Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, hisse devir sözleşmesindeki imza sahteciliği iddiasına dayalı yargılamanın yenilenmesi talebinin HMK 375 şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddini onadı.
Özet: Davacı, tapu tesciline esas teşkil eden hisse devir sözleşmesindeki imzanın grafolog raporuyla sahte olduğunun belirlenmesini gerekçe göstererek yargılamanın yenilenmesini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 375. maddesinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi şartlarının, özellikle senedin sahteliğine dair kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmaması veya sahteliğin resmi makam önünde açıkça beyan edilmemesi nedeniyle oluşmadığına, ayrıca davacının önceki dava süreçlerinde imzaya yönelik bir itirazının bulunmamasına dayanarak yargılamanın yenilenmesi talebini reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1720 Esas, 2024/1880 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2023/1119 E., 2024/76 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı (yargılamanın yenilenmesini talep eden) vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.11.2025 günü hazır bulunan yargılamanın yenilenmesi davasının davalıları vekili Avukat ... ile yargılamanın yenilenmesi davasının davacısı ... vekili Avukat .... ve yargılamanın yenilenmesi istemine konu davada davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARARI. DAVADavacı (yargılamanın yenilenmesini talep eden) vekili dava dilekçesinde; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/384 E. sayılı dosyasında verilen karar ile 24.01.2012 tarihli hisse devir sözleşmesinin 4. maddesi çerçevesinde müvekkili ... ile dava dışı ... adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptali ile anılan davada davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, anılan kararın kesinleştiğini; ancak 16.03.2023 tarihinde düzenlenen grafolog bilirkişi raporunda 24.01.2012 tarihli hisse devir sözleşmesinde müvekkili adına atılan imzaların müvekkiline ait olmadığının belirlendiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, sahte olduğunu, 2017/384 E. sayılı dosyanın davacıları aleyhine Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/182 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375. maddesi gereğince bir karara konu olan senedin, sahte olduğuna karar verilmesi ya da senedin sahte olduğunun mahkeme ya da resmi makam önünde açıkça söylenmesi durumunun yargılamanın iadesi nedeni olduğunu, karara esas alınan sözleşmedeki imzanın müvekkilinin eli mahsulü olmadığının mahkeme önünde ileri sürüldüğünü ve grafolojik inceleme raporu ile belirlendiğini ileri sürerek yargılamanın iadesi talepleri uyarınca hükmün iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar (aleyhlerine yargılamanın yenilenmesi talep edilenler) vekili cevap dilekçesinde; yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılanmanın yenilenmesi talep eden davacı ...'in benzer iddia ve beyanlarla Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/182 E. sayılı dosyasında menfi tespit davası açtıktan sonra "yargılamanın iadesi" istemiyle bu davayı açtığı, davacı HMK'nın 375. maddesine dayanmış ise de anılan maddede; hükme esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş olması, mahkeme ya da sahteliğin resmi makam önünde söylenmiş olması gerektiği, bu koşulun işbu davada söz konusu olmadığının anlaşıldığı, davacı ...'in menfi tespit davası açmasının, tek başına senedin sahteliği iddiası ve sebebi koşulunu sağlamayacağı, HMK'nın 375 ve devamı maddelerinde sayılan koşulların diğer bentler bakımından da gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı (yargılamanın yenilenmesini talep eden) vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 375. maddesinde yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin sınırlı şekilde sayıldığı, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/384 E., 2019/645 K. sayılı kararına esas alınan 24.01.2012 tarihli hisse devir sözleşmesinin sahteliğine herhangi bir mahkeme kararı ile karar verilmediği, anılan dosyada davalı olan ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; müvekkilinin bu protokolde tapu devrine ilişkin beyanının olmadığını, müvekkilinin protokolü tanık sıfatıyla ve hazır bulunan olarak imza ettiğini belirttiği, 16.04.2019 tarihli duruşmada ise "...müvekkilim hisse devir sözleşmesinde taraf olmayıp sadece hazirun olarak imzası bulunmaktadır, sözleşmede müvekkilime yüklenen edim yoktur, dolayısıyla sözleşme gereğince müvekkilimin herhangi bir sorumluluğu yoktur, taşınmaz sözleşmesi ise resmi şekilde düzenlenmemiş olduğundan geçersizdir..." şeklinde beyanda bulunduğu, HMK'nın 188. maddesi kapsamında ikrar olarak nitelendirilen bu beyanlara göre ...'in hisse devir sözleşmesindeki imzaya itirazının olmadığı görülmekle, yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı (yargılamanın yenilenmesini talep eden) vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı (yargılamanın yenilenmesini talep eden) vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı (yargılamanın yenilenmesini talep eden) ...'ten alınarak davalılara verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.