Şirket ve ortaklarının borca batıklık ile konkordato projelerinin inandırıcı bulunmaması nedeniyle iflaslarına karar verilmesinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bir şirketin ve ortaklarının mali krize girerek geçici ve kesin mühlet ile konkordato talep ettiği, ancak ilk derece mahkemesinin detaylı incelemede şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olduğunu, sunulan konkordato projelerinin gerçekçi, inandırıcı ve uygulanabilir olmadığını tespit ederek bu talepleri reddedip şirketin iflasına karar verdiği, söz konusu kararın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek onandığı, temyiz incelemesinde ise Yargıtayın ileri sürülen temyiz nedenlerini kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulmayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun görüp nihai olarak onadığı anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1125 E., 2025/1201 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2025/6 E., 2025/504 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep edenler vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek işlerden olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca talep edenler vekilinin duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. TALEPTalep edenler vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin araç alım satım kiralama konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkili gerçek kişilerin şirketin ortağı olduklarını, şirket borçlarına şahsi malvarlıkları ile kefil olduklarını, şirketin finansal krize girdiğini, borca batık olmadıklarını ileri sürerek, geçici ve kesin mühlet kararı verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep etmiştir.II. CEVAPMüdahil alacaklı vekilleri sundukları müdahale dilekçeleri ile dosyaya müdahil olmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin faal olduğu, şirket kayıtlarına göre personel maaşlarının ödendiği, kamuya olan yükümlülüklerin tam olarak yerine getirilmediği, şirketin bağımsız denetime tabi olmadığı, 30.11.2024 tarihli kaydi değer bilançosunda, kaydi değer ... Kaynaklarının 6.088.287,82 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olmadığı, 30.04.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda ise rayiç değer ... Kaynaklarının (-)32.173.513,78 TL olarak hesaplandığı ve borca batık olduğu, borca batıklık bilançolarının hazırlanması esnasında yeni bir somut mali veriye rastlanmamış ve şirketinin aktifini pozitif yönde ve borca batıklığı değiştirecek biçimde yeni bir hususun da tespit edilmediği, bu bağlamda şirketin en son güncel mali verileri dikkate alınarak yapılan yeni hesaplamada borçlu şirketin (-) 32.173.513,78 TL borca batık çıktığı, mevcut mali veriler ışığında şirketin projesinin gerçekçi inandırıcı ve uygulanabilir görülmediği, şahısların projesinin de kişisel taşınmazlarının satışına dayandığı ancak bu satış sonrası kalacak bakiye bedelin projenin gerçekleşmesine yeteceğine dair somut bir mali veri olmadığı, bu aşamada şirket ve şahısların projelerinin süreç içerisinde ticari faaliyetlerinin projenin gerçekleşmesine elverir koşulları taşımadığı, ciddi ve inandırıcı görülmediği, açıklandığı üzere konkordato nihai projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle talep edenlerin konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddi ile talep eden şirketin iflasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriTalep edenler vekili temyiz dilekçesinde;a.Sağlık mazeretinin hukuka aykırı olarak dikkate alınmadığını, nihai komiser raporuna itiraz imkânı tanınmadığını,b.Projenin ciddi ve inandırıcı olmadığı tespitinin eksik incelemeye dayalı olduğunu, bağımsız denetim raporu ile komiser raporu arasındaki çelişkiyi gidermediğini, alacakların tamamının faiziyle ödenmesini teklifinin ciddi ve inandırıcı bulunmamasının konkordato kurumunun amacına aykırı olduğunu, c.İflasın son çare yerine ilk olarak uygulandığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeTalep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, talep edenler vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.