Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden doğan tapu iptali ve tescil talebinin reddi üzerine, davacı vekilinin güncel değer ve sorumluluk itirazları ile denkleştirici adalet ilkesi tartışması.
Özet: Davacı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle peşin ödeme yaparak teslim aldığı ancak tapu ferağı verilmeyen daire için açtığı davada, mahkemenin tapu iptali ve tescil talebini reddederek yalnızca yükleniciden 2009 yılına ait 65.000 TL bedel iadesine hükmetmesini, bu bedelin yüksek enflasyon karşısında güncel değerine uyarlanmamasını ve arsa sahipleri aleyhine vekalet ücreti kararı verilmesini, terditli taleplerine aykırı bularak tapu tescili ve güncel bedel iadesi talepleriyle temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/237 E.  ,  2025/4372 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2024/397 E., 2024/752 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesince özetle; davacı ile davalı ... arasında bodrum kat 1 no.lu bağımsız bölüm hakkında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, davalıya satış bedelinin peşin olarak ödendiğini, davalının söz konusu daireyi davalıya teslim ettiğini, ancak inşaat bitim tarihinden itibaren 4 yıla yakın zaman geçtiği halde davacının tüm sözlü taleplerine rağmen müteahhidin bugüne kadar satışını vaad ettiği dairenin ya da arsa hissesinin kat tapu ferağ ve takririni vermediğini, bu nedenle müteahhit ile arsa sahibinin yapılan sözleşmeye istinaden birlikte sorumlu olduklarını, söz konusu dairenin tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde satışı vaad edilen dairenin dava tarihindeki değerinin faiziyle birlikte davalı müteahhitten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılara usulüne uygun tebligatın yapıldığı, duruşmalara katılmadıkları gibi herhangi bir yazılı beyanda da bulunmadığı görülmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.02.2015 tarihli, 2009/896 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararıyla; tescil talebinin reddine, tespit edilen 65.000,00 TL rayiç bedelin yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 12.02.2015 tarihli, 2009/896 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2018 tarihli, 2015/15713 Esas, 2018/1952 Karar sayılı ilâmı ile gerekçeli karar ile hüküm sonucunun çelişkili olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 2018/373 Esas, 2021/594 Karar, 18.05.2021 tarihli kararı ile davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bedel iadesi talebinin kabulü ile 65.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 2018/373 Esas, 2021/594 Karar, 18.05.2021 tarihli kararının bir kısım davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 2024/1183 Esas, 2024/1015 Karar, 24.04.2024 tarihli ilamı ile davacı vekilinin tüm, davalı arsa sahiplerinin sair temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin dava dilekçesinde terditli talepte bulunarak tapu iptali ve tescil mümkün değilse bedelin yükleniciden tahsili isteminde bulunmasına rağmen HMK m.26 uyarınca taleple bağlılık ilkesi aşılarak terditli talep olan bedelin, yüklenici ve arsa sahiplerinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin de arsa sahiplerine yükletilmesinin doğru olmadığı gibi kabule göre de yüklenici ile davacı arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklanan tazminatın arsa sahiplerinden tahsiline karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bedel iadesi talebinin kabulü ile 65.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Arsa sahibi ... mirasçıları ve müteahhit yönünden tapu iptali ve hükmen tescil talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bina her ne kadar projeye aykırı inşa edilmiş ise de davalıların bu durumu kabul ettiklerini, binanın yıkımını istemediklerini, kendilerine düşen bağımsız bölümleri 3.kişilere sattıklarını, kâr elde ettiklerini, davacıya tapu devrini yapmamalarının kötü niyetli olduğunu,
b. Mahkeme kararında rayiç bedel olan 65.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de 2009 yılındaki 65.000,00 TL’nin yüksek enflasyon ve günümüz ekonomik koşullarında komik bir meblağ olarak kaldığını, mahkemece denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplama yaptırılarak bu değer üzerinden tesbit edilecek meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini,
c. Arsa sahibi ... mirasçıları aleyhine açılan davanın reddedilmiş olması nedeniyle kendileri lehine ücreti vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesindeki taleplerin bağımsız talepler olmayıp terditli talepler olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, temliken tescil, mümkün değilse taşınmazın dava tarihindeki değerinin faiziyle tazmini istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava terditli olarak açılmış olup, ilk talep tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, bu talebin yerinde görülmemesi halinde ise taşınmazın dava tarihindeki değerinin faiziyle tazmini istemine ilişkindir. Mahkeme, tapu iptal ve tescil talebinin reddine, terditli olarak ileri sürülen bedel iadesi talebinin kabulü ile 65.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı yüklenici ...’tan tahsiline karar vermiştir. Terditli (kademeli) olarak açılan davalarda ilk talebin reddine bağlı olarak ikinci talep hakkında kabul kararı verilmesi durumunda iki ayrı dava için iki ayrı harç ve yargılama giderlerine hükmedilemez. İkinci talep hakkında verilen karara göre harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri hakkında hüküm kurulur.
Somut olayda; davacının ikincil talebi olan bedelin iadesi istemi yönünden davanın kabulüne karar verildiğine göre arsa sahibi mirasçısı olan ve bedel iadesinden sorumlu tutulmayan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, 9.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, davalı arsa sahipleri yararına vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi'nin 01.10.2024 tarihli ve 2024/397 Esas, 2024/752 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının (6) no.lu bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.