7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda lehe yasa hükümleri, zincirleme suç değerlendirmesi ve kaçak sigaraların müsadere kararı eksiklikleri nedeniyle yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.
Özet: Kaçakçılık suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet ve müsadere hükmü, gümrüklenmiş değeri pek hafif olan eşya için sanık lehine uygulanması gereken kanun hükümleri yerine hatalı yasa maddeleriyle temel ceza belirlenmesi ve karma uygulama yapılması, birden fazla benzer eylemin Türk Ceza Kanununun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının yeterince tartışılmaması, ayrıca dava konusu tüm kaçak sigaralar yerine sadece emanet deposundaki malların müsaderesine karar verilmesi gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle Yargıtay tarafından bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/223 E. 2020/439 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadereTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 7242, ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/ 10... /23 fıkraları kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. Maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; incelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin 13.11.2013 olduğu,Ulusal Yargı Ağı Bilişim sisteminden yapılan kontrolde, Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/512 Esas dosyasında suç tarihinin 25.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 01.11.2013, Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/235 Esas dosyası ile birleşen 2022/165 Esas dosyasında suç tarihinin 01.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.04.2014, aynı dosya ile birleşen 2022/546 Esas dosyasında suç tarihinin 23.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.11.2013, olup bahse konu eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçiminde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,3.Dava konusu kaçak sigaraların tümünün müsaderesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde sadece emanet deposunda bulunanların müsaderesi şeklinde hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.