Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkum edilen sanığın istinaf başvurusunun reddi kararını onarken, eksik ceza tayini eleştirisini bozma nedeni yapmadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ilk derece mahkemesince mahkûmiyetine karar verilen ve istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması üzerine temyiz yoluna başvuran sanığın; kararın usulsüz olduğu, eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında kaldığı, beraat etmesi gerektiği ve soruşturma-kovuşturmanın hukuka aykırı yürütüldüğü iddiaları incelenmiş olup, yapılan incelemede ilk derece ve istinaf mahkemelerinin suçun vasfı, sübutu, delillerin değerlendirilmesi ve yasa maddelerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği gerekçeleriyle temyiz taleplerinin esastan reddine ve mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.

T U T U K L U
MAHKEMESİ:Ceza DairesiSAYISI : 2025/1993 E., 2025/1990 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Kararın usulsüz ve yasalara aykırı olduğuna,2. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,3. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,4. Hukuka aykırı olarak soruşturma ve kovuşturmanın yürütüldüğüne,İlişkindir.III. GEREKÇESuç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; sanık hakkında temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.01.2026 tarihinde karar verildi.