9. Ceza Dairesi, kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyeti onarken, mala zarar verme suçunda polis aracına yanlış TCK maddesi uygulanması nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Bu kararda, sanık hakkında kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyetler onanırken, mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet bozulmuştur; zira ilk derece mahkemesi, polis ekip otosuna verilen zararı kamu hizmetine ayrılmış binalara verilen zarar hükümleri kapsamında değerlendirerek 765 sayılı TCKnın yanlış maddesini uygulamış ve sanık lehine olabilecek kanun değerlendirmesini yapmamıştır.
9. Ceza Dairesi         2008/13754 E.  ,  2010/5352 K.
"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Kasten yaralama, Mala zarar verme, Görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm : 765 sayılı TCK'nın 456/4, 457/1, 81/1, 59; 516/2, 3. Bent, 522, 81/1, 59,71; 36, 40... sayılı TCK'nın 265/1-4, 62, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan 765 sayılı TCK'ya göre uygulama yapılırken anılan Kanunun 29. maddesine aykırı olarak tekerrür hükmünün, takdiri indirim nedeninden önce uygulanması sonucu etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık hakkında kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde,
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme gelince;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
765 sayılı TCK'nın 516/2 fıkra, 3. bendinin kamu hizmetine ayrılmış binalarla, eklentilerine veya bunların mütemmim cüzünü teşkil eden taşınır niteliktesi eşya ve parçalarına zarar verilmesi halinde uygulanabileceği, sanığın polis ekip otosuna zarar verme eyleminin 765 sayılı TCK'nın 516/ilk maddesi kapsamında bulunduğu, hukuki durumunun ve lehe kanun değerlendirmesinin buna göre takdir ve tayini gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.