Vefat eden babasından aldığı ölüm aylığı kesilen davacının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasının asılsız bulunarak aylığının tekrar bağlanmasına ilişkin yargı kararının temyizde onanması.
Özet: Davacının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının iptali ve adına tahakkuk ettirilen borcun geçersizliği talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacının boşanmasının muvazaalı olmadığı ve eski eşiyle karı koca gibi birlikte yaşamadığı tespitini usul ve yasaya uygun bulmuş, davalı kurumun temyiz talebini reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onamış ve bu suretle davacının kesilen ölüm aylığının tekrar bağlanması ile adına çıkarılan borçtan sorumlu olmadığına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2125 E., 2025/1496 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş MahkemesiSAYISI : 2021/289 E., 2022/252 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, vefat eden babası üzerinden ölüm aylığı almaktayken boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesildiğini ve adına borç tahakkuk ettirildiğini, oysa ki birlikte yaşama iddiasının doğru olmadığını ileri sürerek, aylık kesen Kurum işleminin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine ve kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum denetmen raporu, yargılama sırasında dinlenen tanık beyanları, kolluk araştırması sonucu alınan ifadeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının boşanmasının muvazaalı olmadığı, eski eşi ile karı koca gibi fiilen birlikte yaşamadığı kanaatine varılarak, davanın kabulü ile davacının yetim aylığının kesilmesine dair Kurum kararının iptali ile davacının 16.04.2021 tarihli, 24036255 sayılı 65.674,26 TL ve 16.04.2021 tarihli 24036255 sayılı ve 1.744,14 TL'lik borç yönünden borçlu olmadığının, davacının kesilen yetim aylığının kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, dosya kapsamında toplanan delillerle davacı ve boşandığı eski eşinin birlikte yaşadıklarının sabit olduğunu, Kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belge niteliğinde olduğunu, aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.C. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.