Fikri ve sınai haklar hukukunda, tescilli beslenme çantası tasarımına tecavüz iddiası ve tasarımın yenilik vasfı eksikliği nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Davacının tescilli beslenme kabı tasarımının (2017/02745), davalı tarafından benzerlerinin daha önce kamuya sunulduğu ve tescil edildiği gerekçesiyle yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığı iddiasıyla açılan hükümsüzlük davasında, ilk derece mahkemesi davacının tasarımının başvuru tarihinden önce benzer ürünlerin piyasada ve tescilli olduğunu tespit ederek tasarımın hükümsüzlüğüne karar vermiş ve bu tasarım tesciline dayalı tecavüzün tespiti ve tazminat talepli asıl davayı reddetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/1741 E.  ,  2025/6666 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1242 Esas, 2025/189 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/398 E., 2018/246 K.
BİRLEŞEN DAVA: Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/110 E.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 14.04.2017 tarihinde 2017/02745 tescil numarası ile radyüslü menteşe köşelerine sahip çok gözlü ve hazneli ... (...) tasarımını tescil ettirdiğini, davalı ...'in, tescilli "... (...)" tasarımının birebir aynısını üreterek, satışını yaptığını, bu durumun Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/623 D. İş sayılı delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, müvekkile ait tescilli tasarımların, saklama ve taşıma fonksiyonları, biçim, oran, malzeme ve renkleri, öge ve grafik etiket alanları, kilit detay bağlantıları davalı tarafından birebir taklit edildiğini, bu durumun tüketicilerin müvekkiline olan güvenlerini azalttığını ve ticari itibarına zarar verdiğini, tescilli 2017/02745 tescil numaralı ... (...) isimli tasarımdan doğan haklarına davalı tarafça tecavüz teşkil edecek şekilde üretilmesi, piyasaya sürülmesi, satılması, ticari amaçla kullanması ve bu amaçlarla bulundurması nedenleriyle tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı taraftan alınarak müvekkile verilmesine, tecavüz oluşturan ürünler ile münhasıran bunların üretiminde kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2017/02745 sayılı beslenme ... tasarımının daha önce 2014/067 54... /06755 tasarım numarası ile tescil edildiğini ve çeşitli internet sitelerinde satışının yapıldığını, dava konusu tasarımın herhangi bir yenilik vasfına haiz olmadığını ileri sürerek tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tescilli tasarımının, birçok firma tarafından kullanılmakta olduğunu, yenilik vasfı bulunmadığını, bu sebeple İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/132 E. numaralı dosyası ile 2017/02745 tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin dava ikame edildiğini, ilgili ürünün ilk uygulamasının 2010 yılında yapılmış olduğunu, 2014 yılında bir ... firması tarafından piyasaya sunulduğunu, söz konusu ürünün 2014/067 54... /06755 tasarım numarası ile tescil edildiğini, internet sitesinde de satışının yapıldığını, davacının tescilli tasarımı dava dışı ... Plastik İnş. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından 2014 yılında 2014/01059 sayı ile tescil edildiğini, aynı ürün tasarımının ... Plastik Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi üzerine de 2014/00086 sayı ile tescilli olduğunu, herhangi bir tescil olmaksızın ürünün birçok farklı platformda satışa sunulduğunu, davacının tasarımının herhangi bir yenilik vasfı taşımadığını, tasarımın herkes tarafından kullanılan anonim bir tasarım olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın bahsettiği tescilli tasarımların müvekkiline ait tescilli tasarım ile farklı olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı adına kayıtlı tasarımın başvuru tarihinin 14.04.2017 olduğu, bu başvuru tarihinden önce davacı ürününün benzerinin 11.02.2014 başvuru tarihli 2017/01059 tescil numaralı tasarım tescili ile dava dışı ... Plastik İnşaatsan ve Tic Ltd. Şti.tarafından kamuya sunulmuş olduğu, yenilik kırıcı olarak 14.07.2017 öncesi internete yüklenen görseldeki ürün ile davalı tasarımının ögelerinin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, davalı itirazlarında yer alan menteşe köşelerinin keskinliği, iç bölümlerindeki sayı farklılığı şeklinde tasnif edilen farklılıkların ayrıntı düzeyinde kaldığı ve genel görünümü ve bilgilenmiş tüketici nezdinde oluşan izlenimi değiştirecek mahiyette bulunmadığı, bu itibarla davacı-birleşen dosya davalısı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 2017/02745 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davacı-birleşen davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava ve birleşen dava konusu asıl davacı adına tescilli ... numaralı tasarımın ... (...) tasarımı olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu tasarımın, yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, başvuru tarihi olan 14... öncesinde, 2014/01059 tescil no.lu tasarım kapsamında 11... başvuru tarihi itibariyle piyasada yer alan ve üretilen bir ürün olduğu, 2016 yılında internet üzerinden satışa sunulduğu, kamuya sunulmuş tasarımlar ile dava konusu tasarımlar arasındaki küçük farklılıkların bu koşulun varlığını kabule yeterli olmadığı, geniş bir seçenek özgürlüğü olmasına ve teknik zorunluluk olmamasına rağmen davacıya ait tasarımın kamuya sunulmuş tescilli tasarımına göre farklılık içermediği, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde benzer olarak algılandıkları bu nedenle davalı adına kayıtlı ... nolu tasarım tescilinin koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarına sahip olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun(SMK) 77.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, tasarımın hükümsüzlük koşulları mevcut olduğundan, SMK'nın 79.maddesi gereğince tasarıma sağlanan koruma hiç doğmamış sayıldığından asıl dava yönünden asıl davalının kullanımlarının tasarım hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, tasarımdan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabeti tespiti, men ve ref'i ile tazminat istemine, birleşen dava ise, tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık, birleşen davada yenilik kırıcı olarak esasa alınan tasarımlar ile davacının asıl davada dayanak yaptığı tasarımın benzer olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre asıl davanın dayanağı olan ve birleşen davada hükümsüz kılınan tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.Tasarımın tanımı, SMK'nın 55/1.maddesi hükmünde aynen "Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür." şeklinde düzenlenmiştir. Kanun'un 56/1.maddesi hükmüne göre ise tescil ve/veya koruma tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikte olmasına bağlıdır. Dolayısıyla tasarımlar, ancak yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla tasarım korumasından faydalanabilir.
Yenilik kriteri bakımından; bir tasarımın aynısı, tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir (SMK md.56/4).
Ayırt edicilik kriteri bakımından ise; bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir (SMK md. 56/5). Ayırt edicilik, tasarımın korunabilmesi için kıyaslanan tasarımlarla arasındaki farklılığın seviyesinin belirlenmesi için konulmuş bir kriterdir. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırılmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcı; üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman değildir. Sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi de dikkate alınır (SMK md.56/6). Tasarımcılar, sektörel ve fonksiyonel bazda her zaman aynı derecede seçenek özgürlüğüne sahip değildir, tasarımlar yapılırken belirli sınırlar içinde kalmak gerekebilir. Örneğin, bir tasarımcının, belirli standartlar çerçevesinde tasarlamak zorunda olduğu yangın tüpündeki seçenek özgürlüğü serbestliği ile iki boyutlu desen tasarımında sahip olduğu seçenek özgürlüğü serbestliği aynı değildir. Diğer bir deyişle, tasarımcı ne kadar seçenek özgürlüğüne sahipse tasarımı o derece farklılaştırabilir.
Tasarımın hükümsüzlük halleri ise SMK'nın 77.maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda; SMK'nın 55.maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56... .maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58.maddenin dördüncü fıkrası ve 64.maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içermesi, hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmiş olması ve sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihinin, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce olması durumlarında mahkemece tasarımın hükümsüz kılınmasına karar verilir.
Somut olaya bakıldığında; mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, asıl davanın dayanağı olup birleşen davada hükümsüzlüğü talep edilen davacı tasarımının yeni olmadığı sonucuna varılmışsa da, dosyada mübrez görseller incelendiğinde, tasarımın üst kapağında özellik arz eden kendinden desen oluşturan şekiller bulunmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yenilik yönünden yapılan karşılaştırmada dava konusu tasarımdaki şekillerin(...) değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.