Yüklenicinin inşaat sözleşmesinden doğan hakediş alacağı ve kesin teminat mektubu iadesi talebinde, zorunlu arabuluculuk şartının dava açıldıktan sonra yerine getirilmesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği.
Özet: Yüklenici şirket, eksiksiz tamamladığı inşaat işlerine karşılık ödenmeyen hak ediş bedellerinin tahsili ve teminat mektubunun iadesi talebiyle idare aleyhine dava açmış, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi davayı kabul etse de, yüksek mahkeme, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması nedeniyle dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu bir dava şartı olduğunu, bu şartın dava açıldıktan sonra yerine getirilmesinin eksikliği gidermediğini belirterek, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle önceki kararı bozmuştur.
6. Hukuk Dairesi         2024/3655 E.  ,  2025/4395 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

SAYISI : 2024/259 E., 2024/384 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davalı idarenin müvekkili şirket ile inşaat işinin yapımı için iki adet sözleşme imzalandığını, akdedilen sözleşmelere uygun şekilde yüklenici tarafından iki eserin de eksiksiz ve süresinden önce bitirilmesine rağmen, hak edişlerden haksız ceza kesintilerinin yapıldığını, kesin kabulün yapılmasına rağmen teminat mektubunun iade edilmediğini ileri sürerek, teminat mektubunun iadesi ile ödenmeyen hakediş bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, yetki ve arabuluculuk dava şartı yönlerinden inceleme yapılmasını; esasa ilişkin ise kesin hesaplarla idarelerine sunulan kesin hak ediş raporlarının, kesin hesaplarda meydana gelen düzeltme sebebiyle imzalanmadığını, hak edişlerden yapılan kesintilerin sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2022 tarih ve 2020/497 Esas, 2022/309 Karar sayıılı kararı ile davacı tarafın celse arasında arabuluculuk yoluna gittiği ve dava şartlarındaki eksikliğin giderilmiş olması nedeniyle usul ekonomisi gereğince davanın usulden reddi yoluna gidilmediği, davacı tarafça yüklenilen işlerin tamamlandığına dair tanzim edilmiş olan geçici kabul tutanağı ve yapım işleri kesin kabul tutanağının hiçbir itiraz ve olumsuz şerh düşülmeden gerek komisyon üyeleri gerekse yüklenici davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığını, her iki iş için gerek geçici kabul tutanaklarında gerekse yapım işleri kesin kabul tutanaklarında davacı tarafça işlerin eksik, hatalı ya da ayıplı yapıldığına dair bir bilgiye rastlanılmadığını, ayrıca her iki iş için geçici kabulün Aralık 2018 tarihinde yapıldığını Aralık 2018 tarihinden dava tarihine kadar işlerin ayıplı yapıldığına dair bir ihbarda da bulunulmadığını, ... ve ... Bolgeler III. ... Depoları, Sondaj Kuyusu Yapım ve ... İnşaatı İşine ait iki ayrı kesin hakediş bedelinin davalı tarafça davacıya ödenmediğini, dolayısıyla davacının davalıdan KDV dahil 98.500,91 TL ve teşvik kapsamında KDV'siz' 7.350,76 TL olmak üzere toplam 105.851,67 TL alacaklı olduğunu, ..., Terfi Merkezi, Sondaj Kuyusu Yapım ve Bakım-Onarım İnşaatı İşine ait kesin hakediş bedelinin davalı tarafça davacıya ödenmediğini, dolayısıyla davacının davalıdan KDV dahil 37.787,98 TL alacaklı olduğunu, her iki işin de eksiksiz yapılmış olması, davalının davacıdan alacağının olmaması, ... ve Üst suyu Depoları, Terfi Merkezi Sondaj Kuyusu Yapım ve Bakım-Onarım İnşaatı ile ilgili olarak sözleşme gereği davalı/iş sahibine davacı/yüklenici tarafından verilen, özel teknik şartnameye göre kesin kabul sonrası iade edilmesi gereken ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 12.08.20 20... 85 referans numaralı (140.315,00 TL bedelli) kesin teminat mektubunun davalı tarafça davacıya iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, "...Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
İş bu davada, yukarıdaki kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından dava tarihi olan 26.10.2020 tarihinden sonra arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin de davacı vekilinin 06.03.2021 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, anılan maddede aranan dava şartı yokluğunu ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla, mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak davacı tarafından dava tarihi olan 26.10.2020 tarihinden sonra arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin de davacı vekilinin 06.03.2021 tarihli dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, bu durumun dava şartı yokluğunu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı şirket vekili, görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan ön inceleme duruşmasında dava konusu uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu tespit edilerek davaya "Ticaret Mahkemesi sıfatıyla" devam kararı verildiğinde davacı tarafından aynı gün arabuluculuk başvurusu yapıldığını, bu nedenlerle dava öncesi arabuluculuk başvurusu yapılmadığına yönelik kabulün doğru olmayıp, maddi hataya dayalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen hak ediş bedelinin tahsili ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı şirket vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.