6. Ceza Dairesi, mala zarar verme suçunda sanığın temyizini usulden reddederek, katılan vekilinin başvurusuyla zincirleme suç ve mağduriyetin hukuka aykırı değerlendirilmesi nedeniyle mahkumiyet hükümlerini bozdu.
Özet: Mahkeme, sanığın temyiz talebini yasal süre içinde gerekçe sunulmadığı için reddederken, katılan vekilinin temyiz itirazlarını değerlendirerek, sanığın otel girişinde ve katılanın işyeri önünde farklı tarihlerde gerçekleştirdiği kundaklama eylemleriyle birden fazla kişiye ve katılanın mülkiyetine zarar vermesi olayında, 17.06.2018 tarihli eylemin tek fiille birden fazla mağdura yönelik olduğunu, 26.06.2018 tarihli eylemin ise aynı mağdura karşı zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle TCKnın 152/1, 152/2-a ve 43/2-1 maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü verilmesi gerekirken ayrı ayrı cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna hükmederek kararı bozmuş ve dosyayı yeniden inceleme için Bölge Adliye Mahkemesine göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3887 E., 2022/720 K.SUÇ : Mala zarar vermeHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:I- Sanığın temyiz isteminin incelenmesi neticesinde;Sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla,sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesi neticesinde;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Sanığın 17.06.2018 tarihinde ... Otelinin girişinde kasten yangın çıkardığı, ... Oteli girişini katılan ... ve diğer esnaflarında kullandığı, katılan ...'in yangının çıktığı yere bıraktığı satışa hazır giysi ve ayakkabılarının yandığı, yangının katılan ...'ün işyerine de sıçradığı müştekiye ait alarm cihazı ve güneşliğinin yandığı, mağdur ... ...'ın işyerinin parkelerinin, duvarlarının ve işyerinde bulunan malzemelerin zarar gördüğü fakat mağdurun şikayetinden 26.06.2018 tarihinde ek beyanı ile vazgeçtiği akabinde, 26.06.2018 tarihinde sanığın katılan ...'nin işyerinin önünde ateş yakarak katılanın kapısının ve camının zarar görmesine sebep olduğu olayda, 17.06.2018 tarihindeki eylemi yönünden tek bir fiil ile aynı suçu birden fazla mağdura karşı işlediği, akabinde katılan ...'e karşı aynı eylemi, tek bir suç işleme fiilininin icrası kapsamında farklı zamanda 26.06.2018 tarihinde tekrar işlediği anlaşılmakla sanık hakkında 152/1, 152/2-a, 43/2-1 maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü verilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.