Yargıtay, henüz on beş yaşından küçük mağdurenin nitelikli cinsel istismarı ve hürriyetten yoksun bırakılması suçlarından ağır ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararını oy birliğiyle onadı.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanığın on beş yaşından küçük mağdureyi boş bir eve götürerek cinsel istismarda bulunması ve hürriyetinden yoksun bırakması suçlarından verilen mahkumiyet kararının, yargılama sürecinde usul ve kanuna uygun hareket edildiği, delillerin yerinde değerlendirildiği, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle oy birliğiyle onanmasına, mağdurenin kovuşturma aşamasında şikayetçi olmaması nedeniyle mağdure vekilinin temyiz isteminin ise reddine karar verilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2025/6250 E.  ,  2025/9763 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/427 E., 2025/23 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, henüz on beş yaşından küçük olan mağdureyi boş bir eve götürdüğü ve burada vajinal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu şeklindeki kabulüyle sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstekleri
Özetle, sübuta, delillerin yanılgılı değerlendirildiğine, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kovuşturma aşamasında on beş yaşından büyük bulunan mağdurenin sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık İle Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ile müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2025 tarihinde karar verildi.