Yargıtay, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararını, gerekçe eksikliği ve mağdurenin savunma yeteneğine ilişkin yetersiz adli tıp raporu nedeniyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, bir sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyet kararını, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde mağdurenin eylemlerde cinsel amaç bulunmadığına dair beyanını yeterince tartışmaması, sanığın eylemlerini cinsel saikle işleyip işlemediğini değerlendirmemesi ve mağdurenin suç tarihinde kendisini savunup savunamayacağına dair adli tıp raporunun yetersizliği ile yeni bir rapor alınmamasını hukuka aykırı bularak bozmuştur.
9. Ceza Dairesi         2025/6908 E.  ,  2025/9764 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/39 E., 2025/471 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, cinsel saikle mağdurenin yanağını, kulaklarını ve dudaklarını eliyle okşayıp, ellerinden öptüğü, dudağından öpmek istediği sırada mağdurenin karşı koyması üzerine eylemini gerçekleştiremediği şeklindeki kabulüyle sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, mağdurenin bozma sonrası 22.09.2022 tarihli oturumda sanığın kendisine yönelik dokunmalarında cinsel amaç bulunmadığı beyanı karşısında, kararda sanığın kabul edilen eylemlerini cinsel saikle işleyip işlemediği tartışılmadan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 1 41... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230. maddelerine aykırı şekilde karar verilmesi hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
Kabule göre de;
04.12.2024 tarihli ve 37596 sayılı raporun içerik itibarıyla yetersiz olduğunun anlaşılması karşısında mağdurenin dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevkiyle suç tarihi itibarıyla mağdurenin beden bakımından kendisini savunup savunamayacağı hususunda rapor aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2025 tarihinde karar verildi.