Ticari bayilik ilişkisinden doğan ayıplı jeneratör, ödenmeyen komisyon, servis bedelleri ve diğer zararlar ile teminat mektuplarının iadesi talepli menfi tespit davası.
Özet: Davacı, davalı şirketin Suudi Arabistan bayisi olarak çalıştığı dönemde, ayıplı ürünler, ödenmeyen komisyon ve servis ücretleri, karşılanmayan zararlar (gümrük, tamir, hukuki masraflar) gibi birden fazla nedenden dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ve davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek, taraflar arasındaki alacak/borç durumunun tespitiyle borçlu olmadığının belirlenmesini ve davalıya verilen teminat mektuplarının iadesini talep etmiş; davalı ise davacının iddialarının dayanaksız olduğunu savunarak taraflar arasındaki ticari alacak/borç ilişkisinden kaynaklanan bir anlaşmazlık söz konusudur.
11. Hukuk Dairesi         2025/996 E.  ,  2025/6659 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/930 Esas, 2024/2108 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1602 E., 2021/988 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2003 yılından beri davalının Suudi Arabistan bayisi olarak çalıştığını, davalıya 02.09.2009 tarihli 100.000,00 USD, 02.11.2009 tarihli 50.000,00 USD ve 15.10.2012 tarihli 100.000,00 USD olmak üzere 3 adet teminat mektubu verdiğini, davalının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, ... İnşaat (...) Medine Havalimanı projesi için davalı tarafından müvekkiline gönderilen 10 adet jeneratörün ayıplı olduğunu, bu nedenle ...'ın ödemede 54.000,00 USD kesinti yaptığını, ...'a 18 ay boyunca jeneratörler için 6.240,00 USD'lik servis ve yedek parça hizmeti verildiğini, buna dair faturaların da tahsil edilemediğini, jeneratörlerde çıkan ayıbın giderilmesi amacıyla davalının servis elamanı göndermeyi taahhüt etmesine rağmen, bu taahhüdün yerine getirilmemesi sebebiyle müvekkilinin kendi servis elemanını 12 ay boyunca bu projede görevlendirdiğini, bunun 6 aylık maliyetinin 10.880,00 USD olduğunu, müvekkilinin siparişi olmadığı halde 2004 yılında deneme amaçlı gönderilen 10 adet jeneratörün gümrükten çekilemediğini ve müvekkilinin gümrükte bırakma bedeli 2.850,00 USD'yi ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin siparişi üzerine davalı tarafından gönderilen kabinin ayıplı çıkması üzerine yapılan görüşmeler sonucunda tekrar ...'den göndermenin zor olacağı, Arabistan'da müvekkili tarafından imal ve montaj yapılarak davalıya fatura edilmesi konusunda anlaşılmasına rağmen bu ayıbın giderilmesi bedeli 2.000,00 USD'nin müvekkiline ödenmediğini, davalı ile %3 komisyon bedeli üzerinden anlaşıldığını, 2007-2008-2009 yıllarına ilişkin toplam 33.638,00 USD komisyon bedelinin davalı tarafça kabul edildiğini, ancak 2009 yılından 2013 yılı sonuna kadarki dönemde komisyon bedeli ödenmediğini, davalının servis müdürünün talimatı ile davalı şirketin merkezinin veya Arabistan'daki başka acentelerin sattığı jeneratör gruplarına servis hizmeti vermesine rağmen tahakkuk eden 6.500,00 USD'nin ödenmediği, müvekkili tarafından ...'nın ... ofisi üzerinden satın alınan jeneratörün, ürün etiketinde Çin malı yazdığını, grubun etiketinde ... Türkiye adresinin bulunduğunu, fabrika test raporu üzerinde de sadece ... Türkiye yazması nedeniyle müşterinin şikayeti üzerine Arabistan Ticaret Bakanlığı nezdinde soruşturma açıldığını, davalı ile yapılan görüşmeler ve uzun uğraşlar sonucu davalı tarafından üzerinde Çin adresi bulunan yeni test raporu gönderilmesi sonucu sorunun çözüldüğünü, bu soruşturma için 40.000,00 USD avukatlık masrafı ödendiğini, davalının müvekkiline 30.06.2014 tarihinde gönderdiği ve üzerinde mutabık kalınamayan hesap dökümünde 233.362,78 USD cari hesap bakiye alacağının talep edildiğini, taraflar arasında 02.06.2011 tarihinde düzenlenen tutanak ile imza altına alınan 107.874,00 USD komisyon, servis ve ... hizmet bedelinin davalı tarafça cari hesaba işlenmediğini, müvekkilinin anılan zarar ve hakedişlerle ilgili olarak davalıya 25.08.2014 tarihli ihtarname ile 18.08.2014 tarihli 158.000,00 USD bedelli faturayı tebliğ ettiğini, ancak davalının faturaya itiraz ederek 29.08.2014 tarihli ihtar ile müvekkiline iade ettiğini, müvekkilinin yukarıda bahsedilen fatura konusu 158.000,00 USD'lik alacak kalemleri dışında da hakediş ve alacakları bulunduğunu, davalıya 25.08.2014 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, müvekkilinin davalıya 27.08.2014 tarihinde banka kanalıyla 82.215,78 USD ödeme yaptığını, buna rağmen davalının müvekkiline ait teminat mektuplarını nakde çevrilmesini talep ettiğini ileri sürerek taraflar arasındaki muarazanın men'ini, taraflar arasındaki alacak/borç durumunun belirsiz olması nedeniyle menfi tespit davası talebi gereğince de taraflar arasındaki alacak/borç durumunun tespiti ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, 3 adet teminat mektubunun iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... İnşaat Medine Havalimanı projesine ilişkin öne sürdüğü iddiaların dayanağının bulunmadığını, jeneratör gruplarının üretiminden kaynaklanan herhangi bir ayıp durumunun söz konusu olmadığını, 2012 yılında gerçekleşen sevkiyattan sonra davacının herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, ihbar süresi geçtikten sonra 25.08.2014 tarihli ihtarnameyle ileri sürülen ayıp iddiasının hem ayıp, hem ihbar süresi, hem de zamanaşımı bakımından reddi gerektiğini, bu nedenle 6.240,00 USD'den müvekkilinin sorumlu bulunmadığını, müvekkilinin teknik eleman göndermeyi kabul etmediğini, buna ilişkin talebin de reddi gerektiğini, davacının jeneratör gruplarının gümrüğe terkinden dolayı müvekkilinden 2.850,00 USD talep etmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının 2.000,00 USD bedelli ayıp iddiasının dayanaksız olduğunu, hangi sevkiyata konu olduğu dahi belirtilmeyen bu iddia için müvekkiline herhangi bir fatura gönderilmediğini, müvekkil ile davacı arasında davacının tek yetkili bayi olduğu veya yapılan satışlardan sürekli şekilde komisyon ödeneceğine ilişkin bir sözleşme bulunmadığını, %3'lük bir komisyon ödenmesinin bir defaya mahsus olmak üzere yapıldığını, bu durumun taraflarca imzalanan 14.05.2010 tarihli tutanakta da belirtildiğini, 6.500,00 USD'lik servis bedeli talebinin de yerinde olmadığını, müvekkiline iletilen bir ayıp ihbarı bulunmadığını, davacının 40.000,00 USD'lik avukatlık ücret talebinin dayanağının olmadığını, jeneratör grubunun test raporunun üretim yerini göstermeyeceğini, üretim yerini menşei belgesinin göstereceğini, menşei belgesinde ise herhangi bir aykırılık bulunmadığını, 18.08.2014 tarihli tutanakta belirtilen 107.874,00 USD'nin müvekkili şirketin cari hesabına işlenmesine ilişkin tutanağın davacı tarafından yazılan bir belge olduğunu, dayanağının bulunmadığını ve davacının müvekkiline 232.316,00 USD borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2010-2014 yılları arası defterlerinin incelenmesinde muavin kayıtlara göre davacının, davalıya 09.09.2014 dava tarihi itibarıyla borcunun bulunmadığı, bununla beraber davacının 18.08.2014 tarihli davalıya gönderdiği yazısında; firma kayıtlarında davalıya toplam 117.852,77 USD borçlu olduğunun bildirildiğinin belirtildiği, davalının defterlerinden, davalının davacıya 2003-2014 yılları arasında toplam 9.649.745,05 USD (14.690.458,74 TL) fatura düzenlendiği, buna karşılık 9.416.382,27 USD (14.399.156,95 TL) tahsilat yapıldığı, buna göre davalının, davacıdan bakiye 233,362,78 USD (291.301,79 TL) alacağı olduğunun belirtildiği, davacının düzenleyip davalıya gönderdiği 18.08.2014 tarihli 158.000,00 USD tutarlı faturanın davalı tarafından 29.08.2014 tarihinde iade edildiği, tarafların defterleri arasında 233.362,78 USD fark bulunduğu, bu farkın 158.000,00 USD'lik faturadan kaynaklandığının anlaşıldığı, faturadaki alacak kalemleri incelendiğinde; 54.000,00 USD kesinti bedeli bakımından davacının öne sürdüğü 10 adet jeneratörün, davalının hangi tarih ve tutarlı fatura satışlarından ileri geldiği hususunda açıklama bulunmadığı, davacının dayanak olarak sunduğu ... İnşaat Şirketi muavin kayıtlarında 29.12.2013 tarihinde “jeneratör arızalarından dolayı cezai müeyyide bedeli” açıklamasıyla 204.791,50 Suudi Arabistan riyalinin, müşterisi ... İnşaat Şirketi hesabına davacı ödemesi olarak kaydedildiğinin görüldüğü, davacının delilleri arasında; davalının, üretip gönderdiği jeneratörlerin ayıplı olduğuna ilişkin davalıya süresinde gönderdiğini kanıtladığı bir ayıp ihbarı olmadığı gibi davalının müşterisi (işvereni) ...'ın, jeneratörlerin ayıplı olduğu gerekçesiyle davacıdan 54.000,00 USD kesinti yaptığına ilişkin bir delil de sunulmadığı, ayıp olgusu saptanamadığından davacının 54.000,00 USD talebinin kabul edilmediği, 6.240,00 USD servis hizmet bedeli bakımından, ayıp olgusu ispat edilemediği gibi 6.240,00 USD tutarında servis hizmeti verildiğine ilişkin bir ödeme belgesi de sunulmadığı, 10.880,00 USD servis elemanı görevlendirme hizmet bedeli bakımından davacının delilleri arasında davalının servis elamanı göndereceğine, hangi tarih veya tarihlerde gönderilen jeneratörlerde üretim arızası meydana geldiğine ilişkin bir belge veya kayıt bulunmadığı, 2.850,00 USD gümrük bedeli bakımından davacının 2004 yılında meydana gelen ve davalı tarafından deneme amaçlı olarak gönderildiği beyan edilen jeneratörlerin gümrüğe terkin işlemine ve yapılan/yapılacak masraflara davalının onay veren bir yazısına rastlanmadığı, 45.000,00 USD komisyon bedeli bakımından, taraflar arasında yapılan satışlardan %3 komisyon ödeneceğine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen 14.05.2010 tarihli tutanağın 2 numaralı bendinde "...... firmasına 2007-2008-2009 yıllarındaki çalışmalar nedeniyle 33.638,00 USD'lik (bir kereye mahsus olmak üzere) ciro primi tahakkuk ettirilmiştir. Ciro prim faturası ... firması tarafından hazırlanacak ... Jeneratör San. A.Ş.'ye gönderilecek ve cari hesaba işlenecektir...." hükmüne yer verildiği, bu tarihten sonra taraflar arasında komisyon anlaşmasına ilişkin bir delil sunulmadığı, 40.000,00 USD avukatlık masrafı bakımından, davacının dayandığı faturanın avukatlar ve hukuk müşavirliği tarafından, davacı adına kesilen, hileye dayalı jeneratör dava bedeli olduğu, davacının iddialarını içeren soruşturma belgelerini dosyaya sunmadığı, davacının 158.000,00 USD'lik faturadaki alacak kalemleri dışında, dava dilekçesindeki iddiaları değerlendirildiğinde; davacı vekili; müvekkili tarafından ... ... ofisine sipariş verilen 2 adet kabinli grupla birlikte 1 adet kabinin ödenmesini müvekkili şirketin müşteri yapı merkezinin ... merkezine yaptığını, sipariş üzerine gelen kabinin kaidesinin eksik üretildiğini, müvekkili tarafından ... ... satış müdürüne konunun iletildiğini, tekrar ...'den göndermenin zor olacağı ve Arabistan'da müvekkili tarafından imal ve montajı yapılarak kendilerine fatura edilmesinin onaylandığını, bu hususta 2.000,00 USD'lik kabin şasesi ve montaj bedeli faturanın ödenmediğini iddia etmiş ise de ayıplı mal satışı ve ayıp ihbarının ispat edilemediği, davacı taraf, davalının servis müdürünün talimatı ile ... merkezinin sattığı veya Arabistan'daki başka acentelerin sattığı jeneratör gruplarına müvekkili tarafından yapılan servis hizmeti faturalarının müvekkilinin hesabına geçmediğini, bu tutarın yaklaşık 6.500,00 USD olduğunu iddia etmiş ise de davacının delilleri arasında buna ilişkin bir kayıt veya belge bulunmadığından bu iddianın ispatlanamadığı, davacı vekili, davalıya 82.215,78 USD ödeme yapıldığı halde davalının teminat mektuplarının nakde çevrilmesini talep ettiğini, dosya ibraz edilen ... Bankasının yazı cevabı ekinde gönderilen dekontun davacı tarafından, davalıya 27.01.2015 tarihinde gönderilen 82.150,78 USD'ye ilişkin olduğunun görüldüğü, ödemenin dava tarihinden sonra yapıldığı, davacının dava tarihi itibari ile borçlu olup olmadığının tespiti yapıldığından hesaba dahil edilmediği, 02.06.2011 tarihinde düzenlenen tutanak ile imza altına alınan 107.874,00 USD komisyon, servis ve ... hizmet bedelinin davalı tarafça cari hesaba işlenmediği iddiası incelendiğinde; söz konusu mutabakatta yer alan 107.874,00 USD'nin 33.658,00 USD'lik bir kereye mahsus olan ciro primi, 55.000,00 USD'lik mal satışına istinaden ödeme ve 19.216,00 USD'lik çeşitli adetlerde servis ve ... bedellerinden ibaret olduğu, ilk iki faturanın cari hesaba işlendiği ancak diğer servis ve ... ödemelerine ilişkin işlerin yapıldığına ve hizmetlerine alındığına dair gerekli belgelerin davacı tarafından ibraz edilmediği, bir başka deyişle 02.06.2011 tarihli mutabakata konu 107.874,00 USD'nin 55.000,00 USD ve 33.658,00 USD olarak 30.05.2011 tarihinde davalı defterlerine işlediği 19.216,00 USD'ye ilişkin belge sunulmadığı, davacının taleplerinin yerinde görülmediği, dava tarihi itibarıyla 233.362,78 USD borçlu olduğu ve bu haliyle teminat mektuplarının iadesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya açık hesap borcuna 25.01.2015 tarihinde yapılan 82.215,78 USD ödemenin 09.09.2014 dava tarihinden sonra gerçekleşmiş bulunması karşısında, bu ödemenin dava tarihinden önce yapılmasına rağmen açık hesaptan mahsup edilmediği yönündeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davacının taraflar arasındaki 02.06.2011 tarihli mutabakat metninde davalı tarafından kabul edildiğini belirttiği satış komisyonu, servis ve ... işlemlerinden doğan 107.874,00 USD alacak iddiası bakımından yapılan değerlendirmede, Mahkeme gerekçesinde belirtildiği ve son mali bilirkişi raporunda da değerlendirildiği üzere; her ne kadar anılan mutabakatta davacının davalıya anılan tutarda bir fatura ibraz ettiği ileri sürülmüş ise de dosyada bu fatura mevcut olmadığı gibi faturanın taraf kayıtlarında yer almadığı, davalının; bu mutabakatta yer alan tutarın 33.638,00 USD'lik kısmının, davacıya 2007, 2008, 2009 yıllarındaki çalışmaları için bir sefere mahsus olarak fatura karşılığı ödenmesi kararlaştırılan ve 14.05.2010 tarihli mutabakat ile tutanak altına alınan ciro primine ilişkin olduğu, davacının 14.05.2010 tarihli mutabakata istinaden bir sefere mahsus ödenecek bu ciro primine ilişkin bir fatura tanzim etmediğinden, bu tutarın daha önce cari hesaptan mahsubunun yapılamadığı; ancak tarafların 29.05.20 11... .06.2011 tarihlerinde davacının ödenmemiş borçlarına ilişkin yaptıkları ve 02.06.2011 tarihli tutanağa bağlanan görüşmelere istinaden 31.05.2011 tarihinde 33.638,00 USD'nin ciro primi olarak davacı borcundan düşüldüğü ve deftere kaydedildiği, yine bu tutarın 55.000,00 USD'lik kısmının da mal satışına istinaden ödeme açıklaması ile davacı lehine davacı borcundan 31.05.2011 tarihinde düşüldüğü, bilirkişi ikinci ek raporu ile son mali bilirkişi raporunda; davalının 31.05.2011 tarihli 33.638,00 USD'lik ciro primi ödemesi ve 55.000,00 USD'lik mal satışına istinaden ödeme açıklamalı iki kayıt ile bu tutarları davacı borcundan mahsup ettiği tespit edildiğinden, davacının bu iki tutara yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği gibi 02.06.2011 tarihli mutabakatta kalan 19.216,00 USD'lik kısım bakımından da Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, üçüncü kişilere servis hizmeti verildiği ve ... ödemesi yapıldığına dair delil sunulmadığından, bu tutara yönelik istinaf sebebinin de yerinde görülmediği, davacının diğer alacak kalemlerinin reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit, teminat mektuplarının iadesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı vekili dava dilekçesinde diğer talepleri yanında 02.06.2011 tarihinde davalı şirketin yetkilisi ... ile yapılan hesap mutabakatı neticesinde tutulan tutanak ile önceki dönemlere ait kendisine ibraz edilen satış komisyonu, servis ve ... işlemleri karşılığı 107.874,00 USD'nin karşılıklı imza altına alınmış olmasına rağmen davalının bu tutarın tamamını cari hesaplarına işlemediğini iddia etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, söz konusu tutanağın davacı tarafından yazılan bir belge olduğunu, dayanağının bulunmadığını savunmuş, yargılama sırasındaki beyanlarında ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde; davacı 33.658,00 USD'lik ciro primine ilişkin fatura kesmediği için cari hesaba kaydedilmediğini; ancak bu kalemin daha sonra 2011 mutabakatına konu görüşmeler sırasında fatura alınarak cari hesaba kaydedildiğini, yine aynı dönemde mal satışından dolayı 55.000,00 USD’lik ödeme yapıldığını, anılan bedelin de 30.05.2011 tarihinde defterlere işlendiğini; ancak diğer servis ve ... ödemelerine ilişkin işlerin yapıldığına ve hizmetlerin alındığına dair gerekli belgeler ibraz edilmediğinden cari hesaba işlenmediğini savunmuştur.
Mahkemece alınan ve tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarda; taraflar arasında düzenlenen 02.06.2011 tarihli tutanak uyarınca 33.658,00 USD'lik ciro priminin ve 55.000,00 USD'lik mal satışına dair ödemenin davalının defterlerinde 30.05.2011 tarihi itibarıyla kayıtlı olduğu, bakiye 19.216,00 USD'nin de davacının borcundan mahsubu gerektiği bildirilmiştir.
02.06.2011 tarihli tutanak incelendiğinde; "...29.05.20 11... .06.2011 tarihlerinde .... ve ... Jeneratör San. A.Ş. arasında vadesi gecikmiş borçların yapılandırılması ile ilgili görüşmeler neticesinde aşağıdaki kararlar alınmıştır. 1-02.06.2011 tarihi itibarıyla ... firmasının vadesi geçmiş borç rakamı 470.695,78 USD'dir. 2-... firması satış komisyonu, servis ve ... işlemleri karşılığında 107.874,00 USD fatura ibraz etmiştir. 3-Kalan bakiye 362.821,78 USD'dir. Aşağıda belirtilen plan dahilinde banka havalesi ile ödenecektir.15.06.2011 100,000 USD,15.07.2011 75.0 00... .08.2011 75.000 USD,15.09,2011 75.000 USD,25.10.2011 37.821.78 USD, yukarıdaki maddeleri her iki taraf da kabul ederek gerekli sorumlulukları yerine getireceğini taahhüt etmektedir..." şeklinde yazılı olduğu görülmektedir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince 02.06.2011 tarihli tutanakta belirtilen 107.874,00 USD'den bakiye 19.216,00 USD'lik kısım bakımından, davacının üçüncü kişilere servis hizmeti verdiği ve ... ödemesi yaptığına dair delil sunulmadığı gerekçesiyle davacının bu miktar yönünden talebi yerinde görülmemiş ise de davalı tarafça söz konusu tutanakta davalı şirket adına atılan imza inkâr edilmemiştir. Tutanak içeriğine bakıldığında da servis ve ... hizmetleri karşılığında belge ibraz edilmesi şartının öngörülmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, 19.216,00 USD'lik kısım bakımından davacının talebinin kabulü ile sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.