Uyuşturucu madde ticareti davasında, arama kararı olmaksızın hukuka aykırı elde edilen delillere dayalı mahkumiyetin Yargıtayca bozulması kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, şüpheli hareketler üzerine durdurulan sanığın, yasal bir arama kararı veya emri olmaksızın ve kolluk baskısı altında, poşet ve kutu içerisinde katmanlı olarak gizlenmiş uyuşturucu maddeyi teslim etmesinin gerçek anlamda rızaen teslim olarak değerlendirilemeyeceğine, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen bu delillerin hükme esas alınamayacağına ve başka yeterli delil bulunmadığından mahkûmiyet kararının kanuna aykırı olduğuna hükmederek, yerel mahkemenin sanık hakkındaki mahkûmiyet kararını oy birliğiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/253 E., 2016/33 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosya kapsamına göre; olay günü rutin yaya devriye görevi yapan kolluk görevlilerince... içerisinde şüpheli hareketler sergilediği gerekçesiyle durdurulan ve kimlik tespiti yapılan sanığın heyecanlanarak elindeki poşet içerisindeki kutuda uyuşturucu madde olduğunu beyan ettiği, poşet içerisindeki kutuda bulunan araba teybinin altındaki kullanım kılavuzunun içerisine bantlanarak gizlenmiş suça konu uyuşturucu maddeyi teslim ettiğinin belirtildiği olayda, gizli olan şeyi ortaya çıkarmaya yönelik bir aramada ele geçirilebilecek suç konusunu elde edebilmek için arama kararı veya yazılı arama emri gerektiği, sanığın suç baskısı altında adli arama kararı veya arama emri bulunmaksızın kolluk görevlilerine poşet ve kutu içerisinde katmanlı şekilde gizlenmiş haldeki uyuşturucu maddeleri teslim etmesinin gerçek anlamda "rızaen teslim" olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" delillerden yola çıkılarak elde edilen delillerin de hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, bu itibarla mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmayan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.