7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda, lehe-aleyhe mevzuat değerlendirmesi ve hüküm gerekçesi arasındaki çelişki nedeniyle yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü, olayın oluş biçimi ve ele geçen kaçak eşyanın mahiyeti göz önüne alındığında suçun sanık tarafından işlendiği hususunda bir isabetsizlik görülmemesine rağmen, mahkemece lehe/aleyhe mevzuat değerlendirmesi yapılarak 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin sanık lehine olmadığı tespiti yapıldıktan sonra hükmün yine bu Kanun maddelerine dayandırılması suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulduğu ve bunun hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle oy birliğiyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2022/5330 E.  ,  2025/16102 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/1813 E. , 2021/1270 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607
sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında kaldığı, Mahkemece lehe aleyhe mevzuat değerlendirmesi yapılarak hükmün gerekçe kısmında suç konusu eşyanın değerinin "normal" olduğu ve sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı cihetle, 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin sanık lehine olmadığı yönündeki tespitten sonra hükmün 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/10- son maddelerinden kurulması suretiyle, hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafi ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.