Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden karşılıklı boşanma davasında erkeğin ağır kusurlu olduğu ve kadına hükmedilen maddi-manevi tazminatların azlığı nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına dair ilam.
Özet: Yargıtay, karşılıklı boşanma davasında, yapılan yargılama sonucunda erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olduğunu belirlemiş; kadına atfedilen "erkeğin ailesini istememe" iddiasının ispatlanmadığına karar vermiştir. Temyiz incelemesinde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur dereceleri dikkate alınarak kadına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olmadığı ve yetersiz bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, tazminat miktarı yönünden bölge adliye mahkemesi kararını bozarak yeniden değerlendirilmesini istemiş, erkek vekilinin tüm temyiz itirazları ile kadın vekilinin tazminat dışındaki itirazlarını reddederek kararın diğer bölümlerini onamıştır.
2. Hukuk Dairesi         2025/1632 E.  ,  2025/8222 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1686 E., 2024/1761 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 E., 2023/617 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davada reddedilen maddî ve manevî tazminatlar, karşı boşanma davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen tedbir, yoksulluk nafakalarının ve maddî - manevî tazminatların miktarı, vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kadına yüklenen ''erkeğin ailesini istememe '' vakıasının yapılan yargılama ve toplanan delillerden ispatlanamadığı , bu nedenle de kadına kusur olarak yüklenemeyeceği , ancak belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlara göre yine de erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden BOZULMASINA,
2.Davalı - karşı davacı kadın vekilinin sair, davacı - karşı davalı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ... yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ... iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.