Mobil vinçlerin garanti süresi uzatımı, garanti dışı bakım masraflarının tahsili ve kötüniyet tazminatı içeren icra itirazının iptali davası.
Özet: Mobil liman vinçlerinin garanti süresi ve arıza onarım masrafları kaynaklı alacak davasında, davacı, davalı idarenin garanti süresini uzatarak ödemediği bakım ve onarım bedellerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı, sözleşme ve teknik şartname uyarınca arızalı geçen sürelerin garantiye eklendiğini, davacının kendi taahhüdüyle garanti bitimini kabul ettiğini savunarak davanın reddi ve kötüniyet tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davacının beyanları ve dosyadaki belgelerle garanti süresinin belirli bir tarihte sona erdiğini, ancak garanti bitimi sonrası yapılan bazı işlerin davacının önceki müdahalesinden kaynaklanan gizli ayıp kapsamında olduğunu ve dolayısıyla garanti içinde giderilmesi gerektiğini belirterek, hem davacının itirazın iptali hem de davalının kötüniyet tazminatı taleplerini reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/733 E., 2025/827 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2024/315 E., 2025/297 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 10.08.2012 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca davalı idare tarafından alımı yapılan üç adet mobil liman vincinin garanti süresi 24.08.2017 tarihinde dolmasına rağmen davalı idarenin bu tarihten sonra davacı tarafından yaptırılan bakım ve onarım masraflarını garanti süresini tek taraflı olarak uzatmak suretiyle ödemek istememesi üzerine 159.829,27 Euro alacağın tahsili için davalı hakkında Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12148 E. sayılı dosyasında ilâmsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme konusu vinçlerin kesin kabul işleminin 29.04.2025 tarihinde yapıldığını ve 24 aylık deneme süresinin bu tarihten itibaren başladığının doğru olduğunu ancak sözleşmenin eki niteliğindeki teknik şartnamenin 35.1. maddesinde vinçte arızalı geçen sürelerin o vincin garanti süresine ilave edileceği hüküm altına alındığı gibi, sözleşmenin 16.7.1.3 maddesinde de malın arızalanması halinde tamirde geçen sürenin garanti süresine ekleneceğinin kararlaştırıldığını, davacının da en son 2 numaralı vincin garantisinin 06.08.2017 tarihinde dolduğunu 12.09.2017 tarihinde verdiği taahhütname ile kabul ettiğini savunarak davanın reddini, ikinci cevap dilekçesiyle de aynı zamanda kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 10.08.2017 tarihli yazısında 2 no.lu vincin garanti süresinin 06.08.2017 tarihinde sona ereceğinin, 12.09.2017 tarihli yazıda 1 no.lu vincin garanti süresinin 10.06.2017 tarihinden, 3 no.lu vincin garanti süresinin 23.07.2017 tarihinde sona erdiğinin belirtildiği anlaşılmış olup, dosya kapsamı itibariyle garanti süresinin en son 06.08.2017 tarihinde dolduğu, 07.08.2017 tarihli fatura içeriği de dikkate alınarak bu fatura dahil garanti süresi içerisinde yapılan işlemler ve düzenlenen faturalara yönelik davacının talep hakkının olmadığı, 26.09.2017 tarihli faturaya konu işlerin ise davacının daha önceki müdahalesinden kaynaklı her vinçte görülen sözleşmenin 40. maddesi uyarınca garanti kapsamında giderilmesi gereken gizli ayıp niteliğindeki arızaların giderimine ilişkin olduğu ve davacı tarafından verilen 12.09.2017 tarihli taahhütteki açıklamalardan da bu hususun anlaşıldığı, davacının ise kötü niyetli takibe geçtiği hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından davacıya verilen 12.09.2017 tarihli yazılı taahhütname de, açıkça 2 numaralı vincin garanti süresinin 06.08.2017 tarihinde dolduğu ve garanti süresince vinçlerin alt kulesi ile üst kulesini birbirine bağlayan cıvatalarda gevşeklik ve buna bağı titreşim arızalarının meydan geldiği, bu nedenle bağlantı cıvatalarının tamamının garanti kapsamında daha önceden taraflarınca giderildiği, bom bağlantı kulağı çatlağı arızalarına daha önceden vinçlerde meydan gelmiş olan bu titreşimlerin neden olduğu, onarımın temsilcileri ... tarafından giderildiği, kontrollerin ise ... yaptıldığı, 3 adet MHC güvenli ve emniyetli bir biçimde kullanılabileceği belirtilmekle, davacının da garanti süresinin 06.08.2017 tarihine uzadığını kabul ettiği gibi bu tarihten sonra garanti süresi içindeki hatalı işlemden kaynaklı ayıbı da garanti kapsamında giderdiğini kabul ettiği halde, garanti süresinin 24.07.2018 tarihinde dolduğundan bahisle bu tarihten sonra yapılan bakımlara ilişkin takip başlatmasında kötüniyetli olduğunu, bu sebeple kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığını, sonuca etkili olmamakla birlikte kazanılmış hak oluşturmaması adına kararın gerekçesinde 35 aylık sözleşme süresinin sona erme tarihinin 29.12.2014 tarihi olduğuna ilişkin tespitin doğru olmadığını, 29.12.2014 tarihi olarak belirlenen teslim süresine deneme ve garanti süresinin dahil olmadığını, bir aylık deneme süresinin 16.02.2015 tarihinde dolduğunu kesin kabulün ise gecikmeli olarak 29.04.2017 tarihinde yapıldığını ve garanti süresinin başladığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmalık; taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.