Bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davasında, imza inkarı olmaksızın diğer yazıların aidiyeti ve kötüniyet iddialarının ispat edilememesi üzerine istinaf ve temyiz itirazlarının reddedilmesi.
Özet: Davacılar, icra takibine konu bonodaki imzalarını inkar etmeyip, senedin kendileri tarafından verilmediğini ve üzerindeki yazıların onlara ait olmadığını belirterek borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, imza inkarı bulunmadığından ve hamilin senedin dayanağını ispat yükümlülüğü olmadığından davanın reddine karar vermiş, temyiz incelemesinde de bu kararlar usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1038 Esas, 2025/205 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2022/616 E., 2023/375 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir ticaret olmadığını, alış veriş yapılmadığını, ancak müvekkillerinin icra takibine konu olan senedi ciro eden ...isimli kişi ile geçmişte inşaat yapma nedeni ile tanıştıkları, bu kişinin elde kalan belgelerden getirdiği bir belgeyi bono haline getirerek ciro ettiğini tahmin ettiklerini, her iki müvekkilinin de davalıya bir bono vermediğini ve kesinlikle bir borçlarının olmadığını, bahsedilen senetteki yazıların hiçbirinin her iki müvekkilinin eli ürünü olmadığını savunarak müvekkillerinin davalı ... ...'a İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinin 2020/14107 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, icra zoru ile ödeme yapılması halinde istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı tarafça usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların senetteki yazıların müvekkillerine ait olmadığını ileri sürdüğü, imza inkarında bulunmadığı, borçlunun senet üzerinde imzasının bulunmasının yeterli olduğu, bunun haricinde senet üzerindeki diğer yazıların davacıya ait olmasının gerekmediği, davacının dava dışı senedin ilk lehdarına karşı ileri sürdüğü iddiaların kişisel defi niteliği taşıdığı, davalıya karşı ileri sürülmesinin kural olarak mümkün olmadığı, davacının davalının senedi iktisabında kötüniyetli olduğu ve bile bile senedi iktisap ettiği yolunda bir iddianın da ileri sürülmediği, davanın miktar ve değeri nazara alındığında yazılı delille ispat zorunluluğunun bulunduğu, davacı yanca ispat külfetinin yerine getirilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların bonodaki imzalarını inkâr etmediği, davalının kambiyo senedinin dayanağını ispatlama yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.