FSEK kapsamında şarkı bestesi ve sözleri eser sahipliği tespiti ile maddi tazminat davasında, muvafakatname ve uzun süreli sessizlik sebebiyle davanın reddine ilişkin kararın onanması.
Özet: Bir şarkının beste ve söz yazarlığının müvekkillerine ait olduğu iddiasıyla eser sahipliğinin tespiti ve tazminat talep eden davacılar, kendilerinin de imzaladığı bir muvafakatname, mevcut MESAM kayıtları ve yaklaşık 25 yıldır ödemelere sessiz kalmaları gibi nedenlerle davasını ispat edemeyince ilk derece ve istinaf mahkemeleri tarafından reddedilen talepleri Yargıtay tarafından da hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/914 Esas, 2025/217 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/122 E., 2023/11 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davanın, bestesi müvekkili ...'in babası müteveffa ...'e ait, sözleri ise Karacaoğlan'ın “....” isimli şiirinin işlenmesi suretiyle ... tarafından meydana getirilen “... ” isimli şarkının, eser sahipliğinin tespiti ve müvekkillerinin zararının tazmini isteminden ibaret olduğunu, şarkının bestesinin ... tarafından annesine ithafen yapıldığını, sözlerinin ise ... grubunun kurulmasının akabinde ... tarafından ...'ın “...” şiirinden adapte edilmiş olup, şarkı sözlerinin adapte edilmiş/işlenmiş versiyonunun müvekkilinin hususiyetini taşıdığını, ancak 2017 yılında yaptıkları tespitte Türkiye Musiki Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) kayıtlarında şarkının bestesi ve söz yazarı olarak ...'nin gözüktüğünü, ... ise aranjör olarak kaydedildiğini, bu kaydın düzeltilmesi gerektiğini, zira şarkının albümlerinde yer alan kartonetlerde görüldüğü üzere söz yazarının ..., bestecisinin de ... olduğunu, davalının bunun aksini ispat etmesi gerektiğini, ...'in ...'in tek mirasçısı olduğunu ileri sürerek eser sahiplerinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 15/3 maddesi gereğince tespitine, ayrıca müvekkillerinin uğradığı mali hak bedellerinin tespiti ile FSEK'in 68. maddesi uyarınca davalının elde ettiği telif gelirinin 3 katına hükmedilmesini talep etmiş, 29.12.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 26.222.13TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; MESAM kayıtlarının davacının sunduğu albüm çıkış kayıtlarından daha önce olduğunu, eğer ortada bir karineden bahsedilecekse müvekkilinin o karineden yararlanacağını, kaldı ki davacıların yıllardır MESAM gelirlerinden yararlandığını ve bu kayıtlara itiraz etmediğini, ayrıca eser sahipliğinin ispatı hususunda tanık dinletilemeyeceğini, davacının 1980'li yıllara ait olarak sunduğu demo kayıtlarının bu yıllara ait olduğunun bilinmesinin mümkün olmadığını, zira o tarihlerde DVD materyalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... grubu albümlerinde seslendirilen dava konusu, "... " isimli şarkının söz ve bestesi ...'ye ait olup bazı belge ve kartonetlerde benim veya başkasının ısmi yazıldı ise sehven'dir. Tüm bu şarkıların eser sahibi-telif hakları sahibi ...'dir." şeklinde düzenlenen “Muvafakatname ve Beyan" başlıklı belge aslındaki imzanın ... ve ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, anılan bu belge içeriği gözetildiğinde ispat yükünün davacı yanda olduğu ve dosya kapsamına göre davacı yanın davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak sahipliğinin tespitine ilişkin 01/06/2010 Tarihli "Muvafakatname ve Beyan" başlıklı belgelerdeki imzaların davacı ... ile davacı ...'in murisi olan ...'in eli ürünü olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, MESAM kayıtlarında "..." ibareli eserin söz yazarı ve bestecisinin ... olduğu ve ödemelerin 2000 yılından itibaren ...’ye yapıldığı, MESAM kayıtları ve T.C. Kültür Bakanlığı kayıtları ile davacıların eli ürünü olan "Muvafakatname ve Beyan" gözetildiğinde davacıların neredeyse eserin alenileşmesinden itibaren yirmibeş (25) yıl sessiz kaldığı, uzun süre meslek birliğince davalıya ödeme yapıldığı halde bu duruma da ses çıkarmadıkları, dolayısıyla mevcut delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, eser sahipliğinin tespiti ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 06.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.