Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda aleniyet koşulunun tespiti ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilirliği için tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmemesi nedeniyle istinaf kararını bozdu.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü, eylemin hastanenin acil bölümü içerisinde nerede gerçekleştiği ve aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığına dair çelişkili durumun giderilmemiş olması, ayrıca sanığın katılan tarafından hakarete uğradığı yönündeki savunmasına ilişkin haksız tahrik koşullarının tanık beyanlarındaki çelişkiler çözülmeden veya gereği gibi değerlendirilmeden hükme esas alınması nedeniyle hukuka aykırı bulunarak, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı bozulmuş ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1482 E. 2023/1442 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyizinin; hükmün usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, hastane çalışanı olan tanıkların beyanlarının taraflı olduğu, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği sanık lehine yorum yapılmadığı, hatalı değerlendirme yapıldığı, bu nedenlerle ve resen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.III. GEREKÇEVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. İncelemeye konu somut olayda; katılanın anlatımına göre sarı alanda görevli bulunduğu sırada sanığın yanına gelerek hakaret ettiğini söylemesi, hükmün gerekçe bölümünde ise hakaret eyleminin hastanenin acil bölümü içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, mevcut çelişkinin usulünce giderilmesi, eylemin acil servisin neresinde gerçekleştiği tam olarak tespit edilip aleniyet öğesinin oluşup oluşmadığının ve 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2. Sanığın aşamalarda tutarlı şekilde katılanın kendisine hakaret ettiğini söyleyerek atılı suçu ikrar etmesi karşısında haksız tahrik yönünden dinlenilen tanıklar .... ile ....'nın anlatımları ile diğer tanıklar .... ile ....'nin anlatımları arasında çelişki olduğunun anlaşılması karşısında, mevcut çelişkinin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip tartışılması, gerekçeli kararda hangi tanığın anlatımına ve hangi gerekçe ile üstünlük tanıdığı açıklanarak ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.02.2026 tarihinde karar verildi.