Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında temyiz gider avansına ilişkin muhtıradaki eksiklik nedeniyle bölge adliye mahkemesinin ek kararını bozarak kusur, tazminat, velayet ve nafaka konularındaki itirazların esastan incelenmesi gerektiğine hükmetti.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin, davalı-davacı erkeğin temyiz başvurusunu, gider avansı muhtırası kalem kalem açıklanmadığı halde kesin sürede ödenmediği gerekçesiyle vazgeçmiş sayan ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğu tespit edilerek bozulmasına ve böylece erkeğin kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, kadın lehine tazminatlar, velayet ve nafakalar gibi feri hükümlere yönelik temyiz itirazlarının esastan incelenmesinin önünün açılmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1552 E., 2024/1698 K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı BoşanmaTaraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı erkek vekili tarafından ek karar ile asıl kararda kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen tazminatlar, reddedilen tazminatlar, velayet, kadın ve çocuklar için kabul edilen nafakalar ve miktarları yönünden, davacı-davalı kadın tarafından ortak çocuk .... velayeti, iştirak nafakası ve kişisel ilişki tesisi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Davalı- karşı davacı erkek vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın ayrı ayrı kabulü ile boşanma ve fer'îlerine karar verilmiş, kararın davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kusur tespiti, kadının kabul edilen boşanma davası, kadın lehine tazminatlar, nafakalar ve ortak çocuklardan ... ve ...'ın velayetlerine ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine, erkeğin ortak çocuk ... velayet ve kişisel ilişki yönünden istinaf talebinin işin esası incelenmeksizin kabulü ile kararın velayet ve kişisel ilişki ve iştirak nafakası düzenlenmesine ilişkin hükümlerinin ... yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 13.01.2025 tarihli ek karar ile davalı- karşı davacı erkeğin temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.Temyiz istemi, temyiz gider avansının muhtırada belirtilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2025 tarihli ek kararına ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344 üncü maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun’un anılan hükümleri gereğince, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır.Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince ödenmediği belirtilen 500,00 TL gider avansının bir haftalık kesin sürede ödenmesi için düzenlenen muhtıra, 30.12.2024 tarihinde davalı- karşı davacı erkek vekiline tebliğ edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince muhtırada eksik olduğu belirtilen gider avansını oluşturan harç, tebligat ücreti gibi gider gerektiren işlemler kalem kalem açıklanmalı, her kalemin miktarı ayrı ayrı gösterilmeli ve bu şekilde her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekir. Ancak somut olayda muhtıra içeriğinde de görüldüğü üzere gider avansına konu olan tüm işlemlerin neler olduğunun giderleri ile birlikte açıklanmadığı anlaşılmakla temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine aykırı olduğundan, 13.01.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekmiştir.2.Davalı- karşı davacı erkek vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince kadının ve erkeğin davasının ayrı ayrı kabulüyle tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, ortak çocukların velâyetinin davacı- karşı davalı anneye verilmesine karar verilmiş, kararın erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ,reddedilen tazimatlar, velayet, kadın ve çocuklar için kabul edilen nafakalar ve miktarları yönünden istinaf edilmesi üzerinde Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin ortak çocuk .... velayet ve kişisel ilişki yönünden istinaf talebinin işin esası incelenmeksizin kabulü ile, kararın velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası düzenlenmesine ilişkin hükümlerinin .... yönünden kaldırılmasına, erkeğin kusur tespiti, kadının kabul edilen boşanma davası, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, nafakalar ve ortak çocuklardan ... ve ...'ın velayetlerine ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından, "ek karar, kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen tazminatlar, velayet, kadın ve çocuklar için kabul edilen nafakalar ve miktarları" yönünden, davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından'' ortak çocuk ...'nın velayeti, iştirak nafakası ve kişisel ilişki'' yönünden temyiz yoluna başvurulmuştur.Boşanma davalarında gerek taraflara atfedilen kusurlar, gerekse boşanmanın eki (fer’îsi) niteliğindeki maddî ve manevî tazminat, nafaka ve özellikle velâyet gibi konular boşanmaya bağlı ve birbirinden ayrılamayacak niteliktedir. Boşanma davası ve eklerinin biri hakkında verilecek hüküm diğerinin sonucunu etkileyecek olup, bu istemler hakkında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi ancak bu istemlerin birlikte görülüp değerlendirilmesi suretiyle mümkündür. Kural olarak, İlk Derece Mahkemesince verilen karar sonrasında tarafların istinaf itirazı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince boşanma veya boşanma davasının ekleri yönünden istinaf incelemesi yapılırken; şayet dosyada giderilebilecek bir eksiklik varsa bu eksikliğin 6100 sayılı Kanun'un 353 vd. maddeleri uyarınca ve usul ekonomisi de göz önünde bulundurularak Bölge Adliye Mahkemesince giderilip İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dahil gerekli kararları verebilir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından giderilemeyecek nitelikte bir eksiklik bulunması durumunda ise, taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmadığından kesinleşen yönler hariç olmak üzere boşanma ve ekleri ayrılmadan, istinaf edilen tüm yönlerden kararın tamamının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekir (6100 sayılı Kanun md. 353). Aksi uygulamayla, birbiriyle bağlantılı ve sonuçları birbirlerini doğrudan etkileyebilen istemlerin ayrılması; sağlıklı, isabetli infazı kabil kararlar verilmemesine sebep olacağı gibi bu durum usul ekonomisine de aykırıdır. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince verilecek yeni karar ile temyiz incelemesi sonucu verilecek olası bozma kararı sonrası, İlk Derece Mahkemesince verilecek karara karşı kanun yollarında da değişiklik olacaktır. Çünkü, temyiz incelemesi sonucu bozma kararı verildiğinde (Bölge Adliye Mahkemesi daha evvel bu konuda esastan ret kararı verdiğinden), yeni karar sadece temyiz yoluna tabi olacak, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırıp gönderdiği yönlerle ilgili İlk Derece Mahkemesi bir karar verdiğinde bu karar ise önce istinaf, sonra temyiz aşamalarından geçecektir. Dolayısıyla, zorunlu olarak birlikte görülmesi gereken dava ve ekleri ayrı ayrı dosyalarda görüşülüp ayrı ayrı yasa yollarından geçerek ortaya hukuken ve usulen karmaşık ve hukuki güvenirlik ilkesine aykırı bir durum çıkabilecektir. Boşanma davası ve ekleri birbirinden ayrıldığında, biri hakkında verilecek hüküm diğerinin sonucunu etkileyecek nitelikte olması nedeniyle; örneğin, boşanma sorunu halledilmeden velâyete ilişkin uyuşmazlık, velayete ilişkin uyuşmazlık çözülmeden kişisel ilişki ve iştirak nafakası, kusur sorunu çözülmeden maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakasına ilişkin uyuşmazlık çözülemeyeceğinden, bu istemlerin biri diğerinin sonucunu bekleyecek, gereksiz zaman kaybı ve usul ekonomisine aykırı bir yargılama süreci başlatılmış olacaktır. Diğer yandan, bilindiği üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin, esasa ilişkin hiçbir hüküm içermeyen ve yalnızca (münhasıran) gönderme kararları kesindir (6100 sayılı Kanun md. 353/1-a). Ancak, somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf istemi üzerine vermiş olduğu karar, yalnızca (münhasıran) gönderme kararı olmayıp aynı dava ve eklerine ilişkin esas hükümle birlikte, aynı davanın eki niteliğinde olan velayetle ilgili kaldırma ve gönderme kararı verilmiştir. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesinin eldeki dosyaya ilişkin kararı tüm yönleriyle temyizi kabil bir karardır. Diğer bir anlatımla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının tüm yönleriyle temyizen incelenmesi yönünden herhangi bir engel bulunmamaktadır. Somut olayda incelendiğinde, boşanmanın eki niteliğinde bulunan ve yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde boşanma davasının eki olması sebebiyle tüm istinaf istemlerinin bir bütün hâlinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, boşanma davasının eki niteliğindeki velayet düzenlemesinin asıl davadan ayrılmak suretiyle ortak çocuk .... velayeti, kişisel ilişki ve iştirak nafakasına ilişkin hükmün kaldırılarak dosyanın bu yönüyle İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi, sair yönlerden ise kısmen istinaf incelemesi yapılarak esastan karar verilmesi hatalı olmuş, temyiz edilen hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2025 tarihli ek kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,2.Asıl karar yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.