Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, davacıya ait tescilli markaların taklit ürünlerle tecavüz edildiği tespitini ve ihlalin durdurulmasını talep eden dava kararı.
Özet: Davacı, kendi adına tescilli markaların davalı tarafından taklit ürünler üretilip satışa sunulması ve tüketiciler nezdinde karışıklık yaratması suretiyle marka haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla dava açmış; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının işyerinde ele geçirilen "... marka ve logolu" formaların orijinal olmadığı, malzeme ve işçilik kalitesinin düşük olduğu, bu ürünlerin davacının markalarıyla karıştırılabilecek nitelikte olup iltibas oluşturduğu tespit edilmiş, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği belirtilerek tecavüzün tespiti, durdurulması, ürünlere el konulması ve yasal giderlerin davalıya yüklenmesi talep edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/31 EsasKARAR NO : 2026/64DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)DAVA TARİHİ : 17/02/2025KARAR TARİHİ : 25/03/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, vekil eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce vekil edenin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve/veya satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaşması akabinde; taraflarınca ikame edilecek olan huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden 1(bir) adet “...” marka ve logolu forma satın alındığını, taraflarınca satın alınan taklit nitelikteki ürün ve ürüne ait fiş dilekçe ekinde sunulduğunu, bu nedenle vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına, vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi, davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği görülmekle davanın reddini istediği kabul edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur.Dosya tensiben bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 23/03/2025 tarihli raporunda; "Davalıya ait ... dosya numaralı ibareli markasının TÜRKPATENT nezdinde tanınmış markalar siciline kayıtlı olduğu, 2) Davalıya ait ... tescil numaralı ibareli, ... tescil numaralı ibareli markalarının dava konusu 25. Sınıf “iç-dış giysiler” emtiasında tescilli olduğu, Davalıya ait “... Mh. ... Cd. No: 41/C Esenler/İSTANBUL” adresteki işyerinin Vergi Levhası üzerinde işyeri sahibinin ... T.C. Kimlik Numaralı ... olduğu, Esenler Vergi Dairesine .... Vergi Kimlik Numarasıyla bağlı mükellef olduğu, iş yerinde bulunan .... T.C. Kimlik Numaralı ...’nın işyeri sahibi olduğunu beyan ettiği, Adreste yapılan incelemede: ... marka ve logolu 2 adet formanın satışa arz şekilde tespit edildiği, Tespit edilen ürünlerle, orijinal ürünlerin karşılaştırılması sonucunda; tespit edilen ürünlerin malzeme ve işçilik kalitesi düşük orijinal olmayan ürünler olduğuna, orijinal olamayan ürünler üzerinde kullanılan ve markalarının nihai tüketiciler nezdinde karıştırılmaya sebebiyet vereceği, nihai tüketiciler nezdinde gerek malların gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve ürünlerin aynı işletmeden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği bunun da iltibas oluşturacağından, davalı eylemlerinin, davacının marka tescilinden doğan haklarının ihlali niteliğinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.Dava, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzün tespiti ve durdurulması talebine yöneliktir.6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.Somut olayın yapılan incelemesinde, davacının davaya dayanak ... tescil numaralı markası "... zemin üzerine "..."; ... tescil numaralı markası .... zemin üzerine "..."; ... tescil numaralı markası "... "; ... tescil numaralı markası "...; ... tescil numaralı markası "... "; ... tescil numaralı markası "..."; ... tescil numaralı markası "...."; ... tescil numaralı markası "..." ibarelerinden oluştuğu, davalının iş yerinde tespit olunan "...." ürünlerinin davacı markasının tescil kapsamında kaldığı ve fiili markasal kullanımların davacıya ait markaları ihtiva ettiği, davacı dayanak markası ile ayniyet derecesinde benzerlik içerdiği, marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış olmakla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacının davasının KABULÜ ile,-Davalının, davacıya ait markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına; tecavüz teşkil eden ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalı ... ait ürünlere el konulmasına,2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 696,00 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.926,80 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/03/2026Katip ...¸ Hakim ... ¸