarihleri arası 10 günlük çalışma bildirildiği, müvekkil Kurumca da yapılan bildirimler doğrultusunda işlem yapıldığını, Kurum kayıtlarında yapılan sorgulamalarda davacıya ait başkaca bir tescil kaydına rastlanmadığını, bu nedenlerle ve diğer sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalı yanında çalıştığına dair tanık beyanı dışında kesin ve somut delilin bulunmadığını, tanık beyanlarının hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, hatalı değerlendirme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre yönünden itirazlarının olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yetecek yeterlilikte olmadığını, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.